Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde, tacire verilen kurumsal banka bonosundan kaynaklanan itirazın iptali davasında imza inkarı ve borçsuzluk iddiasıyla bilirkişi raporuyla imzanın tespiti.
Özet: Bu hukuki evrakta davacı, aleyhindeki icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, borcunun bulunmadığını ve zaten kefil olduğu bir kredi anlaşmasında habersizce avalist olarak gösterildiğini ileri sürerek takibin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep ederken; davalı banka, önceki mahkeme kararı ve bilirkişi raporuyla imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, bononun kambiyo vasfına haiz, usulüne uygun ve illetten mücerret bir borç ikrarı olduğunu, davacının "teminat senedi" iddialarının dayanaksız olduğunu ve yazılı delille ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████....DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine takibe konu edilen .... dosyasında belirtilen şekilde müvekkilinin borcunun bulunmadığını, icra takibine konu kambiyo senedinin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığından, cebri icra yoluyla paranın tahsili yoluna gidilmiş ise de müvekkilinin davalı yana borcu bulunmadığı gibi, kambiyo senedinde yer alan imzanın ve böyle bir borcun da bulunmaması sebebiyle ... Sayılı dosyasında kesinleşmemiş devam eden bir dava bulunduğunu, ancak...Mahkemesince kısıtlı inceleme yapılabildiğinden işbu davayı açmak gerektiğini, takip alacaklıs... Anonim Şirketi'ne müvekkili tarafından imzalanarak verilen hiçbir senet bulunmadığını, 2013 yılında ... Şirketi'nden alınan kredi sonucu teminat olarak senet istendiğini bildiğini, fakat müvekkili tarafından 2013 yılında yapılan herhangi bir senede imza atılmadığını, müvekkili tarafından yapılan incelemede söz konusu imzanın da kendisine ait olmadığı görüşünde olup, bu haliyle senet üzerinde yer alan imzanın müvekkile ait olmaması sebebiyle itiraz ettiklerini, takibe konu bononun muhatabının ... arasında 2013 yılında kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin o dönemde çekilen kredi sözleşmesine zaten kefil olduğunu, fakat müvekkilinden habersiz olarak avalist olarak gösterildiği bonodan kaynaklı olarak müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 06.05.2013 tarihli ve 100.000,00 TL bedelinde olduğunu, takibe konu edilen bononun 06.05.2013 düzenleme tarihli ve 100.000,00 TL bedelinde olup, kredi sözleşmesi ve bononun taraflarının da aynı olduğunu, borçlu... Anonim Şirketi arasında kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak ticari ilişki mevcut olup başka bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığının ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, borçlu ... bonodan kaynaklı borcu olmayacağını ileri sürerek, öncelikle ve ivedilikle teminat mukabili olarak tedbiren ... Esas sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesi ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın alacağını tahsil edememesi üzerine ... Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz davası ikame ettiğini, söz konusu dosyada yapılan tüm incelemeler ışığında 17.03.2022 tarihinde verilen karar ile takip konusu bono üzerinde yer alan imzanın borçluya ait olduğu ve takip konusu bononun usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo vasfına haiz bir bono olduğu, bu anlamda karşılıksız, illetten mücerret bir borç ikrarı olduğu yönünde karar verildiğini, davacı borçlu tarafından ilk olarak ortaya konan iddianın takip ve dava konusu bonoya imza attığını "hatırlamaması" olduğunu, bu anlamda takip konusu bonoya karşı öne sürülen iddiaların İİK 169/a maddesi uyarınca yalnızca "yazılı belge" ile ispatının mümkün bulunduğunu, ... Esas sayılı dosyasında usulüne uygun ve hükme esas teşkil edecek şekilde temin edilen 07.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile takip ve dava konusu bono üzerinde yer alan imzanın davacı ...eli ürünü olduğunun ortaya konulduğunu, bu incelemenin ...