Adana Bölge Adliye Mahkemesi, sera yapımına ilişkin eser sözleşmesinden doğan alacak davasında, bankanın denetim yükümlülüğü ve yargılama yetkisinde asliye hukuk ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gideren istinaf kararı.
Özet: Davacının, kayıtlı gayrimenkulleri üzerine sera yaptırmak amacıyla bir şirketle eser sözleşmesi imzalaması ve bu işlemi finanse etmek üzere davalı bankadan kredi kullanması sonrasında, yüklenici şirketin işe başlamadan tüm kredi bedelini bankadan almasına rağmen edimini yerine getirmemesi ve bankanın da denetim yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucu yaklaşık 1.700.000 TL zarara uğradığını iddia ederek, söz konusu zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği alacak davasında, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi talebiyle dosya daireye gelmiştir.

T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : █████████ █████████DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : MİRASÇI : 1 - MÜTEVEFFA : DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ...'ın adına kayıtlı olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 105 ada, 28 ve 29 parsellerde sera yaptırmak için davalı ... Seracılık ve San. Tic. Ltd. Şti. ile 31.05.2021 tarihinde anlaştıklarını, müvekkilinin öz finansal durumunun bu sözleşme bedelini karşılayamaması nedeni ile diğer davalı bankadan örtü altı muz yetiştiriciliği için sözleşme bedelini karşılayacak kadar kredi kullandığını, davalı bankanın .../... Şubesi ile bu kredi kullanımına ilişkin sözleşme 14.06.2021 tarihinde imzalandığını, müvekkilinin gayrimenkullerine işbu kredi kullanımına ilişkin banka lehine ipotekler tesis edildiğini, müvekkilinin, davalı yüklenici şirket ile imzaladığı sera yapım sözleşmesinde işin başlama tarihi 15.08.2021, bitim tarihi ise 15.10.2021 olarak belirlendiğini, davalı banka, diğer davalı yüklenici şirket sera yapma işine başlamadan; 18.06.2021 tarihinde 270.000,00 TL, 21.06.2021 tarihinde 600.000,00 TL, 01.07.2021 tarihinde 70.000,00 TL, 01.07.2021 tarihinde 80.000,00 TL, 16.07.2021 tarihinde 25.000,00 TL olmak üzere toplam 1.045.000,00 TL'yi yüklenici şirket hesabına gönderdiğini, davalı şirket sözleşme gereği işe başlama tarihinden de önce bütün bedeli davalı bankadan tahsil etmesine rağmen sera yapım işine başlamadığını, davalı bankanın, ... Noterliğinin 06.01.2022 tarih ve 0415 sayılı ihtarnameyi göndererek, krediye konu tesisin 06.02.2022 tarihine kadar tamamlamasını aksi takdirde krediye uygulanan faiz desteğinin iptal edileceğini müvekkiline ihtar ettiğini, davalı-yüklenici firmaya ulaşamayan müvekkilinin kredi borcu açısından temerrüte düştüğünü, icra takibine uğramamak için kredi borcunu, işlemiş faizleri, masrafları ile birlikte yaklaşık 1.700.000,00 TL'yi etrafından borç alarak kapatmak zorunda kaldığını, müvekkilinin muz yaptırmak istediği muz serasına kavuşamadığı gibi 1.700.000,00 TL tutarındaki parasını da kaybettiğini, müvekkilinin bu ilişki nedeni ile uğradığı zarardan davalıların birlikte sorumlu olduklarını, davalı yüklenici şirketin, bütün sözleşme bedelini daha işe başlamadan aldığını ancak edimini yerine getirmediğini, davalı bankanın kullandırdığı kredinin karşılığın işin yüklenici tarafından yapılıp yapılmadığını denetlemeden, kontrol görevini yapmadan, daha sözleşme gereğince işin başlama tarihinden bile önce bütün kredi bedelini diğer davalı yükleniciye ödeyerek kusurlu davrandığını, müvekkilinin, davalıların birlikte kusuru ile zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesince; " davacılar murisi ... ile davalı ..... Ltd. Şti. arasında █████/2021 tarihli Sera İnşa Sözleşmesi yapıldığı, davacılar murisi tarafından diğer davalı ... Bankası A.