Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ayıplı dört dingilli lowbed yarı römork satışı nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talepli tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalıdan ticari satış yoluyla aldığı 4 dingilli lowbed yarı römorkta kullanım başlangıcından itibaren esaslı ve tekrarlayan arızalar bulunduğunu, taahhüt edilen özelliklere sahip olmadığını ve manevra kabiliyetinden yoksun olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönme ile satış bedelinin iadesini talep etmiş; davalı ise aracın ikinci el ve ayıpsız satıldığını, iddiaların kullanımdan kaynaklandığını savunmuş; ancak yapılan bilirkişi incelemelerinde aracın beyan edilen yük taşıma kapasitesini karşılayamadığı, uzatma mekanizmasında çatlaklar oluştuğu ve arka teker manevra sisteminde bozukluklar bulunduğu gibi gizli ve esaslı ayıpların mevcut olduğu tespit edilmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO: ████████BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasının mahkememizde yapılan açık yargılaması neticesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, █████/2024 tarihinde davalı şirketten “4 Dingilli Lowbed Yarı Römork” satın aldığını, ürünün kullanıma başlandığından itibaren arızalar meydana geldiğini, araçta taahhüt edilen özelliklerin bulunmadığını, araçtan beklenen faydanın sağlanamadığını, durumun davalıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, birden fazla kez davalı tarafından araçta ücretsiz onarım yapıldığını, araçta bulunduğu taahhüt edilen özelliklerden yararlanılamadığını, bu durumun davalıya bildirildiğini, müvekkili tarafından 8 kez arıza tespit edildiğini, bunlardan 6 adedinin tekrarlayan cinsten olduğunu, bildirilen arızaların davalı tarafından onarılmasından sonra belli süre sonra tekrarladığını, arızaların tam olarak giderilemediğini, esaslı ayıp niteliğinde olduğunu, aracın manevra kabiliyetinden yoksun olduğunu, tüvtürk muayene talebinin red edildiğini belirterek sözleşmeden dönme taleplerinin kabulü ile 3.500.000,00 TL satış bedelinin satın alma tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu “GTY4 4 Dingilli Lowbed Yarı Römork Treyler 2023” Gürleşenyıl Treyler .... İhr. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından başka bir müşteri için yapıldığını, müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda fiyat farkı ödeyerek daha uzun bir Lowbed almak istemesi üzerine iade alındığını, araçta ayıp, arıza bulunmadığını, aracın internet ortamında 2. El olarak satışa sunulduğunu, ürünün yapısal ve teknik özelliklerinin bu ilanda yer aldığını, satış öncesi davacı tarafın bilgilendirildiğini, karşılıklı anlaşma sonucu satış yapıldığını, davacının satın aldığı lowbed, 4 dingilli, havuz uzunluğu 8 metre havuz e-imza e-imza e-imza e-imzagenişliği 3 metre olduğunu, aracın en belirgin özelliğinin yere yakın olması olduğunu, satış sözleşmesinde de “aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek” aldığını beyan ettiğini, davacı tarafından müvekkiline ulaşılarak, ilk defa lowbed kullandıklarını beyan ettiklerini, kullanamadıklarını, tümseklerde yere değdiğini, bundan dolayı yüksekliğin modifiye edilmesini talep ettiklerini, söz konusu talebin ayıba yönelik olmadığını, kullanımla ilgili olduğunu, söz konusu aracın yüksek tümseklerden geçmeye uygun olmadığını, ayıp iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı sözleşmeden dönme istemine ilişkindir. 16.05.2025 tarihinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; .... plaka sayılı aracın taşıyıcı römorkunun 42.1 ton taşıma kapasitesi olarak belirtildiği, yüksüz olarak taşıyıcı römorkun yol zemininden 45-50 cm yüksekliğinde iken toplam 41.50 ton ağırlıktaki sac plakalar römorka indirildiğinde platformun tamamen zemine sıfır olacak şekilde temas ettiği, 41.5 ton ağırlığı kaldıramadığı, buna sebep olası faktörlerin; Römork Fren Sisteminin Sıkışması, Römorkun frenleri sıkışmış olabileceği, (özellikle havalı fren sisteminde hava kaçağı veya valf arızası varsa) Süspansiyon Arızası, Römorkun havalı süspansiyonunun çökmüş olabileceği, Mekanik süspansiyon parçalarının (yaylar, amortisörler) kırılmış veya aşırı yük nedeniyle işlevini yitirmiş olabileceği, Aks veya Dingil Arızası, Dingil (özellikle tandem dingil sistemlerinde) aşırı yük nedeniyle deforme olmuş olabileceği, davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu bildirilmiştir. █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Yarı Römork boş durumdayken genel bütünlük ve doğrultu, konumlama lastik ve dingil, çekici bağlantısı, düzgün ve yerinde olduğu, seyir sırasında aksaklık görülmediği, Yükleme öncesinde, yük havuzu uzatmasının, çekici ile asılarak açıldığı, yükleme havuzu alanının açılmasıyla, uygun kilitlemesinin görevini yerine getirmediği, yükleme havuz alanı boyunun açılmasıyla, dorse uzatma kolonlarının kılavuz profillerden dışarıya çıktığı bölgede, kılavuz profilinin üst köşe kısımlarında çatlakların meydana geldiğinin göründüğü, arka teker dönüş ve manevra sisteminde bozukluk olduğu, arka tekerlerde tam eksende konumlanmadığı, yükleme yapıldıkça, dorse üzerine sac levha yüklemesi yapıldıkça, dorse yükleme havuzundan orta bölgelerden, sehim vererek, giderek yere yaklaştığı, bu sırada arka tekerlerin en arka dingilden başlayarak ön dingillere doğru havaya kalkma eğilimi gösterdiği, yükleme tamamlanınca, toplamda 41.700 Kg yüklendiğinde, dorsenin neredeyse yere değdiği, çekici bağlantı mekanizmasının maksimum devirme konumu ve maksimum hidrolik kaldırma yüksekliği ile dorse platformu ve çekici bağlantı deve boynu kolonu