Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun öldürme kastı yokluğu nedeniyle ağırlaşmış yaralamaya çevrilerek bozulmasına karar verdi.
Özet: Bir yüksek mahkeme, taraflar arasındaki arazi anlaşmazlığı nedeniyle sanığın mağdurların hayati tehlike oluşturmayacak şekilde vücutlarının alt bölgelerine ateş etmesi eyleminde öldürme kastına dair kesin delil bulunmadığına hükmederek, bölge adliye mahkemesinin "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan verdiği mahkumiyet kararını, eylemin aslında "kasten yaralama" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuş ve suç vasfının yanlış belirlendiğini tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasıİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İnegöl 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; eylemlerin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; teşebbüsün derecesine, eksik ceza tayinine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrike ilişkindir.III. GEREKÇE1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılanlardan sanığa yönelen haksız bir saldırı bulunmadığından somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık lehine uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2.Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ... ve katılanların akraba oldukları, taraflar arasında önceye dayalı arazi anlaşmazlığı yüzünden husumet bulunduğu, olay günü sanık ...'ın, katılanlar ... ve ...'ın bulundukları zeytin tarlasına gittiği, bu esnada taraflar arasında yine aynı sebepten dolayı yaşanan tartışma sonrasında sanığın katılan ...'nin ayak bölgesine doğru iki el, katılan ...'in bacak bölgesine doğru üç el ateş ettiği, yargılama sırasında alınan beyanlar ve savunmalar ile katılanlarda meydana gelen yaralanmaların yeri ve niteliği gözetildiğinde; sanığın katılanların vücudunun alt bölgelerine doğru hayati tehlike oluşturmayacak şekilde ateş ettiği hususunun sabit olduğu anlaşılmakla, eylemlerine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmayan sanığın "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-a maddelerinin uygulanması sırasında, temel cezaların aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, tehlikenin ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, üst sınıra yakın bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri "suç vasfı" yönünden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.05.2026 tarihinde karar verildi.