Ayıplı aracın azami tamir süresini aşan onarımına rağmen misliyle değişim talebi ve pandemi mücbir sebep iddiasının hukuki değerlendirmesi.
Özet: Yeni alınan bir aracın kısa sürede defalarca arıza vermesi ve yasal azami tamir süresini aşan uzunlukta serviste kalması nedeniyle misli ile değişim talep eden tüketicinin davası, ilk derece mahkemesince aracın tamir edildiği ve pandeminin mücbir sebep olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; fakat bölge adliye mahkemesi, yasal azami tamir süresinin aşıldığını ve davalıların bu gecikmeyi belgeleyemediğini vurgulayarak, tüketicinin kanundan doğan seçimlik haklarını kullanabileceği yönünde ilk derece mahkemesi kararının aksine bir değerlendirme yapmıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 28.06.2021 tarihinde 2021 model ... marka, sıfır kilometre... model aracı davalılardan ... Ticaret T. A....den 1.226.873,91 TL bedelle satın aldığını, 11 kw'lık araç müvekkiline anlatılmış olmasına rağmen 7,4 kwlık aracın satıldığını, aracın satın alınmasından yaklaşık 1 ay sonra araç ekranının nerdeyse tamamen kapandığını ve çalışmamaya başladığını, yedek parça ve sorunun çözümü için müvekkilinin toplam 4 ay beklediğini, araç teslim alındığında ise aracın trafik yardım sisteminin çalışmadığını ve tekrardan servise götürüldüğünü, araç teslim alındıktan sonra bu sefer de sürüş yol yardım sistemi ve navigasyonun çalışmadığını, araç servisten çıktıktan birkaç hafta sonra sürüş esnasında aks seviye ikazı uyarısı verdiğini, aracın sol arkasının çöktüğünü ve yolda kaldığını, aracın çekiciyle getirildiği servise 15.12.2021 tarihinde girdiğini, yapılan kontrollerde aracın kompresöründe arıza olduğunun belirtildiğini, aracın halen serviste olduğunu ve tamir edilerek müvekkiline teslim edilmediğini, dava konusu olan aracın satın alındığı günden itibaren sürekli arıza verdiğini ve müvekkilinin sürekli olarak servise gitmek zorunda kaldığını, mevzuatta belirtilen azami tamir süresinin fazlasıyla aşıldığını ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; araçtaki sorunların giderilerek 19.04.2022 tarihinde sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın olmadığını, otomotiv sektöründe parça temini bakımından krizin mevcut olduğunu ve mücbir sebebin varlığına rağmen ilgili parçaların temin edilerek aracın onarımının sağlandığını, araç üzerinde yapılan işlemlerinin araçta değer kaybı yaratmadığını, aracın tramer kayıtlarının celbinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu araçta oluşan sol arka aks seviye ikazı şeklinde oluşan arızanın üretimden kaynaklandığı, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığı ve garanti kapsamında gerçekleşen ücretsiz onarımın ardından aracın davacıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiği, davalı ... yetkili servisinin teslim süresinin uzatılması haricinde bir kusurunun olmadığı, dava konusu aracın keşif tarihi itibarıyla ayıplı olmadığı, kullanım kılavuzunda belirtilen kw hususunun ayıp niteliğinde olmadığı ve tüketicinin bu konuda bilgilendirildiğinin belirtildiği, pandemi döneminde yapılan servis hizmetinin mücbir sebeple geciktiğinin kabul edilebilir olduğu, bu durumda davacının davalılara karşı misli ile değişim talebini yöneltemeyeceği, iddia edilen arızaların giderildiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araçtaki arızanın giderildiği, aracın 15.12.2021 tarihinde servise giriş yaptığı, dava tarihi olan 19.04.2022 tarihinde de aracın davacıya teslim edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 56/3 maddesinde, tüketicinin onarım hakkını kullanması halinde tamiri için gereken azami sürenin aşılması hâlinde Kanunun 11. maddesinde yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabileceğinin düzenlendiği, 13.06.2014 tarihli ve 29029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin 4/a maddesinde, azami tamir süresinin bu yönetmeliğe ekli listede yer alan her mal grubu için tespit edilen süreleri kapsadığı, yönetmelik eki listede de binek otomobiller için azami tamir süresinin 45 iş günü olduğu, aracın 45 iş gününden çok sonra davacıya teslim edildiği, aracın davacıya satıldığı ve tamir için servise alındığı tarihin yurt içinde resmi olarak pandeminin kabul edildiği 16.03.2020 tarihinden sonraki dönemde gerçekleştiği, davalılar tarafından araca serviste yapılan işlemlere ilişkin servis formu ve aracın davacıya teslimine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalılar tarafından tamirin ne şekilde gerçekleştirildiğine, yurt içinden veya dışından parça temin edilerek tamir işlemi yapıldığına ilişkin bir belgeye de dayanılmadığı, ayrıca bilirkişi raporundaki aracın teslim edilememesinin sebebinin bir parçanın tedarikinin gecikmesinden mi yoksa operasyonel bir sorundan mı kaynaklandığının anlaşılamadığına ilişkin açıklamalar karşısında gecikmenin mücbir sebebe dayalı olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalıya teslimine, aracın misli ile değişiminin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere aracın onarımın yapılarak davacıya sorunsuz olarak teslim edildiğini, araçta yapılan işlemlerin değer kaybına sebebiyet vermediğini, araçta keşif tarihi itibarıyla hiçbir arızaya rastlanılmadığını, araca ilişkin servis kayıtlarının dosyada halihazırda mevcut olduğunu, dava konusu aracın onarımının pandemi koşullarında gerçekleştirildiğini, bu dönemde tüm dünyada otomotiv sektöründe parça temini bakımından kriz yaşandığını, parça tedariki anlamında gecikmeler yaşandığını, servis iş emirlerinde de bu hususa ilişkin herhangi bir kayda yer verilmesinin söz konusu olmadığını, zira bunun esasen servis kayıtlarında yer alabilecek bir husus olmadığını, seçimlik hakkın tüketildiğini, dava konusu aracın onarımı sırasında pandeminin etkisinin halen devam ettiğini, dava konusu araçtaki şikayetin makul sürede giderildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun dava konusu uyuşmazlıkla ilgili 11/4 maddesinde; "Ücretsiz onanım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyanınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir." şeklinde,
Aynı Kanun'un "Garanti belgesi" başlıklı 56/3. maddesinde; "Tüketici bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmışsa, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hâllerinde 11. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur." şeklinde,
13.06.2014 tarih ve 29029 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Garanti Belgesi Yönetmeliğinin "Tüketicinin diğer hakları" başlıklı 9/1-b maddesinde; Tüketicinin, ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın; tamiri için gereken azami sürenin aşılması durumunda; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur." şeklinde ve aynı tarihli Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin RG. 12.02.2020-31037 sayılı değişik 10/4 maddesinde; "Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan Yönetmelik'e Ek 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Gereğince Satış Sonrası Hizmet Verilmesi Zorunlu Olan Tüketici Ürünleri Listesi 10.1 başlığında binek otomobiller için azami tamir süresi 45 iş günü olarak belirlenmiştir.
2. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dava konusu aracın 15.12.2021 tarihinde tamir için yetkili servise alındığı, 19.04.2022 tarihinde davacıya teslim edildiği, Kanun ve Yönetmelik kapsamında 45 iş günü olarak belirlenen azami tamir süresinin aşıldığı, 6502 sayılı Kanunun 56/3 maddesindeki koşulların oluştuğunun anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükseltilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!