Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde, irade bozukluğu ve cebir altında imzalandığı iddia edilen kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında borçluluk ilişkisinin ve ispat yükünün kapsamlı değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, borç arayışındayken iradesi dışında alkol etkisi altında imzalatıldığını ve borçlu olmadığını iddia eden davacının, kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasıdır; davalı ise senedin, davacının tamamlamadığı 2.000.000 TLlik emlak satışı karşılığında kendisine nakit ödeme yapılmasına rağmen borcu iade edememesi üzerine verildiğini, borcun gerçek olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı talep etmekte olup, uyuşmazlıkta kambiyo senedi niteliği gereği borçsuzluğunu ispat yükü davacıya aittir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın davalı ... tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu borcunun bulunmadığını, müvekkilinin 31.03.2021 tarihinde ... ve .... aracılığıyla tanıştığı kişilerle borç para arayışı içerisindeyken Kapaklı'da emlakçılık yapan ... ile irtibat kurduğunu, dükkanının devri karşılığında 275.000TL borç para almak üzere anlaştığını ancak vaat edilen paranın ödenmediğini, daha sonra 02.04.2021 tarihinde .... isimli şahısla 200.000TL karşılığında dükkan devri konusunda yeni bir anlaşma yapıldığını, Kumburgaz'da bir restoranda yemek esnasında müvekkilinin iradesi dışında alkol verilerek sarhoş edildiğini, karanlık bir ortamda baskı ve cebir altında senetlerin imzalatıldığını, müvekkilinin ayırt etme gücünün sarhoşluk nedeniyle yerinde olmadığını, imzalatılan senetlerden birinin ... tarafından icraya konulduğunu ve bu hususta Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, diğer senedin ise davalı ... tarafından haksız şekilde takibe konu edildiğini, konuyla ilgili Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... Soruşturma sayılı soruşturma dosyasının devam ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasını, borçlu olunmadığının tespitini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen olayların müvekkili tarafından bilinmediğini, davacının dava dışı üçüncü kişilerle olan vekalet ilişkisinin müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacının senetleri alkol etkisi altında imzaladığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil ile davacı arasında Gaziosmanpaşa-Küçükköy'de bulunan .... ada .... parsel 380 metrekare dükkan ile İstanbul Eyüpsultan-Topçular'da bulunan .... ada .... parseldeki dükkan hissesinin devri konusunda 02.04.2021 tarihinde toplam 2.000.000,00 TL bedel üzerinden adi satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilin arkadaşı .... ile birlikte bu bedeli davacıya nakit olarak teslim ettiklerini, ancak davacının tapu devirlerini gerçekleştirmeyerek satıştan vazgeçtiğini ve parayı iade edemediğini, bu nedenle davacının müvekkile dava konusu senedi teslim ettiğini, söz konusu senedin ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının borçtan kurtulmak amacıyla gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, davacının fiil ehliyetine sahip olmadığı yönündeki beyanlarının kabul edilemez olduğunu, mahkemece belirlenen teminat bedelinin mevcut ekonomik koşullar ve taşınmaz fiyatlarındaki artış nedeniyle yetersiz kaldığını, bu bedelin 1.150.000,00 TL seviyesine yükseltilmesi gerektiğini, davacı hakkında dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunulacağını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı aleyhine yüzde 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tedbir kararının artırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer.Kıymetli evraktan dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce taraf tanıklarının davacının iddiası kapsamında dinlendiği, davanın devamı esnasında davalı tarafın vefat etmesi nedeniyle davacı vekiline, davalının mirasçılık belgesi sunmak ve mirasçıları davaya dahil etmek üzere iki kez ihtaratlı süre verildiği ancak davacı vekili tarafından mirasçılık belgesi sunulmadığı ve usulüne uygun şekilde mirasçıların davaya dahil edilmediği anlaşılmakla davacının davalı aleyhine açtığı davanın taraf teşkili sağlanmaması nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın usulden REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 80,70 TL ve 17.100,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 16.448,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi █████/2026Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır