Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklı itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararını inceliyor.
Özet: Yaş sebze ve meyve ticaretinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının yerleşim yeri ve malın teslim yeri olan Hatayı yetkili kabul ederek davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiş; davacı şirket ise istinaf başvurusunda, ticari ilişkide malların fiilen kendi yerleşim yerinde (Kumluca) teslim edildiğini ve Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi gereği para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceği prensibi uyarınca Kumluca icra dairelerinin kesin yetkili olduğunu iddia ederek yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2026DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında yaş sebze ve meyve ticaretinin söz konusu olduğunu, davacı şirketin davalı şirkete satmış olduğu ürünlerin bedclini tahsil edemediğini, bu nedenle davalı-borçlu şirket aleyhine icra takibine giriştiğini beyanla öncelikle davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına, davalı aleyhinde yapılan Kumluca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına haksız ve sebepsiz yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Dosya kapsamından davalının şirket adresinin Hatay olduğu görülmektedir. Aynı kanunun 10. Maddesi gereğince sözleşmenin ifa yeri de yetkili yer olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına sunulan künye belgeleri satış ve alış kayıtları ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu malın teslim yerinin Merkez/İskenderun/Hatay olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, hem davalının yerleşim yeri hem de sözleşmenin ifa yeri itibariyle yetkili icra dairesinin Hatay İcra Daireleri olduğu sabittir.Dava konusu somut olayda yapılan değerlendirmede; itirazın iptali davası için kanunla yetkiye dair bir özel hüküm getirilmemiştir. Dolayısıyla icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi HMK hükümlerine göre yetkili mahkeme değilse icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde itirazın iptali davası açılması kanunen mümkün değildir. Alacaklı tarafından başlatılan kesin yetki bulunması halinde icra takibinde borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması o yerdeki mahkemeyi de yetkili hale getirmez. Zira itirazın iptali davasının ancak usulüne uygun bir takip bulunması koşuluna bağlı olması nedeniyle icra dairesinin yetkisinin itirazın iptali davası bakımından değerlendirilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça yetkisiz olan Kumluca İcra Dairelerinde icra takibinin başlatıldığı görülmekle açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında dosya kapsamındaki künye belgelerini gerekçe göstererek malın teslim yerinin İskenderun/Hatay olduğunu iddia ettiğini ve yetkili icra dairesinin Hatay İcra Daireleri olduğuna hükmettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide sebze ve meyvelerin müvekkili şirketin bulunduğu ... Halinde davalı şirkete teslim edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi atfıyla bu kuralın icra dairelerinin yetkisinin belirlenmesinde de kıyasen uygulandığını, dolayısıyla malın fiilen teslim edildiği ve sözleşmenin ifa yeri olan müvekkilinin bulunduğu yer icra dairesi olan Kumluca İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, Yerel Mahkemenin fiili teslim yerini ve ticari hayatın olağan akışını göz ardı ederek eksik inceleme ile ifa yerini Hatay olarak belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibinin ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı bir para alacağının tahsiline yönelik olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince aksine bir anlaşma yoksa para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğini, bu yasal düzenleme çerçevesinde müvekkili şirketin yerleşim yerinin bulunduğu Antalya/Kumluca İcra Daireleri'nin kesin olarak yetkili olduğunu, bu hususun Yüksek Mahkeme kararlarıyla da defalarca istikrar kazandığını, Yerel Mahkemenin bu amir hükmü uygulamadan davanın usulden reddine karar verdiğini, davacının kendi yerleşim yerinde takip başlatmasının tamamen hukuka uygun olduğunu, Yerel Mahkemenin davalı tarafın yetki itirazı üzerine taraflar arasındaki ticari ilişkinin esasını, malın fiili teslim yerini ve fatura içeriklerini usulüne uygun şekilde incelemeden doğrudan dava şartı yokluğu kararı verdiğini, itirazın