Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma saikiyle gerçekleştirdiği muvazaalı tapu devrinin iptali ve tescili davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Mirasbırakan annenin bir mirasçısından mal kaçırma amacıyla diğer mirasçı olan davalı oğluna taşınmaz devri iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin davada; davacı, annesinin ekonomik durumu iyi olmasına rağmen muvazaalı bir satışla taşınmazı davalıya devrettiğini iddia ederken, davalı işlemin gerçek olduğunu savunmuş, ancak ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, murisin paraya ihtiyacı olmadığı, satış bedeli ile rayiç bedel arasındaki fahiş fark ve davalının savunmalarını ispatlayamaması gibi gerekçelerle devrin mirasçılardan mal kaçırma kastıyla muvazaalı yapıldığına karar verip davanın kabulüne hükmetmiş, bu karar Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacı; mirasbırakan annesi ...’nın 1209 (yeni 1 46... ) parsel sayılı taşınmazdaki eşi ... ...’dan kendisine intikal eden █████ payının tamamını davalı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiğini, murisin maddi durumunun gayet iyi olup taşınmaz devrine ihtiyacı olmadığını, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı; yapılan satış işleminin gerçek olduğunu, murisin taşınmazdaki bir kısım payını kendisine sattığını, muris ... ’dan mirasçılarına bir çok taşınmaz kaldığını, o dönemde silah ruhsatı alacağını, bunun için de üzerine kayıtlı büyük miktarda arazisi olması gerektiğini, bu nedenle de dava konusu taşınmazı satın aldığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; murisin ekonomik durumunun iyi olduğu, paraya ihtiyacının bulunmadığı, davalı ile birlikte yaşadığı, satışın gerçek olmadığı, temlikin muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesince; muris...'in, biri davalı oğlu ve üçü kız olmak üzere toplam 4 mirasçısı bulunduğu, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacının olmadığı, ekonomik ve sağlık durumunun bunu gerektirmediği, tapuda gösterilen bedel ile o tarihteki rayiç satım bedeli arasında misli fark olduğu, davalının tapuda gösterilen bedel dışındaki satım bedelinin ödendiğine ilişkin yazılı bir delil sunamadığı, davalının silah ruhsatı almak için bu hisseyi satın aldığını savunduğu ancak buna ilişkin yazılı bir delil sunmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece iptal edilen kısım dışında kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğu, ayrıca atıf yapılan veraset ilamının numarasının yanlış belirtildiği, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 43.755,86 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.