Tarımsal sulama abonesinin kaçak elektrik kullanımına dayalı icra takibine itirazın iptali davasında ispat yükü ve tespit tutanağının geçerliliği.
Özet: Davalı abonenin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi kaçak tespit tutanağının usule uygun olmaması nedeniyle davayı reddedip davacının kötü niyetli olduğuna hükmederken, bölge adliye mahkemesi ispat yükünün davacıda olduğunu ve tutanağın yetersizliğini belirterek davanın reddine karar vermiş ancak davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilemeyeceğini belirtmiş, davacı ise temyiz başvurusunda kaçak tespit tutanağının resmi belge niteliğini, bölgedeki kaçak kullanım yoğunluğunu ve somut olaydaki ispat zorluklarını vurgulayarak bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafça temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; davalının tarımsal sulama abonesi olduğunu, kaçak elektrik kullanması nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkili adına toplam 250.446,50 TL fatura tahakkuk edildiğini, müvekkiline bildirim yapılmadan söz konusu faturalar için icra takibi başlatıldığını, kaçak tüketim kullanıldığını kabul etmemekle birlikte faturalarda fahiş miktarda tahakkuk edildiğini, kaçak elektrik kullanımının ne suretle gerçekleştirildiğinin belirtilmediğini, usulüne uygun kaçak tahakkukunun yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kaçak elektrik kullanımına dair görüntü kaydının bulunmadığı, kaçak tespit tutanağı ve kaçak tüketim tahakkukunun usule ve mevzuata uygun düzenlenmediği, davalının kaçak elektrik kullandığı hususunun sabit olmadığı, yaptığı kaçak tespitinin mevzuata uygun olmadığı sabit olan davacının mevzuat uygulayıcısı kurum olması da gözetilerek tahakkuk ve icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği gerekçesiyle; davanın reddine, kötü niyet tazminat talebinin kabulüne, asıl alacağın %20'si olan 50.089,30 TL kötü niyet tazminatına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı borcun varlığını inkar ettiğinden ispat yükünün takip alacaklısı davacı üzerinde olduğu, davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımına dayalı borç tahakkuku yapıldığı, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tutanak dışında bir delilin dosyaya sunulmadığı, tutanağa fotoğraf da eklenmediği, tutanakta abonenin kesik olan enerjiyi yükümlülüklerini yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiği belirtilmiş ise de, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42/1-ç, 43/3 maddeleri uyarınca Yönetmelik EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı tanziminde, elektriğin hangi seri nolu mühürle mühürlediğinin yazılması gerektiği, düzenlenen "Kesme Tutanağı"nın dosyaya ibraz edilmediği, kaçak elektrik tespit tutanağında belirtildiği şekilde abonenin enerjisinin kesik olduğu hususunun ispatlanamadığı, ancak alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesi için açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması gerektiği, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkil şirket personelleri tarafından davalıya ait tarımsal sulama abonesinin sayacında yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğunu, 2019 yılı için Dicle Elektrik Bölgesinde tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisinin yarısının kayıtsız ve kaçak kullandığından faturalandırılamadığını, faturalandırılamayan tutarın tamamının kamu zararı olarak kayıtlara geçtiğini, ... Bölgesinde %54,94 oranında kayıp/kaçak olduğunu, bölge koşulları ile kaçak elektrik kullanımındaki yoğunluk sebebiyle her tespitte kayıtların anında tutulmasının sağlanamadığını, bir çok kesme işleminde Jandarma desteğinin alındığını, bu sebeple kaçak tespitlerinde görüntü kayıtlarının olmayabileceğini, ancak dosyada yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı fatura ve tesisata endeks dökümleri ile davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edildiği halde, dosya bilirkişiye tevdi edilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kaçak elektrik kullandığından bahisle tahakkuk edilen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; kaçak elektrik kullandığına dair tespit tutanağına dayanılarak yapılan tahakkuk üzerine, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ispat yükünün davacı şirkete ait olduğu, davalının kaçak elektrik kullandığına ilişkin davacı tarafça sunulan en önemli delilin kaçak elektrik tespit tutanağı olduğu ve bu kaçak elektrik tespit tutanağının da Yönetmelikte belirtildiği şekilde usulüne uygun düzenlenmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.