Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacakları için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile kusurlu hizmet iddiasına dayalı tazminat karşı davası.
Özet: Davacı, davalı şirkete sunduğu hizmetler karşılığı kesilen toplam 33.000 TL tutarındaki faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise davacının teknik hizmetinin kusurlu olduğunu, reaktif enerji problemine çözüm getiremediğini ve bu durumun kendisine zarar verdiğini savunarak asıl davanın reddini, kusurlu hizmet nedeniyle uğradığı zararların tazminini ve asıl dava alacağıyla takas edilmesini istemiş, her iki taraf da karşı taraftan haksız takip veya itiraz nedeniyle tazminat talep etmiş olup, mahkeme taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın ticari niteliğini ve iddiaların esası üzerinde değerlendirme yapmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026DAVA:Davacı Mahkememize Sunduğu █████/2026 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı şirket ile yaptığı ticaret neticesinde, verdiği hizmete karşılık 3.000 TL tutarlı █████/20025 tarihli ---------- numaralı fatura ile 26.400 TL tutarlı █████/2025 tarihli ---------- numaralı fatura ile 3.600 TL bedelli █████/2025 tarihli -------- numaralı faturanın düzenlendiğini, davalı tarafa iletilen, süresinde itiraz edilmeyen ve davalı tarafın ticari defterlerine işlenen bu faturalarla ilgili karşı taraftan ödeme alma çabalarım sonuçsuz kaldığını, █████/2026 tarihinde davalı şirkete karşı ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak gönderilen ödeme emrine borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve böylelikle takibin durduğunu, akabinde █████/2026 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ve █████/2026 tarihinde sürecin anlaşmama ile sona ererek son tutanak tutulduğunu, davalı şirketin takibe yaptığı itirazında haksız olduğunu, sunduğu 3 fatura, ticari defterler ve icra takip dosyasına sunulan evraklar takibe konu alacakta haklı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu beyan ederek, icra takibine konu edilen 33.000,00 TL asıl alacak ve bu asıl alacağın tüm ferileri bakımından davalının --------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı aleyhine, iptalini talep ettiği alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin ---------- bulunan üretim tesisinde, 2024 yılı ortalarından itibaren elektrik faturalarında reaktif enerji bedelleri tahakkuk etmeye başladığını, söz konusu bedellerin ortadan kaldırılması teknik müdahale gerektirdiğinden, müvekkili şirketin sorunu çözmek üzere mühendislik hizmeti almak ihtiyacı duyduğunu, bu kapsamda 2024 yılı Ağustos ayında, davacı/karşı davalı ... ile temasa geçildiğini; davacı, müvekkili tesisinin reaktif enerji probleminin giderileceğini, kompanzasyon sisteminin gereği gibi kurulup işletileceğini taahhüt ettiğini, davacının işin yürütülmesinde fiilen başından sonuna kadar muhatap olan kişi olmakla birlikte, işe ilişkin faturaları o tarihte ortağı/yetkilisi bulunduğu --------- Şirketi üzerinden düzenlediğini, söz konusu ---------- faturalarının dahi müvekkile elden veya posta ile değil, bizzat davacı ...'ın şahsi ------- hattı üzerinden iletildiğini, davacı ... ile "---------" isimli şirket arasında tam bir organik bağ bulunduğunu, davacı ...'ın müvekkili şirkete karşı ifa ettiği teknik hizmet, başlangıçta --------- Şirketi tüzel kişiliği üzerinden faturalandırıldıüını; akabinde aynı kişi, aynı tesise, aynı nitelikteki edimi bu kez kendi şahsi mükellefiyeti ile ifa etmeye devam ettiğini söz konusu ---------- şirketinin, 2025 yılı içerisinde tasfiyeye sokulduğunu ve ---------- Ticaret Sicili nezdinde terkin edildiğiini, ilgili şirket ile ... arasındaki bağın tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek, davacı/karşı davalı tarafından açılan haksız asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile; davacı/karşı davalının kusurlu hizmeti neticesinde müvekkili şirketin uğradığı zararlara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın (belirsiz alacak) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararların, asıl davada talep edilen alacakla takas ve mahsubuna, davacı/karşı davalının haksız ve kötü niyetli takip başlatmış olması nedeniyle takip ve dava konusu tutar üzerinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek davacı/karşı davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklan fatura alacakları için --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce--------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak davacının tacir olup olmadığı hususu araştırılmıştır. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.”19.02.1986 tarih ve --------- sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davalı gerçek kişinin bağlı bulunduğu ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "...gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı", ------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "... 2025 yılından itibaren işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu dolayısıyla mükellefin ikinci sınıf tüccar olduğu" şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davacının --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazısı uyarınca tacir olmadığı, ------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılar uyarınca davacının 2. Sınıf tacir sayıldığı ancak mükellefin 2025 yılı Beyannamesine göre VUK'nun 177.maddesi uyarınca 1.fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşmadığı bu nedenle tacir sayılamayacağı, ikinci sınıf tüccar olanlar ve işletme hesabına göre defter tutanların tacir olarak kabul edilebilmesi için VUK 177. Maddesindeki limitleri aşması gerektiği, gelen müzekkere cevaplarına göre de esnaflık sınırlarını aşan faaliyet tespit edilememekle davacının faaliyetinin esnaf sınırları içinde kaldığı ve tacir sayılamayacağı anlaşılmakla, bu kapsamda eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında, her ne kadar davalı tacir ise de, davacının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı, uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla açıklanan tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026