arasındaki açıklığa mesafe plakaları (şim plakaları) yerleştirilerek, dorse şasesinin konumunun doğrultusunun yerden havaya kalkması sağlanabildiği,yüklü hali ile çekicinin yükleme alanından ileri geri hareket ettirilmesi sağlandığı, yükleme alanında kalan düşük eğimli zeminde dorse şasesinin zemine değdiği, yolda olabilecek yüksekliklere, tümseklere çarpma riski oluşturduğu, Yüklü halde araç hareket ettirildiğinde, dorse şasesinin yol ve hareket, seyir durumuna göre araç hareketiyle, düşey yönde salınım hareketi yapacağının gözlemlendiği, neticede .... şasi numaralı ve .... plakalı lowbed yarı römorkun, mevcut haliyle güvenli ve amacına uygun şekilde kullanılabilir durumda olmadığı, yük dengesinin kurulamaması, yük altında yerden yüksekliğin tehlikeli seviyelere düşmesi, arka tekerlek direksiyon sisteminin çalışmaması, açılır kısmın kilitleme işlevini yerine getirmemesi ve uzatma kısmında çatlak oluştuğu, bu eksiklikleri/uygunsuzlukların ürünün satın alınması sırasında olağan gözle veya basit muayene ile fark edilemeyecek nitelikte olduğu; bu hususların esasen kullanım esnasında ortaya çıktığı, bu nedenle dava konusu lowbed yarı römorkun gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir.6098 sayılı TBK'nın Ayıptan sorumluluk başlıklı 219. maddesi “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da e-imza e-imza e-imza e-imza ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir.Ayıba karşı tekeffül, doktrinde; satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulması şeklinde tarif edilmektedir(Edis S. Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu Ankara 1963, Ajans-Türk Matbaası, s. 7). Şu hale göre ayıba karşı tekeffül ya zikir ve vaad olunan vasıfların bulunmaması ya da satılanın lüzumlu vasıflarının olmaması sebebiyle gerçekleşir.Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür (Tandoğan, H., a.g.e, s.163; Yavuz, C., Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1996, s.91).Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kastolunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir.Bir eşyanın aynı cinsten normal parçalarla karşılaştırıldığında kendi değerini veya elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü nitelik maddi ayıptır.Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından Polatlı 1. Noterliği'nce düzenli 26.01.2024 tarihli satış sözleşmesine konu ...plakalı lowbed yarı römorkun ayıplı olduğu belirtilerek sözleşmeden dönme ve bedelin iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava konusu aracın 3.500.000TL bedel karşılığı davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafından ikinci el olarak satışı yapılan aracın yüksekliğinin davacı talebi üzerine modifiye edildiği, ayıp bulunmadığı, yapısal özelliklerine satış ilanında yer verildiği, yedek parça değişim ve bakımla arızanın giderilebileceği savunulmuştur. Cevap dilekçesi ekinde sunulan satış ilanında 4 Dingil Lowbed havuzlu hidrolik düzenlemeli uzamalı 2023 model KDV dahildir ifadesi dışında açıklama bulunmadığı anlaşılmış, cevap dilekçesinde ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı iddia edilmiş ise de 'servis bedeli karşılığı yapılması gereken işleri, sahada ve kendi fabrikasında ücretsiz gerçekleştirdiği'ni beyan etmekle arızadan davalı satıcının bilgisi olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu araçtaki arızanın niteliği, TBK'nın 227. Maddesi kapsamında davacı alıcının seçimlik haklarının değerlendirilmesine yönelik parça değişim ve onarımla giderilip giderilemeyeceği hususlarında talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan keşfe istinaden düzenlenen 11.05.2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, aracın güvenli ve amaca uygun şekilde kullanılabilmesinin mümkün olmadığı, yük altında yerden yüksekliğinin tehlikeli seviyelere düştüğü tespitleri karşısında ayıp ihbarının süresinde yapılmış olmasına, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edilmesine, arızaların niteliği dikkate alındığında güvenli sürüş sağlanamayacağından davacının bu şekilde aracı kullanmasının beklenemeyecek olmasına, hak ve menfaat dengesi birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile aynı anda ifa kuralı gereği dava konusu aracın iadesi karşılığında satış bedelinin (teslim tarihinden itibaren bedele faiz işletilmesi suretiyle) davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. e-imza e-imza e-imza e-imzaHÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-26.01.2024 tarih ... numaralı faturaya konu .... şasi numaralı 2023 model .... plakalı 4 dingilli lowbed yarı römorkun davalıya araç kaydı üzerinde herhangi bir kısıtlama olmaksızın aynen iadesine, birlikte ifa kuralı gereği 3.500.000,00-TL'nin aracın iade tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 239.085,00TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59.771,25TL harcın mahsubu ile bakiye 179.313,75TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 59.771,25TL peşin harç, 4.361,50TL keşif harcı ve 427,60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 64.132,75TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabulüne karar verilen dava değeri üzerinden hesaplanan 497.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen 28.500,00TL bilirkişi ücreti, 3.455,00TL keşif araç ücreti ile 1.320,10TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 33.275,10TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen iki ayrı arabuluculuk başvurusundan 3.000,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan ....e-imza Üye ....e-imza Üye ....e-imza Katip .... e-imza