İflas masasına banka alacağı kayıt kabul davasında, kredi sözleşmesi ve borç yapılandırması kaynaklı taleplerin istinaf incelemesi.
Özet: Bir bankanın, genel kredi sözleşmelerinden doğan alacağının iflas masasına kaydı talebiyle açtığı davada, müflis şirket hakkında iflas erteleme tedbirlerinin uygulanması ve ardından iflas kararı verilmesi üzerine, bankanın kullandırdığı kredilerin hesap kat edilmesi ve sonrasında borcun yeniden yapılandırılması süreçlerinin incelendiği anlaşılan ilk derece mahkemesi, bankanın iflas tarihi itibarıyla oluşan 30.092.157,84 TL anapara ile 6.298.455,81 TL işlemiş faiz ve 314.933,79 TL BSMV dahil toplam 36.705.536,44 TL alacağının iflas masasına kısmen kaydına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: █████████KARAR NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ: █████/2021DAVA: Kayıt KabulKARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ...Anonim Şirketi arasında 23.09.2013 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle .... Noterliği'nin 08.04.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye borçlular tarafından itiraz edilmediğinden tüm borcun muaccel hale geldiğini, .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra esas takibine geçildiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı iflas erteleme dosyasında verilen tedbirler nedeniyle takibin durdurulduğunu, daha sonra iflas kararı verildiğini, iflasın açıldığı 18.04.2018 tarihi itibariyle müvekkili bankanın müflis şirketten 36,706.347,86 TL alacağını bulunduğunun banka kayıtları ile sabit olduğunu, iflas masasına kayıt taleplerinin reddedildiğini belirterek 36.706.347,86 TL alacaklarının iflas masasına kaydının yapılmasını talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı alacağını geçerli bir takibe de konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı hesap kat ihtarnamesini müflis şirket hakkında iflas erteleme davası devam ederken keşide etmişse de müflise tebliğ edilip edilmediği ve müflisin söz konusu ihtarnameye itiraz edip etmediğinin bilinmediğinden davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, faiz oranı belirlenirken TBK'nın 120. maddesinin uygulanması gerektiğini, genel işlem şartı taşıyan sözleşmelerde, borçlunun durumunu ağırlaştıracak hükümlerin konulamayacağı TBK'nın 25. maddesinde, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında oransızlık olması halinde bu oransızlığın giderilmesi gerektiği TBK'nın 28. maddesinde düzenlendiği, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın yasal 15 günlük sürede açıldığı anlaşıldığını, taraflar arasında delil sözleşmesi bulunduğundan, incelemede banka kayıtları esas alındığını, davacı bankanın ... şubesi tarafından davalı müflise █████/2016 tarihinde yıllık %14,75 faiz oranlı, 30 gün vadeli, 18.500.000,00 TL tutarlı kredi ile 12.02.2016 tarihinde yıllık %15,50 faiz oranlı, 30 gün vadeli, 10.000.000,00 TL tutarlı kredi kullandırıldığı, bu kredilerin 07.04.2016 tarihi itibariyle kat edildiği, buna göre hesap kat tarihi itibariyle davacı bankanın 29.248.844,32 TL alacağı bulunduğu, ..... Noterliğinden davalı asıl borçlu ve kefillere ihtarname tebliğ edildiği ve 15.04.2016 tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, davacı banka tarafından bu miktar üzerinden borçlular aleyhine takip başlatıldığı, davalı müflisin İstanbul Anadolu 2. ATM'nin ████████ E. sayılı iflas erteleme dosyasında 25.02.2016 tarihi itibariyle iflas erteleme tedbirleri almış olması sebebiyle bu borçlu yönünden takibe devam edilemediği, davacı banka ile borçlu Kürüm arasında 01.06.2016 tarihinde borç tasfiyesine ilişkin bir sözleşme akdedildiği, bu sözleşme uyarınca bu davaya konu kredilerden kaynaklanan borç yapılandırmasına göre, sözleşme tarihi olan 01.06.2016 tarihi itibariyle ana para borç tutarının 30.092.157,84 TL olarak belirlendiği ve yıllık faiz oranının da %11 olarak belirlendiği, 01.06.2016 sözleşme tarihi itibariyle belirlenen 30.092.157,84 TL Anapara alacağı, yıllık %11 faiz oranı ile 24 ay ödemesiz dönem olmak üzere 8 yıl vadeli olarak yapılandırıldığı, protokole bağlandığı, ödemeli dönemde 01.06.2018 - 30.05.2024 arası ise 6 ayda bir 3.929.800,00 TL taksit ödemeli 13 eşit taksitte ödenmek üzere yapılandırıldığı, ödemesiz dönemdeki işlemiş faiz tutarı olan 3.118.034,13 TL'nin anapara tutarına ilave edildiği, duna göre; müflisin iflas tarihi olan 18.04.2018 tarihi itibariyle davacı bankanın 30.092.157,84 TL ana para, 6.298.455,81 TL İşlemiş faiz, 314.933,79 TL BSMV olmak üzere 36.705.536,44 TL alacağı olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ile 36.705.536,44 TL banka alacağının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nin müşterek borçlusu Kürüm Holding A.Ş. (yeni ünvanı Müflis Kürüm Pazarlama A.Ş.) iflas idaresi aleyhine açtıkları diğer davada, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E. █████████ K. sayılı dosyasından verilen kararda talep edilen 36.706.347,86 TL alacağın aynen iflas masasına kaydına karar verildiğini, diğer davalarında durum böyleyken aynı konu ve aynı Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağımız hakkında açtığımız işbu davada mahkemenin eksik inceleme nedeniyle alacaklarının 811,42 TL’si yönünden red kararı verdiğini, alacaklarının tasdik edildiği ve kesinleşmiş banka kayıtları ile sabit olduğunu belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasını ve 811,42 TL yönünden de kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca banka kayıtlarına itibar edildiğini, müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olabilmesi için davacı tarafından genel kredi sözleşmeleri ve kredi kullanımına ilişkin sözleşme asıllarının dosyaya sunularak tarafımıza tebliğ edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda temerrüt faizi de hesaplanmışsa da dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin bilgi-belge bulunmadığından alacağa ilişkin faiz hesaplamalarının da denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu incelendiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.█████/2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2025 Tarihli 2023/4-931 E. ████████ K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır. Somut dosyada ise karar tarihi █████/2021 olduğundan, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yapılan değişiklikten önceki hükümler uyarınca kararın kesin nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. İstinaf incelemesine konu kararın verildiği 01.12.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.880,00 TL'dir. İşbu dosyada ise davacıların red kararı yönünden istinaf istemine konu ettiği reddedilen tutar 811,42 TL olup aralarında davacı yönünden kararın verildiği tarih itibariyle kesin olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu kapsamında dosya öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca incelendiğinde; İstanbul .... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 24.09.2018 tarihli cevabı yazısında; davacının masaya .... kayıt numarası ile kayıt yaptırdığı, 36.706.347.86 TL'lik talebin tamamının reddine dair karar verildiği, sıra cetvelinin 16.08.2018 tarihli ..... ve ....08.2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacının gider avansının yatırdığı, kararın davacıya 03.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masraf avansı yatırdığından 15 günlük yasal süre tebliğ tarihinden itibaren hesaplandığında davanın 06.09.2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir....A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2018 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflas kararın kesinleştiği, iflas tasfiyesinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile; davacı müflis ...A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; davanın kabulü ile iflas içi konkordatonun tasdiki ile konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK'nın 309/5 ve İİK'nın 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih █████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile müdahil alacaklıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı onama kararı üzerine kesinleştiği, daha sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.01.2025 tarih ve ████████ E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verildiği, hükmün müdahil alacaklı ... A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizin 24.12.2025 tarih ████████ E. 2025/2 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve temyiz incelemesi sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır.İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir.İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur. " (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ile alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında yapılacak değerlendirme neticesinde tasdik edilen konkordato projesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nedeniyle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılığa ilişkin sebepler dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair esasa ilişkin istinaf sebeplerinin bu aşamada kararın kaldırılması sebebine göre değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/..E. 2021/.. K. sayılı .../███████ tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,5-Taraflarca tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara ayrı ayrı iadesine,6-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026