KHK 696 kapsamında kadroya geçen işçinin, iş sözleşmesiyle belirlenen asgari ücretin %84 fazlası ücret ve diğer işçilik alacaklarına dair taleplerinin, temyiz sonrası bozma ilamı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenerek kabulü.
Özet: Davacı işçinin 696 sayılı KHK ile sürekli kadroya geçişinin ardından imzaladığı sözleşme uyarınca alması gereken, asgari ücretin belirli bir oran üzerindeki ücretinin, 01.01.2019 tarihinden itibaren eksik ödendiği iddiasıyla açılan alacak davasında, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunu kesinlik gerekçesiyle reddetmesi, ardından bu kararın temyiz mercii tarafından usulden bozulması ve Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya uyarak yaptığı yargılama neticesinde; sözleşmedeki ücret oranına uyulmadığı, bilirkişi raporuyla tespit edilen fark alacaklarının dosya kapsamına uygun olduğu ve zamanaşımına uğramadığı gerekçeleriyle, davacının eksik ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince usulden bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, gece çalışması, hizmet zammı fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ücretini herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan bordroları imzalayarak aldığını, iddia edildiği gibi bir işçilik alacağının bulunmadığını, bu gerekçeyle yapılan feshin haklı nedene dayanmadığını ve kıdem tazminatı hakkı doğurmayacağını, davalı işyerinde istisnai durumlar dışında fazla çalışma olmadığını, karşılığının da ödendiğini, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ise ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli kararı ile; davacının fark hizmet zammı alacağı, gece çalışma ücreti alacağı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları talebinin reddine karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 23.05.2023 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvusurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 29.01.2025 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi 29.01.2025 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 09.04.2025 tarihli ek karar ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ek kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kesin olmadığından; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılması ile davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.04.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ek kararının yerinde olmadığı, davacının kadroya geçirilmesinden sonra taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde işçiye bu sözleşme süresince her ay brüt asgari ücretin %84 fazlası üzerinden günlük ödeme yapılacağının imza altına alındığı ve bu düzenlemenin her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, 01.01.2019 tarihinden itibaren ise davacının ücretinin güncel asgari ücretin %84 fazlası olarak ödenmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan bir alacağın bulunmadığı, davacı tarafın talebi dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından davaya konu alacak kalemlerinde faiz başlangıç tarihi ile türüne ilişkin yapılan tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının daha fazla ücret alması gerektiğine ilişkin iddiasının dayanaksız olduğunu, davacının 2018 yılı ücretinin korunarak bu ücret üzerinde %4 oranında ücret zammı yapıldığını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinde indirime gidilmediğini,
2. Bireysel sözleşmenin toplu iş sözleşmesine uygun olması gerektiğini, bireysel sözleşmede, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin aksine bir uygulama olacağına ilişkin bir hükme yer verilmediğini,
3. Davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını,
4. Faiz başlangıç tarihleri ve türüne itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının hüküm altına alınan fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacaklara hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!