İcra Hukuk Mahkemesi tarafından bütün şartlar sağlanarak Adli Belge İnceleme Uzmanı aracılığıyla yapıldığını, bu anlamda söz konusu rapor sabitken borçlu davacının dava ve takip konusu bonoya imza attığını "hatırlamadığı" iddiasının soyut olduğu gibi mevcut hukuk düzeni tarafından korunması beklenemeyecek nitelikte olduğunu, dava dışı borçlu şirket tarafından borçlarının ödenmesi amacıyla düzenlenerek alacaklı bankaya tevdi edilen bonoda davacının avalist sıfatıyla imzası bulunduğunu, "teminat senedi" iddiasının senet borçlularının uygulamada sıklıkla başvurdukları, alacaklının alacağına kavuşmasını geciktirme amacı taşıyan dayanaksız iddialardan ibaret olduğunu, teminat amacıyla verildiği öne sürülen söz konusu bono üzerinde, bu yönde en ufak bir ibarenin dahi bulunmadığını, dava ve takip konusu bononun illetten mücerret olup kayıtsız, şartsız ve soyut bir borç ikrarı olduğunu, bu anlamda borçlu davacının iddialarının hiçbirinin senedin kambiyo vasfını etkilemeyeceği gibi işbu iddiaların hiçbirisinin de somut olarak herhangi bir delil vasıtasıyla ispat edilemediğini savunarak, davanın reddi ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 05.07.2022 tarihli Kararda özetle; "... Karar sayılı dosyasında uzman bilirkişiden alınan raporda takip konusu bono aslı üzerinde inceleme yapılarak, takip konusu bonoda atılı bulunan borçlu imzalarının davacının elinden çıktığını belirten bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve bu bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının imzaya itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Takip konusu bononun TTK 776. Madde uyarınca; kambiyo senedinin tüm unsurlarını taşıdığı, takip konusu bono üzerinde yer alan imzanın davacı borçluya ait olduğu ve bononun usulüne uygun olarak düzenlenmiş kambiyo vasfına haiz bir bono olduğu, bir bononun teminat senedi olması için üzerinde "teminattır" ibaresi olması yeterli olmayıp, söz konusu teminatın ne için olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiği, takip konusu bono üzerinde bu şekilde bir yazının bulunmadığı, aval verenin kimin lehine aval veriyor ise onun gibi sorumlu olacağı, asıl borcun geçersiz olduğu def'i ileri sürülemez, kimin lehine aval verildiği senede yazılmaz ise keşideci lehine sayılır, senet metninde müşterek ve müteselsil kefil ibaresi yazıyor ise bu kefalet değil, aval kabul edilir, aval maddi bakımdan tamamen bağımsız bir kambiyo taahhüdüdür. Dava konusu bono üzerinde yer alan imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşıldığı, davacının senet üzerinde tahrifat yapıldığı iddialarının ancak yazılı belge ile ispatının mümkün olduğu, dava ve takip konusu bono illetten mücerret olup, kayıtsız şartsız bir borç ikrarı niteliğinde olup, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların yazılı belgeler ile ispat edilemediği de anlaşılmakla, davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddi ile, Mahkememizce ... sayılı takip dosyasında davacı borçlu ... yönünden icra veznesindeki paranın İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, dava konusu değerin 100.000,00-TL'nin takdiren %20'si 20.000,00-TL teminatın nakit veya kayıtsız şartsız, kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak alınmasına karar verildiği, ancak kararda belirtilen teminatın yatırılmadığı ve bu nedenle karardan bir örneğin ilgili icra müdürlüğüne gönderilmemiş olduğu anlaşılmış olmakla, davalı tarafın tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığı nedenle reddine" şeklindeki gerekçe ile davacının davasının reddine ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, verilen kararın davacı vekili tarafından İstinaf edilmesi üzerine Mahkememizce verilen kararın...Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı görülmüştür....16.10.2024 tarihli Kaldırma Kararında Özetle; "Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, senedin tüm unsurları taşıdığı, senetteki imzanın davacıya ait olduğu, senette teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı, davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davaya konu senedin 06.05.2013 keşide tarihli, 20.10.2020 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli olduğu, senette dava dışı ....'nin borçlu, davacının avalist, davalı bankanın lehtar olarak yer aldığı görülmüştür. Dayanak ...Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 26.04.2022 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve diğer dava dışı borçlular aleyhine senede dayalı olarak 100.000 TL asıl alacak olmak üzere 133.813,74 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür. ...Karar sayılı dosyasında, davacının imza ve borca itiraz iddiası ile açtığı davada bilirkişi raporuna göre imzanın davacıya ait olduğu, teminat iddiası ile borcun bulunmadığı iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda, davacı icra takibinin iptalini talep ettiğinden dava icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibinde 133.813,74 TL alacak talep edilmiş olup davacı tarafından dava dilekçesinde dava değeri 100.000,00 