Menfi tespit davasında, davacıların kambiyo senedindeki imza inkarının, bilirkişi raporları ile çürütülerek borçluluğunun sabitlenmesi kararı.
Özet: Şirket müvekkilinin tekstil ve giyim sektöründe hizmet verdiğini, imza yetkilerinin devredildiği 2021 ağustos ayından sonra şirket kayıtlarında olmayan birtakım senetler üzerinden davalı tarafından haksız alacak iddiasıyla takip başlatıldığını ileri sürerek menfi tespit davası açan davacı tarafın, icra takibine konu senedin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesine karşın, davalı tarafın geçerli bir tekstil ticareti borcu ve senet üzerindeki imzaların davacılara ait olduğu yönündeki savunması üzerine yapılan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu incelemelerinde, 135.000 TL bedelli senedin ön yüzündeki ihtilaflı imzaların davacı şahıslara ait olduğu tespit edilmiş ve böylece davacı iddialarının temelsiz olduğu ortaya konulmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tekstil ve giyim sektöründe hizmet verdiğini müvekkil firma Türk ve yabancı uyruklu ortaklardan oluştuğunu, 2021 Ağustos ayından şirketteki imza yetkileri devredildiğini, Ukrayna asıllı ... tek imzaya yetkili ortak olduğunu, şirket kayıtlarında olmayan bir takım senetler üzerinden müvekkil şirket ile hiçbir ticari faaliyeti olmayan ya da bir ilişkisi bulunmayan kişilerce alacak iddiasında bulunulması ile karşılaşıldığını, davalı tarafından, bu alacak iddiasıyla ilgili olan senede ilişkin olarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasıyla usul ve yasaya aykırı olacak şekilde ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan ihtiyati haciz kararı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından yine haksız şekilde icraya konulduğunu, müvekkil şirket aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilin borcu olmadığını ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün nezdindeki ... esas sayılı takip dosyasına konu olan 09.01.2020 tanzim ve 15.01.2020 vade tarihli, 135.000,00 TL bedelli senede ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptali taleplerinin haksız olduğunu, davalı müvekkili ... ile davacıların mobilya ticareti yapmadıklarını, müvekkilinin ... Tekstil firmasının yetkilisi olduğunu, davacı ... ile davacının Adıyaman Gölbaşı ilçesinde hazır giyim mağazası işlettiğini, davacıların mobilya iddiasının gerçeği yansıtmadığını, senet üzerindeki imzaların davacıların el ürünü olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, vekaletnamedeki imzalar ile senetteki imzaların çıplak gözle dahi karşılaştırıldığında aynı olduğunun anlaşıldığını, davacıların keşideci sıfatıyla imza attıklarını, protesto veya bankaya bildirim zorunluluğunun cirantalar için geçerli olduğunu, davacılar ile müvekkili arasında tekstil malzemeleri satışından kaynaklanan 135.000 TL tutarında bir borç ilişkisi bulunduğunu, bu borcun ödenmesi amacıyla protokol düzenlendiğini, söz konusu protokolün ve senedin vekil huzurunda imzalandığını, davacıların müvekkili hakkında resmi belgede sahtecilik iddiasıyla Söz Konusu Soruşturma Dosyası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, bu suç duyurusunun iftira niteliğinde olduğunu, borçtan kaçınma amacı taşıdığını, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davanın reddi gerektiğini, davacıların %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 72. Maddesine göre icra takibine konu senet üzerindeki imzanın davacılara ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "İnceleme konusu 09.01.2020 düzenleme ve 15.01.2020 vade tarihli, 135.000 TL bedelli senet ön yüzde bulunan ... adına borçlu sıfatıyla atılı münker imzalar ile; Davacı ...’a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mukayese imzalara kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından BENZER YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar olduğu, Diğer bir ifadeyle senet ön yüzde bulunan borçlu sıfatıyla atılı münker imzaların Davacı ... tarafından ATILDIĞI / İMZALANDIĞI, 2. İnceleme konusu 09.01.2020 düzenleme ve 15.01.2020 vade tarihli, 135.000 TL bedelli senet ön yüzde bulunan ... adına borçlu sıfatıyla atılı münker imzalar ile; Davacı ...’a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mukayese imzalara kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından BENZER YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar olduğu, Diğer bir ifadeyle senet ön yüzde bulunan borçlu sıfatıyla atılı münker imzaların Davacı ... tarafından ATILDIĞI / İMZALANDIĞI," denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya ATK'ya tevdi edilmiş, ATK tarafından düzenlenen 15.04.2026 tarihli raporda özetle; "İnceleme konusu senette üst tarafta yan yana atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, İnceleme konusu senette alt tarafta yan yana atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükü alacaklı olan davalıya düşmektedir. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu senetteki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia etmiştir. Mahkememizce senet üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ve ATK'dan alınan raporlardan da anlaşılacağı üzere senet üzerindeki imzaların davacıların eli ürünü olduğu, onlar tarafından atıldığı anlaşılmıştır. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davacıların imza inkarı iddiasına dayanan menfi tespit davasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 2.979,85 TL'ın mahsubu ile bakiye 2.247,85 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,5-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,Dair, tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır