Davalı tarafından enerji dağıtım altyapısı kablo ve tesisatına verilen haksız fiil kaynaklı hasarın tazmini için açılan itirazın iptali davasında mahkeme kararı.
Özet: Bir enerji dağıtım şirketinin, davalının kazı çalışması esnasında gerekli özeni göstermeyerek enerji altyapı kablolarına zarar verdiği ve bu zararın giderilmesi için ödenen bedellerin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada; davalı, hasarı kendi eylemlerinin oluşturmadığını, husumet ve görev itirazında bulunarak sorumluluğu reddetse de, bilirkişi incelemesi sonucunda hasarın varlığı ve davalının kazı ruhsatı sahibi olarak doğrudan sorumlu olduğu tespit edilmiş, ancak talep edilen zararın kapsamı yalnızca saf malzeme bedeli ile sınırlandırılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından █████/2025 tarihinde ... adresinde gerçekleştirilen çalışma esnasında gerekli özenin gösterilmemesi neticesinde müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına ait kablo ve tesisatın hasar gördüğünün tespit edildiğini, meydana gelen hasar ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenicisi tarafından giderildiğini, onarım sürecinde sarf edilen malzeme, montaj, işçilik, dağıtılamayan enerji ve kesinti süresi aşımı bedelleri dahil toplam 3.075,21-TL tutarında borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine, takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının eyleminin Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil teşkil ettiğini, zararın tazmininden davalının sorumlu olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi uyarınca kısmi dava açma haklarını kullandıklarını, şimdilik malzeme ve montaj bedeli ile KDV toplamı olan 2.499,47-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiklerini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, benzer mahiyetteki uyuşmazlıklarda mahkemelerce davacı şirket lehine kararlar verildiğini, davalının kötü niyetle takibe itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.499,47-TL üzerinden itirazın iptaline, takibin hasar tarihinden itibaren avans faizi ile devamına, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, arabuluculuk vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı ...A. Ş. tarafından 06.04.2024 tarihinde ... adresinde meydana geldiği iddia edilen hasarın müvekkil idare tarafından gerçekleştirilmediğini, söz konusu adreste idareleri tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğini ve davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve 50. maddeleri uyarınca kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının oluşmadığını, davacının alt yapı tesislerini Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 58. maddesine ve ... şartnamelerine uygun şekilde döşemediğini, tesisatın derinlik ve işaretleme standartlarına aykırı olduğunu, davacının kendi kusuruyla zararın artmasına sebebiyet verdiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince tazminatın indirilmesi veya kaldırılması gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde harcama kalemlerini ayrıntılı belirtmediğini, fatura ve iş emirlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin rayice uygun olmadığını, tek taraflı tutulan hasar tutanaklarını kabul etmediklerini, icra inkar tazminatı ve avans faizi taleplerinin haksız olduğunu, şayet bir çalışma yapılmışsa dahi bunun yüklenici firmalar tarafından gerçekleştirildiğini ve tüm sorumluluğun sözleşme hükümleri gereği yükleniciye ait olduğunu, benzer olaylarda mahkemelerce pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek, davanın husumet yokluğu ve süre aşımı nedeniyle usulden, ispat edilememesi nedeniyle esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya, ... 9. İdare Mahkemesinin...Esas sayılı dosya UYAP sureti, kazı krokisi, fotoğraflar, ...'den söz konusu adreste ilgili tarihte herhangi bir çalışma yapılmadığına ilişkin bilgi, hasara ilişkin bilgeler dosyamız içerisine alınmıştır.
... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 3.660,96 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda; hasarın varlığının ve davalı ... 'nün kazı ruhsatı sahibi ve iş sahibi sıfatıyla dava konusu hasar bakımından doğrudan sorumluluğunun sabit olduğunun değerlendirildiği, davaya konu edilen 2.499,47 TL'lik tutarın ... 2024 birim fiyatlarına göre kalem bazında ayrıştırılması sonucunda, yalnızca saf malzeme bedelinin (kablo + ek muf = 1.083,00 TL KDV hariç / 1.299,60 TL KDV dahil) talep edilebilir gerçek zarar niteliğinde olduğu; montaj/işçilik bedelinin (kablo kanalı yapımı — 999,99 TL KDV. hariç) davacı şirketin kendi bünyesindeki maaşlı personel tarafından gerçekleştirilmiş olması ve bu kalem için ayrıca ek bir harcama yapıldığına dair dosyada belge bulunmaması nedeniyle genel idare gideri kapsamında kaldığı ve davalıdan talep edilemeyeceği; hasar bedeli cetvelinde yer alan dağıtılamayan enerji bedeli (76,45 TL.- davacı talebi bulunmamakta) ile eşik kesinti süresi aşımı bedeli (403,23 TL - davacı talebi bulunmamakta) kalemlerinin de gerçek zarar ilkesi uyarınca talep edilemeyeceği, müterafik kusur bakımından; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin ... E., ...K. sayılı kararı çerçevesinde davacı Y430, davalı 670 oranında kusurlu kabul edildiği, müterafik kusur indirimi sonrası davalının sorumlu olduğu net asıl alacak 909,72 TL; takip tarihine kadarki dönemde (04.01.2025 — 03.06.2025) iki farklı reeskont avans faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan işlemiş faiz 173,26 TL olmak üzere takibin toplam 1.082,98 TL üzerinden davalı ... adına devam edebileceği, bu tutarı aşan kısmın açıklanan gerekçelerle hukuken talep edilemez nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Dava, Davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine,
Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin olay tarihi(04.01.2025), zararın öğrenilme tarihi, davacı tarafça zararın tahsili için davalılara başvuru tarihi, yapılan icra takip tarihi(12.06.2025) ile arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi arasındaki süreyle TBK 72-154-155-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı def'i yönünden davalının itirazının reddine,
Hak düşürücü süre yönünden itirazın incelemesinde ise icra takip tarihi 12.06.2025, ödeme emri tebliğ tarihi (30.06.2025), itiraz tarihi 27.06.2025 ve itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldığından davalı tarafın hak düşürücü süre yönünden itirazının reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” dava haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, somut olayda 06.09.2022 tarihinde ...adresinde yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği dosya kapsamına göre sabittir.
Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”
Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur.
Mahkememizce celp edilen...yazı cevabında "İlgi yazıda belirtilen 04.01.2025 tarihinde ...adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat İzni verilmemiş ancak; ... kesişimi adresinde; ...” ne 10 metrelik “ İçmesuyu Hattı Onarım” arıza kazısı için 25.02.2025 — 26.02.2025 tarihleri arasında ...sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edilmiş olup, bahse konu ruhsata ait kazı krokisi, ve çalışma yapılan yerin güzergah fotoları yazımız ekinde mahkemenize gönderilmiştir." şeklinde cevap verildiği, yine ... yazı cevabında söz konusu adreste ilgili tarihte şube müdürlüklerince herhangi bir çalışma yapılmadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından dağıtılamayan enerji bedeli talep edilmiş ise de, otomatik olarak üretilmeyen ancak kullanıldığı anda üretilen elektriğin satılamadığından bahisle dağıtılamayan/satılamayan enerji bedeli talebinin olamayacağı değerlendirilmiş, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında davacı şirketin orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar alçak gerilimde bildirimsiz kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkı bulunduğundan ve dava konusu arızanın bu süreler aşılmayacak şekilde elektrik kesintisine sebep olabileceği anlaşılmakla davacı eşik kesinti süre aşım bedeli de talep edemeyecektir. Üstelik davacı tarafından herhangi bir abonesine kesinti kaynaklı tazminat ödendiğine ilişkin belgede sunulmuş değildir.