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Menfi tespit davalarında kısmi dava açılamayacağı gibi icra takibi dikkate alındığında 133.813,74 TL üzerinden eksik harcın tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilip sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekir iken eksik harç tamamlatılmaksızın Harçlar Kanunu 32.maddesine aykırı olarak yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir (Aynı yönde ... Karar sayılı ilamları). Kabule göre de davacı, imza ve borca itiraz iddiası ile işbu menfi tespit davasını açmış olup Mahkemece imza inkarına yönelik rapor alınmadığı, ... Mahkemesinde alınan rapora istinaden imzanın davacıya ait olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. ... Mahkemeleri dar yetkili olup, takip hukukundan kaynaklanan davalara bakan mahkemelerdir. ... Mahkemelerinde yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. Mahkemece tarafların delilleri toplanarak imza incelemesi yaptırılması gerekirken, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınarak karar verilmesi de doğru olmamıştır (Aynı yönde ...Karar sayılı ilamları).Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;... Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ...Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" şeklindeki gerekçe ile Mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür.Mahkememizce,... Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararı sonrası hazırlanan 08.11.2024 tarihli Tensip Zaptında, Kaldırma Kararında belirtilen hususların yerine getirilmesi amacıyla gerekli ara kararların kurulduğu, bu kapsamda dava dilekçesinde dava değerinin 100.000,00 TL olarak belirlendiği ve peşin harcın bu miktar üzerinden yatırıldığı, davaya konu icra takibinde 133.813,74 TL olarak işlem yapıldığından ( 133.813,74 - 100.000,00 )= 33.813,74 TL üzerinden hesaplanan 577,46 TL eksik harcı ikmal etmek üzere davacı vekiline ara kararının tebliğinden itibaren iki hafta süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın HMK 150. Maddesi kapsamında işlemden kaldırılacağının ihtarına, ...icra dosyasındaki davaya konu icra takibinin dayanağı senedin aslının Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, davacı vekiline; davacı ... ait 2013 yılı öncesi imza asıllarının bulunduğu resmi kurum ve kuruluşların yerini mahkememize bildirmek için 2 hafta süre verilmesine, imza asıllarının bulunduğu ilgili kurum ve kuruluşların yeri mahkememize bildirildikten sonra ilgili yerlere müzekkere yazılmasına karar verildiği, verilen ara karar gereklerinin yerine getirildiği, eksik harcın tamamlandığı, davacı vekili tarafından davaya konu senedin tanzim tarihi olan 2013 yılı öncesine ait davacı imzalarının bulunduğu Kurumların Mahkememize bildirildiği, Mahkememizce bildirilen Banka ve Noterlere davacının imzasının bulunduğu evrak asıllarının gönderilmesi için gerekli müzekkerelerin yazıldığı, yazılan müzekkereler uyarınca gönderilen davaya konu senet aslı ile davacının imzalarını içeren evrak asılları kasaya alınmış olup, kaldırma sonrası yapılan 11.02.2025 tarihli ilk duruşmada verilen ara kararlar ile .... olan dava dosyasının fiziken gönderilmesinin istenildiği ve sonrasında dosyanın ve dosya ile ilgili olarak Mahkememiz kasasına alınan tüm evrak asıllarının Adli Belge İnceleme Uzmanı/... bilirkişiye tevdi ile; takip dosyası, dosya kapsamı, ... Hukuk Mahkemesi dosyasındaki deliller ile ... Kaldırma Kararı incelenmek suretiyle; dava konusu olan senetteki davacı ... adına atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak rapor düzenlenmesinin istenildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği ... tarafından düzenlenen 13.03.2025 tarihli Raporun dosyaya sunulduğu, davacı vekili tarafından verilen 27.03.2025 havale tarihli dilekçe ile rapora karşı itirazda bulunulduğu ve davanın esasına ilişkin beyanların sunulduğu, imza incelemesine ilişkin olarak düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, bilimsel ve teknik esaslara uygun olarak hazırlanmış olduğu görülmekle ve toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak bir hususun kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, ... Kaldırma Kararına, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında alınan imza incelemesine ilişkin teknik rapora ve tüm dosya kapsamına göre, işbu menfi tespit davasının konusu olan icra takibinin dayanağını oluşturan alacaklısı ..., avalistleri... adına atılı bulunan imza ile işbu dava davacısı ...'ın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmalı incelemede; Genel şekil, imzaların başlama ve bitim yerleri, imzalar içerisindeki el hareketlerinin karakteristik tersim özellikleri, dönüşlerin ve kavisli el hareketlerinin yapılışı, hatların birbirlerine olan pozisyon ve açıları, konuşlanmış ve kompozisyon biçimleri, sürat dereceleri ve tazyik vasıfları, diğer kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden uyum ve benzerliklerin tespit ve müşahede edilmiş olduğu, buna göre davaya konu bonoda avalist ... adına atılı bulunan imzanın davacı ...'ın eli ürünü olduğu hususunun teknik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, bu durumda davacının takip konusu senet altındaki imzasına yönelik olarak yaptığı itirazların yerinde olmadığı, davacı tarafça senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının ileri sürülmesi yanında davalı banka tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibine konu edilen senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığı, senedin kredi sözleşmesine bağlı olarak verilmiş teminat senedi olduğu, bu yönüyle kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi içermediği, senet üzerinde sonradan tahrifat yapılarak vade tarihinin doldurulduğu ve takip tarihi itibariyle senedin zamanaşımına uğradığı, tüm bu sebeplerle, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinin dayanağının ortadan kalktığı, takibe konu senedin kredi sözleşmesine dayalı teminat niteliğinde olduğu, kambiyo senedi vasfını taşımadığı, söz konusu senedin bağımsız, soyut ve kayıtsız-şartsız bir ödeme taahhüdü içeren kambiyo senedi olarak değil, doğrudan kredi sözleşmesinin eki ve teminatı olarak düzenlenmiş olduğu, kredi sözleşmesine bağlı olarak verilen senetlerin kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarı değil, teminat aracı olduğunun kabul edildiği, davacının davalı bankayla herhangi bir doğrudan ticari faaliyeti, borç ilişkisi veya hizmet akdinin bulunmadığı, davacının ...eski ortağı olup, kredi sözleşmesine kefalet verdiği dönemde şirket ortağı olduğunu, fakat takibe konu edilen senet düzenlendiğinde şirket ortaklığından ayrıldığını, senedin altında yatan ticari ilişki ya da para alışverişinin davacı ile banka arasında mevcut olmadığı, senedin hukuken ve fiilen davacının borcuna değil, üçüncü bir kişinin (...) borcuna dayandığı, davacı ile alacaklı arasında gerçek anlamda bir borç ilişkisinin kurulmamış olması, bu senedin tek başına kambiyo takibine konu edilmesini hukuken imkansız kıldığı hususlarını da ileri sürmüş ise de davaya konu senedin bono vasfında olup, kambiyo senedi niteliğinde bulunduğu, yasal unsurları taşıdığı, teminat senedi olduğuna ilişkin senet üzerinde bir ibare olmadığı gibi bu konuda taraflar arasında düzenlenmiş ayrı bir yazılı belgenin de bulunmadığı, takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı, davacının kambiyo senedine avalist sıfatıyla imza attığı, yani kambiyo senedinden doğan borcun ödenmesi hususunda alacaklıya karşı garantide bulunduğu, avalin kambiyo senetlerine özgü bir kefalet olup, aval veren senedin ödeneceğini senet alacaklısına karşı garanti ederek borçlu tarafından ödenmediği takdirde senet borcunu bizzat ödemeyi üstlenmiş olduğu göz önüne alındığında, senet alacaklısı banka ile aval arasında davacı arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmasının şart olmadığı, senet borcuna aval veren davacının borcun esasına yönelik olarak ileri sürdüğü hususların da hukuken geçerli bulunmadığı anlaşılmakla, davacının imzaya ve borca yönelik itirazlar ileri sürerek açtığı işbu menfi tespit davasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, uyulan kaldırma kararında belirtilen hususlar ve öncesinde verilen mahkeme kararında davacı taraf lehine kesinleşen hususlar da nazara alınmak suretiyle, uyulan kaldırma kararının kapsam ve içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının reddine ve davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmekle, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,2-Davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.707,75-TL harcı ile 578,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 1.670,35-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile İstinaf aşamasında yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-Davalı tarafça yapılan toplam 38,40-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,7-Davanın açılış tarihi itibariyle menfi tespit davaları yönünden ticari dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025...