Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, taşeron sözleşmesinden doğan ticari alacak davasında, sözleşmedeki kesin yetki şartı nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna karar vermiştir.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında, davacı şirket taşeronluk sözleşmesinden doğan ödenmemiş bakiyenin, davalı tarafından itiraz edilmeyen mutabakat mektubuyla kesinleştiği iddiasıyla tahsilini talep etmiş; davalı şirket ise borcun zamanaşımına uğradığı, hizmetin ispatlanmadığı gibi itirazların yanı sıra, sözleşmedeki münhasır yetki şartı gereğince davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek yetkisizlik itirazında bulunmuştur; mahkeme de davalının süresindeki yetki itirazını kabul ederek, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca davanın sözleşmeyle belirlenen yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Çelik Konst. Yapı İmalat İnş. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ..... Turizm Seyahat İnşaat Tic. A. Ş. arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin davalıya ait .... Kağıt Fabrikası İnşaat Projesi'nde taşeron sıfatıyla faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 16.08.2017 tarihinde taşeron sözleşmesi ve ek protokoller akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında malzeme temini ve işçilik hizmeti sunulduğunu, ticari işlemlerin tarafların defter ve cari hesap kayıtlarında yer aldığını, davalı şirketin 11.10.2022 tarihinde güncel cari hesap ekstresi talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından 12.10.2022 tarihinde söz konusu ekstrenin e-posta yoluyla iletildiğini, 30.09.2023 hesap kesim tarihi itibarıyla borç bakiyesinin mutabakatı amacıyla 06.11.2023 tarihli mutabakat mektubunun davalıya gönderildiğini, davalı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca öngörülen bir aylık yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu suretle 102.318,15 TL tutarındaki bakiyenin kesinleştiğini, davalı şirketin tüm uyarılara ve yapılan görüşmelere rağmen borcunu ödemediğini, temerrüde düştüğünü, davalının ticari defterlerinin incelenmesi halinde borcun kayıtlı olduğunun görüleceğini, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ..... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 102.318,15 TL tutarındaki alacağın 30.09.2023 vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın ileri sürdüğü alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan 16.08.2017,24.01.2018 ve 21.05.2018 tarihli Taşeron Sözleşmesi Genel Şartnamesi'nin 29. maddesinde yer alan yetki şartı uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin münhasır yetkili kılındığını, bu nedenle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın 06.11.2023 tarihli mutabakat mektubuna dayanarak 102.318,15₺ tutarında bir borcun kesinleştiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu mutabakat mektubunun müvekkil şirket tarafından imzalanmadığını ve tek taraflı bir belge niteliğinde olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca hesap bakiyesinin kesinleştiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirket ..... Turizm'in davacı .... şirketine herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya konu hizmetin ifa edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, faturanın düzenlenmiş olmasının tek başına hizmetin teslim edildiğini kanıtlamadığını, davacının fatura konusu işlerin eksiksiz ve ayıpsız şekilde ifa edildiğini somut delillerle ispatlayamadığını, 30.09.2023 tarihinin hesap kesim tarihi olarak kabul edilmesinin ve bu tarihten itibaren avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine borcun muaccel hale gelmesini sağlayacak herhangi bir ihtarname veya icra takibi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın iddialarının reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taşeron sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalının süresindeki yetki itirazı bulunduğu anlaşılmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda; taraflar arasında taşeron sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 10. maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, davalı vekilince yetki ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik itirazını süresinde sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki şartının belirlendiği dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı yazılı yetki sözleşmesi olduğu görülmekle, HMK 17. Maddesi gereğince, yetkili mahkemenin sözleşmeyle belirlenmiş olması karşısında taraflar için kesin yetki kuralının mevcut olduğu buna göre davanın sözleşmeyle belirlenen yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekeceği kanaatine varılmış ve mahkememizce bu nedenle HMK 17, 114 ve 115 maddeleri gereğince yetkisizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun belirlenmesine
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
4-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
5-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!