Ş. ile █████/2021 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapılarak alınan finansmanın davalı ..... Ltd. Şti.'ne verildiği, davalı ..... Ltd. Şti. Tarafından sözleşme kapsamında işin zamanında eksiksiz yapılmadığı ve davalı banka tarafından işin yapılıp yapılmadığı hususunda denetim ve kontrol yükümlülüğü yerine getirilmeyerek kredi finansmanının tamamının davalı ..... Ltd. Şti.'ne verilmek suretiyle davacılar murisinin zarara uğratıldığından bahisle işbu tazminat davası ikame edilmiş ise de; talep edilen tazminatın dayanağının davacılar murisi ... ile davalı ..... Ltd. Şti. arasında █████/2021 tarihli Sera İnşa Sözleşmesi isimli eser sözleşmesi ve diğer davalı banka ile yapılan Genel Kredi Sözleşmesi olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli müzekkere cevabında; "..yapılan tarh defter kayıtları ve bilgisayar tetkikleri neticesinde söz konusu mükellefin █████/1986 ve █████/1999 yılları arasında Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Gübre Ve Zirai Kimyasal Ürünlerin Perakende Ticareti faaliyetinden Ticari Kazanç gelir türünden vergilendirildiği, esnaf sınırını aşacak düzeyde gelir elde ettiği, son 3 yıllık vergiye esas kazancına dair tarh defter kayıtlarında beyannamesinin olmadığı tespit edilmiş.." şeklinde bildirildiği, davalıların tacir olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu eser sözleşmesinin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle işbu davanın ticari nitelikte sayılan davalardan olduğu, kaldı ki davanın diğer dayanağı davacılar murisi ile davalı banka arasında yapılan █████/2021 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesinde düzenlenen işlemlerden olup, TTK'nın 4/1-a maddesi hükmü kapsamında ticari dava olarak kabulü gerektiği kanaatine varılmış, dolayısıyla da görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın görevsizlik nedeniyle reddine " gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince; " davanın her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin olmadığı, davanın taraflar arasında akdedilen sera yapımı- eser sözleşmesi ilişkisinden doğduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan davaların TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılarak tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.Dosyanın incelemesinde;Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Diğer taraftan yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'nın 4/1-f maddesinde yeterli görülmüştür.TTK'nın 4/1-f md. gereğince; tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para vermeye ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret mahkemesi görevlidir. Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacılar murisi ... ile davalı .... Ltd. Şti. arasında █████/2021 tarihli Sera İnşa Sözleşmesi yapıldığı, davacılar murisi tarafından diğer davalı ... Bankası A.Ş. ile █████/2021 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapılarak alınan finansmanın davalı ..... Ltd. Şti.'ne verildiği, davalı .... Ltd. Şti. Tarafından sözleşme kapsamında işin zamanında eksiksiz yapılmadığı ve davalı banka tarafından işin yapılıp yapılmadığı hususunda denetim ve kontrol yükümlülüğü yerine getirilmeyerek kredi finansmanının tamamının davalı .... Ltd. Şti.'ne verilmek suretiyle davacılar murisinin zarara uğratıldığından bahisle işbu tazminat davası ikame edilmiş ise de; talep edilen tazminatın dayanağının davacılar murisi ... ile davalı .... Ltd. Şti. arasında █████/2021 tarihli Sera İnşa Sözleşmesi isimli eser sözleşmesi ve diğer davalı banka ile yapılan Genel Kredi Sözleşmesi olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli müzekkere cevabında; "..yapılan tarh defter kayıtları ve bilgisayar tetkikleri neticesinde söz konusu mükellefin █████/1986 ve █████/1999 yılları arasında Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Gübre Ve Zirai Kimyasal Ürünlerin Perakende Ticareti faaliyetinden Ticari Kazanç gelir türünden vergilendirildiği, esnaf sınırını aşacak düzeyde gelir elde ettiği, son 3 yıllık vergiye esas kazancına dair tarh defter kayıtlarında beyannamesinin olmadığı tespit edilmiş.." şeklinde bildirildiği, davalıların tacir olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu eser sözleşmesinin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle işbu davanın ticari nitelikte sayılan davalardan olduğu, bu haliyle asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın Asliye Ticaret mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmış .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-....Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi█████/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır