Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazın ilmuhaberle yolsuz tescili sonrası açılan tapu iptali ve tescil davasında, iyi niyetli üçüncü kişilerin savunmaları ile tereke adına dava açma zorunluluğu üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazın muhtarlık ilmuhaberiyle yolsuz tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi iyi niyetli son kayıt malikinin edinimini geçerli kabul ederek davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise öncelikle eksik araştırma gerekçesiyle kararı kaldırmış, ardından yeniden yargılama sonucunda yine reddedilen davada, isteğin tereke adına elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle tüm mirasçılar veya tereke temsilcisi tarafından ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle usuli yönden eksiklik bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanları ... adına kayıtlı iken, ... Mahallesi muhtarlığı tarafından verilen ilmuhaber gereğince davalı ... adına tescil edildiğini, ...’nin de taşınmazı davalı ... ...’e, onun da davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, davalılar adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek 415.000,00 TL bedelle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ...; dava konusu taşınmazı ...’den vekili eliyle satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, ...’nin taşınmazı ne şekilde edindiğini bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın müteveffa üzerinde kayıtlı iken davalı ... adına muhtarlık tarafından çıkartılan ilmuhabere dayalı olarak Tapu Müdürlüğünce kayıt ve tescilinin yapıldığı, davalı ... haricinde diğer davacıların söz konusu işleme icazet ve rıza gösterdiklerine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, dolayısıyla tapudaki işlemin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalı ... tarafından taşınmazın 04.02.2016 tarihinde 3.000,00 TL bedelle diğer davalı ... ...'e satış suretiyle devredildiği, ...’ın da taşınmazı 18.02.2016 tarihinde davalı ...'a devrettiği, ... dışındaki diğer davalıların üçüncü kişi konumunda olduğu, davacılar tarafından satış işlemlerinin muvazaalı olduğu hususun veya üçüncü kişilerin iyiniyetli olmadıklarının ispat edilemediği, yalnızca satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaanın bir göstergesi olmadığı, son kayıt malikinin taşınmazı 415.000,00 TL bedelle satın aldığı ve bedeli de banka üzerinden gönderdiği, son kayıt malikinin iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın ... dışındaki davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, Mahkemece ... Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosya akıbetinin araştırılmadığı ve dosya içerisine alınmadığı, sonradan vekaletnamesi dosyaya sunulan mirasçılar yönünden harca ve gerekirse ıslaha ilişkin usulü işlemlerin tamamlanmadığı, karar başlığında davacı olarak sonradan vekaletname sunan mirasçıların adlarına yer verilmediği, davalılar tarafından sunulan para çekildiğine ilişkin banka dekontunun ilgili bankadan sorulmadığı ve dinlenilmesinden vazgeçilen tanık ... yönünden davacıların beyanının alınmadığı, bu hali ile eksik araştırma ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın muris ... adına kayıtlı iken 08.12.2015 tarihli ... Mahalle Muhtarlığınca verilen ilmuhaber ile 25.12.2015 tarihinde tashih işlemi yapılarak davalılardan ... adına tescil edilmesi ile oluşan kaydın yolsuz tescil mahiyetinde olduğu, davalı ...'ın şüpheli sıfatı ile yer aldığı soruşturma dosyasının takipsizlik kararı ile sonuçlanarak kesinleştiği, bilirkişilerce taşınmazın satış tarihi olan 18.02.2016 tarihindeki bedelinin 442.607,25 TL olarak tespit edildiği ve davalı tarafından dava konusu taşınmazın satış yoluyla devralındığı 18.02.2016 tarihinde, aynı gün ... Bankası ... Şubesinden 415.000 TL nakit para çekilmesinin satışın gerçek bir satış olduğunu gösterdiği ve davalının savunmalarını destekler mahiyette olduğu, dinlenilen tanıkların, davalı ...'ın kötüniyetli olduğuna ilişkin bir beyanının bulunmadığı ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafça TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddeleri uyarınca davalı ...’ın kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, diğer davalıların da kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davanın, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davadaki isteğin, davacıların mirasbırakanına ait taşınmazın geçerli olmayan ilmuhabere dayalı olarak temlikinin yolsuzluğundan bahisle iptal ve kendi adlarına payları oranında tescile ilişkin olduğu, isteğin, belirtilen niteliği itibariyle tereke adına olması gerekeceğinde kuşku bulunmadığı, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olup terekeye ait isteklerin tereke adına ve iştirakçilerin tamamı tarafından yahut tereke temsilcisi aracılığıyla ileri sürülmesi gerektiği, paydaşların kendi adlarına ve paylarına yönelik açtıkları davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, sonradan dava dışı paydaşların davaya katılması suretiyle davanın görülebilirlik koşulunun da yerine getirilemeyeceği, eldeki davada mirasbırakan ...'na ait veraset ilamına göre davada yer alan mirasçı davacılar dışında başkaca mirasçıların bulunduğu, o halde, görülebilirlik koşulu oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!