Kooperatif hissesi devri harici satış sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeniyle sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet ilkesine göre tazminat talepli davada zamanaşımı ve rayiç bedel değerlendirmesi.
Özet: Davalıdan 2005 ve 2009 tarihli sözleşmelerle kooperatif hissesi karşılığı daire satın alan davacılar, kooperatifin tasfiye olması nedeniyle ifası imkansız hale gelen sözleşme bedelinin güncel değeri olan 60.077 TLnin iadesi talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesi başlangıçta davayı zamanaşımından reddetse de, istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından davacılar lehine tazminata hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince de onanmış, davacılar vekili ise temyizde, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere ifa imkansızlığı halinde ödenmesi gerekenin dairenin rayiç bedeli olduğunu, ödenen paranın güncel değeriyle sınırlı kalmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalının 30.05.2005 tarihli harici satış sözleşmesi ile dava dışı ...Kooperatifindeki üyeliğinden kendisine düşecek olan daireyi nakden ve peşin olarak 20.000,00 TL bedelle müvekkillerinden ...'ye sattığını, akabinde müvekkili ...'nin oğlu olan diğer müvekkili ... ile davalı arasında aynı Kooperatif hissesine ilişkin olarak noterde 02.02.2009 tarihli Kooperatif hisse devri sözleşmesinin yapıldığını, sözleşmeler sonrasında müvekkillerinin söz konusu Kooperatife ve yetkililerine ulaşamadıkları gibi herhangi bir hisse veya tapu devrinin de gerçekleşmediğini, müvekkillerinin yaptıkları araştırmalar neticesinde söz konusu Kooperatifin 2007 yılında tasfiye sürecine girdiğini ve ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, bu durumda sözleşmelerin ifa edilemeyeceğini, bahsi geçen sözleşmelerde sözleşmenin konusunun gerçekleşmemesi halinde dairenin rayiç bedelinin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL belirsiz alacağın 30.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 60.077,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların sözleşme konusu kooperatif hisse devrine ilişkin olarak kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden dava açmalarının hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 30.05.2005 olduğu, davanın ise 14.10.2015 tarihinde açıldığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 66. maddesinde belirlenen bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli kararıyla; zamanaşımını kesen sebeplerin olup olmadığı, ifanın imkansız hale geldiği tarih araştırılmadan ve davacı ... ile noterde yapılan 02.02.2009 tarihli hisse devir sözleşme tarihi dikkate alınmadan, davacı ... ile davalı arasında akdedilen sözleşme tarihi 30.05.2005'in esas alınması suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı Kooperatifin 2007 yılında tasfiye sürecine girdiği, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 136. maddesinde belirtilen borcun ifasının mümkün olmadığı, davacıların ise bu husus dava açılana kadar öğrenmelerinin mümkün olmadığı, dolayısıyla zamanaşımının dava tarihi itibariyle başlamamış olduğu, geçersiz hale gelen sözleşmede davalının davacılardan almış olduğu parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle denkleştirici adalet ilkesine göre geri vermekle yükümlü olduğu, alınan bilirkişi raporunda 30.05.2005 tarihinde davalıya verilen 20.000,00 TL'nin güncel değerinin 66.077,00 TL olarak hesaplandığı, hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 60.077,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli bulunduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; müvekkillerinin uğradığı zararın salt davalıya ödedikleri paranın dava tarihi itibariyle oluşan güncel değeri olmadığını, davalı ile müvekkili ... arasındaki 30.05.2005 tarihli sözleşmede açıkça, sözleşmenin ifasının mümkün olmaması halinde taşınmazın o günkü değerininin müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının bunu açıkça kabul ettiğini, bu kabul ve taahhütün halen geçerli olduğunu, davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenip bu bedelin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkinidir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davacı ... tarafından 30.05.2005 tarihinde davalıya verilen 20.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek yapılan hesaplama ile güncel değerinin 66.077,00 TL olduğunu tespit eden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!