Ayıplı (pert kayıtlı) ikinci el araç satışı nedeniyle sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi ile yüksek enflasyon ortamında oluşan değer kaybından kaynaklanan menfi zararın kapsamının belirlenmesi.
Özet: Davacı, gizli ayıplı araç satın alması üzerine sözleşmeden dönme, ödediği 53.000 TLnin iadesi ve yüksek enflasyon nedeniyle aracın satın alındığı tarihteki bedeli ile dava tarihindeki muadil araç bedeli arasındaki farktan kaynaklanan "menfi zararının" tazminini talep etmiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebini kabul ederken, davacının maddi zararını ispat edemediği ve aracı piyasa değerinin altında aldığı gerekçesiyle tazminat talebini reddetmiş, davacı vekili ise temyizde enflasyon kaynaklı menfi zararın tazmini gerektiği yönünde itirazda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2023/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 11.02.2019 tarihinde ... marka aracı 53.000,00 TL'ye satın aldığını, davalı tarafından verilen ilan üzerine 09.02.2019 tarihli ekspertiz raporunun aldırıldığını, davalının araçta raporda belirtilen boya ve değişen parçalardan başka bir sorun olmadığını müvekkiline bildirdiğini, ancak müvekkilinin aracın kasko sigortasını oluşturmak için sigorta şirketi ile görüşmeye gittiğinde aracın pert kaydı olduğunu ve araç plakası üzerinde de mühür bulunmadığını öğrendiğini, yani araçta gizli ayıpların bulunduğunun tespit edildiğini, davalıya sözleşmeden dönme ve menfi zararlarının karşılanmasına dair çekilen ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek; müvekkili tarafından ödenen 53.000,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 26.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan iadesini ve belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada emsal sıfır aracın dava tarihindeki değerinin bilirkişi raporuyla belirlendikten sonra aradaki fiyat farkı için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bilirkişi raporunda aracın dava tarihindeki değeri 327.272,72 TL olarak belirlendiğinden, taleplerini 326.272,50 TL'ye artırarak, araç satış bedeli ile belirlenen bedel arasındaki fark olan 274.272,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın üç yılı aşkın bir süredir davacının kullanımında olduğunu, ekspertiz raporunda belirtilmeyen ancak davacının kullanımından kaynaklanmış olabilecek onarım ve değişimleri kabul etmediklerini, müvekkiline herhangi bir şekilde ihtarname tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yararlanma bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinde haklı olduğu, davacının zarara uğradığını ispat edemediği, aracın ikinci el olarak alındığı, emsal sıfır aracın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak farkın tazmini isteminin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporundaki hesaplamalar uyarınca da davacının davaya konu aracı piyasa rayiç değerinin altında bir bedel ile satın aldığı anlaşıldığından hali hazırda maddi bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, dava konusu aracın davalıya iadesi ile davacı tarafından dava konusu aracın satış bedeline istinaden davalıya ödenen 53.000,00 TL'nin talep gibi 26.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu aracın tüm takyidatlarından davacı tarafından arındırılarak davalıya teslimine, davaya konu aracın iade ve teslimi ile ilgili masraflarının davalı tarafından karşılanmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkilinin aracı satın aldığı 53.000,00 TL bedelle bugün aynı aracı veya benzer özelliklere sahip başka bir aracı satın alamayacak durumda olduğunu, ülkemizde son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve araç piyasasındaki fahiş fiyat artışları dikkate alındığında müvekkilinin menfi zararının ortada olduğunu, davalının ayıplı mal satışı sebebiyle menfi zarardan da sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracı aldığı tarihteki bedel ile bugünkü muadil araç bedeli arasındaki fark kadar zarara uğradığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı tarafça satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ayıplı araç ile ayıpsız araç değerleri arasındaki değer farkına ilişkin davacının talebi 6098 sayılı Kanunun 227/2 maddesinde belirtilen zarar kapsamında olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.