iptali davalarında yetki itirazı bir ön sorun olarak incelenirken delillerin toplanması ve akdi ilişkinin niteliğinin tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin sunduğu deliller ışığında malın ... Halinde teslim edildiği sabit iken, eksik incelemeyle Hatay İcra Daireleri'nin yetkili bulunmasının bozmayı gerektirir nitelikte olduğunu, tüm bu açıklamalar ve yüksek mahkeme kararları ışığında müvekkili şirketin bulunduğu ve aynı zamanda malın teslim edildiği yer olan Kumluca İcra Müdürlüğü'nde başlatılan ilamsız icra takibinin yetki kurallarına tamamen uygun olduğunu, Yerel Mahkemenin icra dairesinin yetkisizliği şeklindeki hatalı tespiti neticesinde davanın usulden reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlâmsız icradaki yetki, bir ilâmsız icra takibine hangi yerdeki icra dairesi tarafından bakılacağının belirlenmesi demektir. 6100 sayılı HMK’daki yetki hükümleri (HMK m. 6-18), ilâmsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır [2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 50, I]. Buna göre, ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki (TMK m.19-22) icra dairesidir (HMK m. 6). Bir icra takibinde borçlu sayısı birden fazla ise (borçlu tarafta birden fazla takip arkadaşı varsa), icra takibi bunlardan (borçlulardan) birinin yerleşim yerindeki icra dairesinde yapılabilir (HMK m. 7,1). HMK m. 8-16'daki hâllerde, icra daireleri özel yetkilidir. Bu özel yetkilerden en önemlisi, sözleşmeden doğan para borçları hakkındaki yetkidir; buna göre: a) Sözleşmeden doğan para borçları için, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerdeki icra dairesi de yetkilidir (HMK m. 10). Sözleşmenin yerine getirileceği (ifa) edileceği yer, ilk önce tarafların açık (sarih) veya kapalı (zımnî) arzularına göre belirlenir. Bu arzunun sözleşmeden anlaşılamadığı hâllerde, kanunî ifa yerine başvurulur [818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) m. 73 – 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 89]. İcra takibinin konusu sözleşmeden doğan bir para borcu ise ve sözleşmede de aksine bir şart yoksa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir (BK m. 73/1 - TBK m. 89/1). Buna göre, bu para borcunun ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olup, alacaklı kendi yerleşim yerinde icra takibi yapabilir.b) Sözleşmeden doğan para alacakları için, sözleşmenin yapıldığı yerdeki icra dairesinde de ilâmsız icra takibi yapılabilir (m. 50, I, c. 2).c) 01.10.2011 tarihine kadar, ihtiyatî hacizden sonraki icra takipleri (m. 264), ihtiyatî haciz kararını vermiş olan mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesinde de yapılabilmekte idi [İİK m. 258, m. 50, I; 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HUMK) m. 12]. Buna karşılık, 01.10.2011 tarihinden sonra, eğer ihtiyatî haciz kararını veren mahkeme HMK m. 5-18 hükümlerine göre yetkili değil (yetkisiz bir mahkeme) ise, bu (yetkisiz) mahkemenin bulunduğu yerdeki icra dairesi, ihtiyatî hacizden sonra yapılacak icra takipleri için yetkili değildir. Çünkü, eski HUMK m. 12 hükmü, yeni HMK'ya alınmamıştır.d) İcra dairesinin yetkisi, kamu düzenine ilişkin değildir. Bu nedenle, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması hâlinde, icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez; borçlunun, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, (şikâyet değil) itiraz yolu (m. 62 vd) ile ileri sürmesi gerekir (Kuru, B. : İcra ve İflas Hukuku 2. Baskı, Ankara 2013, s. 177-179).Somut uyuşmazlıkta; dava konusu icra takibi ticari satımdan kaynaklanan para alacağının tahsili istemine yönelik olup, takip alacaklının ikametgahının bulunduğu Kumluca İcra Dairesi'nde başlatılmıştır. Davalı taraf icra dairesindeki itirazında takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, işlemiş faize, faiz oranına, yetkiye ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmiş, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını da ileri sürmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin işbu davada aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Mahkemece TBK'nın 89. maddesi uyarınca davacı alacaklının ikametgahının bulunduğu Kumluca İcra Dairesi'nin yetkili olduğu olduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere yargılamaya devam olunması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşturHÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026....