Taksirli orman yangını sonucu meydana gelen zararın tazmini davasında, kusur oranına göre uygulanan hakkaniyet indirimi ve davacı idarenin munzam zarar taleplerinin reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Ormanlık alanda dikkatsizlik sonucu çıkan yangında meydana gelen zararın tazmini davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi tarafından davalının taksirli eylemi ve söndürme çabaları göz önüne alınarak tazminat miktarında hakkaniyet indirimi uygulanması ve enflasyon kaynaklı munzam zarar talebinin reddedilmesi üzerine davacı vekilinin yaptığı temyiz başvurusu, davacı idarenin yaptığı giderlerin gerçek zarar ilkesi kapsamında değerlendirilmesi ve kararın usul ile kanuna uygun bulunması gerekçesiyle oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ormanlık alanda 23.08.2018 tarihinde çıkarılan yangında 3.795,10 TL söndürme gideri, 602.796,60 TL fidan zararı ve 277.863,30 TL ağaçlandırma gideri olmak üzere toplam 884.455,00 TL zararın meydana geldiğini ileri sürerek; iş bu zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asil duruşmada; dava konusu yangına dikkatsizliği sonucu sebebiyet verdiğini kabul ettiğini, ancak tazminatı ödeyecek durumu olmadığından alacak miktarına itiraz ettiğini, beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hakkında açılan ceza davasında davaya konu eylemi nedeniyle mahkumiyetine dair verilen kararın kesinleştiği, davalı yönünden olayın özelliği, fiilin taksirle gerçekleştiği gerekçesiyle hesaplanan tazminattan %10 hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 795.927,24 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, meteoroloji verilerine göre, yangının çıkma ve yayılma riski yüksek olan sert rüzgârda ve hava sıcaklığının yüksek olduğu Ağustos ayında meydana geldiği, davalının ceza yargılamasında olay tarihinde öğle saatlerinde şiddetli bir rüzgârın olduğu, ateşin bir anda tutuştuğu ve su döküp söndürmeye çalışmış ise de yayılmasını engelleyemediğini beyan ettiği, davalının kasıtlı bir eyleminin bulunmadığı, olayın dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği, mevsim koşulları ve davalının ateşi söndürmek için çabalaması gözetildiğinde davalı yararına yapılan hakkaniyet indirim oranının dosya kapsamına uygun olduğu, davacı İdare tarafından enflasyon gözetilerek munzam zararın hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, haksız eylem tarihindeki verilere göre zararın hesaplanmasının yerinde olduğu, davacının talebinin haksız fiile dayalı uyuşmazlıklarda gerçek zararın tespiti gerektiğine ilişkin ilkeler ve Orman Kanunu hükümlerine uygun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; somut olayın özellikleri, olayın gerçekleştiği tarihte şiddetli rüzgarın bulunması, yangının çıkma ve yayılma riskinin yüksek olması ve davalının ağustos ayında ağaçlandırma sahasına yakın olan mevkide yeterli önlem almayarak ateş yakmasının kasıt derecesine yakın ağır kusur teşkil ettiğini, zararın büyüklüğü, eylemin ağırlığı ve kusur oranı gözetildiğinde davalı lehine indirim uygulanmasının hatalı olduğunu, kamu zararı ve kamu yararı gereği hakkaniyet indirimi uygulanmaması gerektiğini, bilirkişi tarafından zararın belirlenmesinde hakkaniyet indiriminin öngörülmediğini, takdiren indirme gidilmesinin gerekçesiz ve keyfi uygulama olduğunu, yangın neticesinde 13.97 hektarlık orman alanının yok olduğunu, haksız eylem üzerinden yaklaşık 6 yıldan fazla süre geçtiğini, zararın halen giderilmediğini, yangından sonra yeniden dikim için fidan maliyetlerindeki artış, gecikmeden doğan ek kayıplar ve yangın sonrası oluşan arazi rehabilitasyon masrafları gibi ek ve öngörülemeyen masraflar nedeniyle munzam zararın da giderilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, meydana gelen orman yangını nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın gerekçesine, temyiz sebeplerine ve özellikle davacının dava dilekçesindeki talebi gözetildiğinde, davacı idarenin yapmış olduğu giderlerin tamamını gerçek zarar ilkesi kapsamında isteyebileceğinin anlaşılmasına göre, davacı İdarenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.