Davalının meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup mahkememizce de yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki teknik bilirkişi raporu ile ...'ın kendi bünyesindeki Arıza Onarım Bakım ekipleri tarafından gerçekleştirildiği, (Hasar Tespit Tutanağı'nda imzası bulunan “İşletme ve Bakım Uzmanı” ve “AOB / İşletme ve Bakım Mühendisi”), bu personel davacı şirketin kadrosunda maaşlı olarak istihdam edilmekte olup, hasar olayı gerçekleşmese dahi aynı personele maaş ödemesi yapılacak olduğu, kablo kanalı açma-kapama (kazı-dolgu- kompaktörleme) işçiliği için davacının dışarıdan ayrıca bir hizmet satın aldığına, ek personel çalıştırdığına veya bu kalem için müstakil bir fatura kestiğine dair dosyada herhangi bir belge (fatura, irsaliye, hizmet sözleşmesi, taşeron sözleşmesi, ek personel maaş bordrosu vb.) mevcut olmadığı, hasar tarihinde Altyapı Kazı Ruhsat İzni verilmediği bununla birlikte, aynı güzergâh (...) için ... Genel Müdürlüğü adına 25.02.2025 — 26.02.2025 tarihleri arasında geçerli... nolu, .... birim numaralı Altyapı Kazı Ruhsatı (işin niteliği: “ARIZA - İçme Suyu Hattı Onarım”, 10 metre) düzenlendiğinin bildirildiği, söz konusu yazıdan hasar tarihi itibariyle kazı çalışmasının ruhsatsız yürütüldüğüne dair güçlü bir karine oluşturmakta, aynı güzergâhta yakın tarihte yalnızca ... adına ruhsat düzenlenmiş olması, dava konusu kazının da ... arıza Onarım organizasyonu kapsamında yürütüldüğünü teyit ettiği, dosya kapsamında davalı ... ya da onun organizasyonu kapsamında çalışan ekiplerin kazı çalışmasından önce davacı ... müracaat ettiğine ve... kablo güzergâhı bakımından mutabakat aldığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, önceden ... müracaat edilmiş ve mutabakat tutanağı düzenlenmiş olsaydı, .... Yeraltı kablo güzergâhının tespiti suretiyle hasarın önlenebileceği teknik olarak değerlendirildiği sonuç itibari ile hasarın varlığının ve davalı ...'nün kazı ruhsatı sahibi ve iş sahibi sıfatıyla dava konusu hasar bakımından doğrudan sorumluluğunun sabit olduğunun değerlendirildiği, davaya konu edilen 2.499,47 TL'lik tutarın ... 2024 birim fiyatlarına göre kalem bazında ayrıştırılması sonucunda, yalnızca saf malzeme bedelinin (kablo + ek muf = 1.083,00 TL KDV hariç / 1.299,60 TL KDV dahil) talep edilebilir gerçek zarar niteliğinde olduğu; montaj/işçilik bedelinin davacı şirketin kendi bünyesindeki maaşlı personel tarafından gerçekleştirilmiş olması ve bu kalem için ayrıca ek bir harcama yapıldığına dair dosyada belge bulunmaması nedeniyle genel idare gideri kapsamında kaldığı ve davalıdan talep edilemeyeceği; her ne kadar bilirkişi raporunda kablo üzerinde ayırt edici kum, taş, ikaz bandı bulunmadığı, bu hal ile kabloların montaj usullerine aykırılık arz etmekte olduğu tespit edildiği, açıklanan gerekçelerle davacı ... bakımından müterafik kusur şartlarının oluştuğu (kanaat %30) görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmekte ise de; sunulan fotoğrafta kabloların yeterli derinlikte olduğunun tespit edildiği, hasar öncesinde davalı tarafça Alt Yapı Kazı Ruhsatı alınmadığı, hasar öncesinde davalı tarafça davacının ilgili işletme müdürlüğüne müracaat edildiğine ilişkin sunulmuş belge bulunmadığı şayet başvuruda bulunulsa idi davacının gereken önlemleri alabileceği değerlendirilmekle bu yönden rapordaki tespite iştirak edilmemiş olup, yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, Mahkememizce de davanın kısmen kabulü ile ... 2.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 1.299,60-TL asıl alacak ve 247,55-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.547,15-TL üzerinden devamına, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-... 2.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 1.299,60-TL asıl alacak ve 247,55-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.547,15-TL üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 44,25 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 1.547,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 952,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 148,70 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.764,10 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%61,90) dikkate alınarak; 4.186,92 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8- 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 2.847,4 TL'sinin davalıdan, 1.752,6 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.█████/2026
Katip ¸
e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!