Danıştayın, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin mevcut canlı müzik ruhsatlarının yenilenmesini zorunlu kılan geçiş hükmünün iptali isteminde süre aşımı incelemesi.
Özet: Bir şirket, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin mevcut canlı müzik izinlerine sahip işletmelerden iki yıl içinde yeniden izin almasını zorunlu kılan düzenlemesinin iptali için dava açmış; davacı, kazanılmış hakların ihlali, kanunların geriye yürümezliği ve anayasaya aykırılık iddialarını dile getirirken, davalı bakanlık, halk sağlığı, huzuru ve refahının korunması ile çevresel gürültünün etkin kontrolü amacıyla bu düzenlemenin gerekli olduğunu savunmuştur; mahkeme ise davanın esasını incelemeye geçmeden önce, düzenleyici işlemlere karşı dava açma sürelerine ilişkin idari yargılama usul kanunu hükümleri çerçevesinde davanın süre aşımı yönünden reddedilip reddedilmeyeceği hususunu değerlendirmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Danışmanlık ve Ticaret Anonim ŞirketiDAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ : ... Hukuk MüşaviriİSTEMİN ÖZETİ : █████/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin Geçiş Hükümleri başlıklı Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.DAVACININ İDDİALARI : 25.08.2021 tarihinde süresiz canlı müzik izin ruhsatı alınmış olmasına rağmen, dava konusu Yönetmelik ile tekrar canlı müzik ruhsatı almasının beklenmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, kazanılmış hakkın, herhangi bir kanun ya da idari işlemle ortadan kaldırılamayacağı, tekrar canlı müzik ruhsatı almasının beklenmesinin kanunların geriye doğru yürütülemeyeceği ilkesine açıkça aykırı olduğu, davaya konu Yönetmelik maddesinin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği ileri sürmektedir.DAVALININ SAVUNMASI : Davaya konu düzenleyici işlemde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı, kamunun üstün menfaati gözetilerek, halkın huzur, refah ve sağlığını korumak son dönemde hızla artan çevresel gürültü rahatsızlıklarının önüne geçmek ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla, Çevresel Gürültü Kontrolü Yönetmeliği kapsamında müzik yayını yapan iş yerleri için belirlenen yeni kriterler ve sınır değerler doğrultusunda ve kentsel dönüşüm çalışmaları, şehirleşme, yeni yerleşim alanlarının oluşması gibi dinamik süreçlerin etkisinden dolayı iş yerlerinin fiziksel koşullarının değişiklik göstermesi sebebiyle, önceden alınmış canlı müzik izin belgelerinin yenilenmesi gerekliliği oluştuğu ve çevresel gürültünün etkin kontrolü, takibi ve denetimi açısından, önceden canlı müzik iznine sahip iş yerlerinin de müzik yayın izin belgesi alarak faaliyetlerine devam etmesi gerektiği yönünde düzenleme yapıldığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğidüşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları ciddi görülmeyerek dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY: Dava, █████/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin Geçiş Hükümleri başlıklı Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasındaki, ''Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce canlı müzik izin belgesi almış olan işyerleri iki yıl içerisinde bu Yönetmelik çerçevesinde müzik yayın izni almak üzere başvuruda bulunur.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinde ise, süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği hükümleri yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması ve bu işlemin birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Anılan Kanun hükmü uyarınca, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, uygulama işleminin ise, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması ile kesin ve yürütülebilir nitelik taşıması ve uygulama işleminin tebliğ tarihine göre dava açma süresinin geçmemiş olması halinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; █████/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin Geçiş Hükümleri başlıklı Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle █████/2025 tarihinde kayda giren dava dilekçesi ile görülmekte olan davanın açıldığı; dava dilekçesinde, davacının görülmekte olan davayı açmakta menfaatini ortaya koyan bilgi ve belgelere yer verildiği görülmekle birlikte, dava konusu Yönetmelik maddesine dayalı olarak tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu herhangi bir bireysel işleme yer verilmediğinin belirlenmesi üzerine, Dairemizin █████/2026 tarihli ara kararı ile bireysel işlemin mevcut olup olmadığının tespiti için, dava dilekçesinde, canlı müzik izin ruhsatı alabilmek için, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yapıldığı belirtilen, ancak dilekçe ekinde mevcut olmayan 03.10.2025 tarihli başvuru dilekçesinin, başvuruya idare tarafından cevap verilip verilmediğinin bildirilmesinin idare tarafından cevap verildi ise buna ilişkin belgenin ve bu belgenin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin bildirilmesinin, tebliğ edildiği ise, tebliğe ilişkin bilgileri içerir belgelerin, onaylı suretlerinin dosyaya ibraz edilmesinin davacıdan istenildiği, söz konusu ara kararın 13.02.2026 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 20.02.2026 tarihinde dosyaya sunulan ara kararına cevap dilekçesinde; canlı müzik izin ruhsatı alabilmek için öncelikle ses ölçüm firmasına başvurarak ses ölçümünün yapılması gerektiği, ... firması ile anlaşıldığı firma tarafından işletmede 03.10.2025 ve 04.10.2025 tarihlerinde ses ölçümü işlemi yapıldığı, ancak başvuru evraklarının halen Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne teslim edilmediği, gerekli başvurunun yapılmadığı hususlarının belirtildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; Dairemizin █████/2026 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen █████/2026 tarihli cevap dilekçesi, savunma dilekçesi ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; dava konusu, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin Geçiş Hükümleri başlıklı Geçici 3. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak tesis edilmiş kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğinde herhangi bir uygulama işleminin ortaya konulamadığı görüldüğünden, █████/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu düzenleyici işlemin ilanını izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresinden çok sonra █████/2025 tarihinde açıldığı anlaşılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1.DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.