İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin fuar lojistiği hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkemenin tespiti hakkında istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafından davalıya Almanyadaki bir fuar için sunulan ulaştırma ve lojistik hizmetleri karşılığında düzenlenen faturanın davalı tarafından "sözleşme dışı" olduğu gerekçesiyle iade edilmesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmeyi sürücülü araç hizmet alımı olarak yorumlayıp görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vererek davayı usulden reddederken, davacı ise istinaf başvurusunda, sözleşmenin aslında fuar giriş-çıkış gümrükleme ve elleçleme gibi kapsamlı fuar hizmetlerini kapsadığını ve Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında fuar lojistiği hizmet alım sözleşmesi kurulduğunu, söz konusu sözleşmenin Almanya'nın ...kentinde yapılan fuara katılan davalı şirketin davacı tarafından ulaştırma ve tüm fuar hizmetlerinin yapılmasına ilişkin olduğunu. sözleşme kapsamında yapılan işler için davalı tarafa faturalar düzenlendiğini, ...numaralı 35.339,06 EURO tutarlı faturanın davalı tarafından sözleşme dışı olması sebep gösterilerek iade edildiğini, bunun üzerine davalı tarafa icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 29.06.2020 Takip konusu fatura da 2 kalemin söz konusu olduğunu, bu kalemlerin yurt dışı bekleme ücreti ile yurt dışı lojistik hizmet bedeli olduğunu, bu 2 talebin haksız olduğunu, iş bu faturanın haksız ve mesnetsiz olduğu ve davalı tarafından kabul edilmeyip davacı tarafa iade edildiğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında “Yolcu Taşıması İçin Araç ve Şoför kiralama” başlıklı █████/2010 tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşmenin iş tanımı başlıklı 4. maddesinde davacının uçaklarıyla seyahat eden müşterilerin dört faklı güzergaha 25’er kişilik 2 adet minübüs ile günde iki sefer halinde ulaşımlarının sağlanması için şoförlü araç kiralanmasının sözleşme konusu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda sözleşmenin sürücülü araç hizmeti alımına dair bir sözleşme olduğu, bir kira sözleşmesi olmadığı, hizmet alımına ilişkin bir sözleşme olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. Maddesi dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olmadığı anlaşılmaktadır. .........Yukarıda anılan içtihat uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir kısım iş makinesi kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı , 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinde ise dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmekle mahkememizin karşı görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle,"Davanın HMK 114. Ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Taraflar arasında davacı şirketin Almanya'nın ...kentinde yapılacak olan ... fuarı için ulaştırma ve tüm fuar hizmetleri yapılarak davalı şirketin standına teslimine ilişkin sözleşme kurulduğunu, bu sözleşme kapsamında söz konusu fuarda davalı şirketin fuar giriş-çıkış gümrükleme ve fuar alan elleçleme (forklift, vinç, vs ekipman kiralama) işleri için ilgili fuarda bulunan gümrükleme ve alan servis sağlayıcısı firma ...(......) ...'den hizmet alındığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye ilişkin gerekli inceleme yapılmadan fuar hizmeti olmasını kiralama olarak değerlendirmesinin mahkemenin bu konuda yeteri kadar inceleme yapmadan karar verdiğinin göstergesi olduğunu, zira; davacı şirketin davalı şirkete fuar hizmeti vermediğini, fuar alanına ulaşım ve kurulum hizmetini sağladığını, bu sebeple ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli Fuar Lojistiği Hizmet Alım Sözleşmesinin, ''1. Sözleşmenin Konusu'' başlıklı maddesinde, kiraya veren (davacı) tarafından kendisine ait olan veya kiraladığı, vinç, forklift, yükleme boşaltma ekipmanları, gümrükleme hizmetleri, geçici teminat ve boş dolu kap depolama kiralayan'a (davalı) ait ürünlerin fuar alanında boşaltma, kurulum, söküm ve yükleme hizmetlerinin kiraya veren tarafından yerine getirilmesi ile ilgili olduğu belirtilmiştir. Sunulan dava dilekçesinde, Almanya'nın ...kentinde yapılacak ... fuarına katılan davalı şirket için davacı şirket tarafından ulaştırma ve tüm fuar hizmetlerinin yapılmasına ilişkin olarak yukarıda belirtilen sözleşme uyarınca yapılan işler kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete faturalar düzenlendiği ve davalı şirket tarafından ... numaralı 35.339,06-EUR bedelli faturanın "sözleşme dışı bir fatura olması" gerekçesiyle iade edildiği, fatura bedelinin davalıdan tahsiline yönelik davalı şirket aleyhine.... İcra Müdürlüğü ...Esas numaralı dosyası ile 35.339,06-EUR tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığı ancak iş bu takibe,ödeme emrine, tüm faiz ve fer'ilerine ve yetkiye itiraz edilmesi nedeniyle, istinafa konu edilen itirazın iptali istemli iş bu dava açılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, █████/2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 272.510,09 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının sadece lojistik hizmeti verdiği, ekipman çalışma mutabakatı gösteren puantajlar iş emirleri bulunduğu, sözleşme kapsamında söz konusu fuarda davalı şirketin fuar giriş-çıkış gümrükleme ve fuar alan elleçleme (forklift, vinç, vs ekipman kiralama) işleri için ilgili fuarda bulunan gümrükleme ve alan servis sağlayıcısı firma .....(....) ...'den hizmeti alındığı, ekipmanların ücretlendirmesi beher saat üzerinden yapıldığı, bilirkişi tarafından hukuki ihtilafın temelinin yanlış nitelendirildiği ileri sürülmüştür. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan şartlardır. Dava şartları gerçekleşmeden davanın esası incelenemez. Hakim dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır, tarafların bu konuda talepte bulunmasına gerek yoktur. HMK'nın 114.maddesinde düzenlenen dava şartları mahkemeye, taraflara ve dava konusuna (müddeabihe) ilişkin olmak üzere, üçe ayrılır. Mahkemeye ilişkin dava şartları; "yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki", taraflara ilişkin dava şartları; "davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davayı takip yetkisi", dava konusuna ilişkin dava şartları ise; "davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi, kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar (menfaat) bulunması, davanın derdest olmaması" olarak sıralanmaktadır. HMK'nın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanlarıyla bağlı değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davacı taraf bu sözleşmeden kaynaklı alacağı bulunduğu iddiasını takip konusu etmiş olup, taraflar arasındaki sözleşmesinin hükümleri uyarınca eldeki davanın konusu olan sözleşmede kiracının taşınmazdan yararlandığı, ofisin tamamen davacı olan müşterinin hakimiyeti altına girmediği, davalı şirketin sunduğu yukarıda bahsedilen hizmetlerden yararlandığı ve sözleşmenin tarafı olan müşterinin taşınmazın kullanımı ve hizmetler için ödenmesi gereken bedel belirlendiği gibi bedele dahil olmayan ek hizmetlerde verilebileceği bunun içinde ayrıca ek hizmet alındığı zaman ödenecek meblağın belirlendiği, böylelikle kira sözleşmesi tanımı kapsamının dışında kalan edimlerinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda da taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığından HMK'nın 4. maddesinin uygulanabilir olmadığı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi TTK'nın 4. maddesinde sayılan davalardan olmadığından eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı sabittir.Davaya konu somut olayda; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve nispi ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır. İş bu nedenle, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile, Bakırköy.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarihli ve 2020/.. Esas ███████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026