İngiltere vizesi alım hizmet sözleşmesinden doğan alacağın iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında davacı ve davalı tarafların iddia ve savunmalarının özetlendiği yargı metni.
Özet: Davacı, şirket ortağı için davalıdan alınan ve teslim edilmeyen İngiltere vize hizmeti karşılığı ödenen 71.953 TL bedelin iadesi talebiyle başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptalini, takibin devamını, ticari faiz ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise söz konusu ödemenin farklı kişiler için sağlanan Rusya vize hizmetine ilişkin olduğunu, kendi edimini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının aktif husumetinin bulunmadığını ve takibin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket ortaklarından olan ...'nın İngiltere vize alım hizmeti için davalı yan ile anlaşma sağladığını, davalı tarafça talep edilen bedeli 24.07.2023 tarihinde davalı tarafın hesabına gönderdiğini, müvekkili ile davalı arasında yurt dışına (İngiltere) gerçekleştirilecek bir seyahat sebebiyle vize alınması adına hizmet ilişkisi kurduğunu, davalıya müvekkili şirketin ortağı olan ... isimli kişi adına vize alınması için müvekkili firma tarafından 71.953,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, akabinde bu hizmetin alınmaması sebebiyle müvekkili firmanın davalıdan bu bedelin kendisine iade edilmesini istediğini, davalının ödeme yapmaması üzerine .... İcra Dairesi 2023/... E. sayılı dosyası ile taraflar arasında kurulmuş hizmet sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin genel haciz yoluyla takip işlemlerinin başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davalının borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, .... İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı dosyasının tüm asıl ve ferileriyle devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari işe uygulanacak en yüksek faiziyle ödemeye mahkum edilmesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğunu, yasal dayanaktan yoksun haksız bir icra takibi olduğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi müvekkilinin davacıdan alacağının olduğunu, icra dosyasındaki borcun sebebi ve dayanağı olarak gözüken dekontta her ne kadar açıklama kaydı olmasa da müvekkilinin dava dışı ... isimli kişilerin Rusya vize işlemi için yapmış olduğu işlemler için vermiş olduğu hizmete karşılık tamamen farklı bir ilişkiye dayalı borç ödemesi olduğunu, söz konusu hizmetin eksiksiz bir şekilde verildiğini ve müvekkilinin kendi edimlerini yerine getirdiğini, alacağın herhangi bir belgeye ihtiyacı olmasa da bununla birlikte takip konusu alacak ve borcun sebebinin takip talebinde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu takipte açıklama kaydı bulunmayan ve müvekkiline olan borcun ödemesi niteliğinde olan dekont takip dayanağı belge olarak sunulmuşsa da takip talepnamesinde yer alan ''... İngiltere vize alım hizmeti bedeli iadesi hizmet alınamadığından'' iddia edilen alacak ile takip dayanağı dekontun hiçbir şekilde alakasının bulunmadığını, ayrıca söz konusu takipte işletilmiş faiz dahi istenildiğini ancak söz konusu temerrüt olgusunun nasıl oluştuğunun dahi belli olmadığını, alacaklının takip talebinde alacağının senede veya belgeye bağlı olduğunu bildirilmediği, icra dairesine borç ile ilişkili belge verilmemiş ise borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine alacaklı takip talebinde göstermediği ve icra dairesine vermediği bir belgeye dayanarak itirazın iptali davasını ikame edemeyeceğini, davanın maddi hukuk kaynaklı husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davada davalı olma sıfatının söz konusu alacağın borçlusuna, davacı olma sıfatının ise alacaklısına aittir, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu yazışma ve mailleşmelerden anlaşılacağı üzere alacağın borçlusu dava dışı 3. Kişi ''... Vizeci'' alacaklısı ise davacının açık beyanlarından da anlaşılacağı üzere '' ...'' olduğunu, müvekkilinin borçlu sıfatına, davacı yanın ise alacaklı sıfatına haiz olmadığından söz konusu davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek; öncelikle itirazın iptaline konu .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı dosyası takip dosyasının alacağın konusu ve borcun sebebi belli olmadığından ve itirazın iptali davası icra takip dosyasında gönderilen borç ve sebebiyle bağlılığı asıl olduğundan, huzurdaki davanın takip hukuku ile bağlantılı itirazın iptali davası olması yani alacak davası olmaması ve bu nedenle takibin hukuka aykırı bir şekilde açılmasından davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esası yönünden de davacının iddia ettiği işlemle alakalı müvekkilinin ilgisi olmaması bu haliyle aktif husumet yokluğundan davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla ikame edildiğinden en açık ve en geniş şekilde itiraz ettiklerini davanın bu yönden de reddini, davacının haksız talepleri nedeniyle kötü niyetli olduğundan, alacak miktarı üzerinden %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında yapıldığı iddia edilen vize hizmet akdi nedeniyle davacı tarafça bedelin ödenmesine rağmen hizmetin verilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;i) İlamsız takip yapılmış olması,ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir.İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir (Emsal HGK Esas ███████-617 Karar ████████ tarih 14.12.2011 ve Esas ███████-260 Karar ████████ tarih 03.05.2006). Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı, 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını kanunda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Özel hukuka ilişkin bir davada, hâkim kural olarak doğduğu iddia edilen bir hukuki sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için, o hukuki sonucu öngören hukuk kuralındaki şartların (unsur vakıaların, öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuki sonucun doğduğunu iddia eden taraf, gerçekleşmesi gereken şartların, unsur ve vakıaların somut olarak gerçekleştiğini ispat etmelidir. Bu çerçevede ispat, bir davada ileri sürülen hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların gerçekten mevcut olup olmadıkları konusunda, birtakım araçlarla mahkemeye kanaat verme işlemi olarak tanımlanabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. ” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Bu noktada ispatla ilgili karine oluşturan hâllerden biri ve somut uyuşmazlıkta da tartışılması gereken asıl nokta olan “havale” ile ilgili açıklamada bulunmak yerinde olacaktır.Eldeki davaya konu havalenin gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun (BK) 550 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.3.2003 tarihli, 2003/3-118 E.,████████ K. sayılı kararı). Havalenin gönderiliş amacı, işlemin gerçekleştirilmesi anında düşülecek bir kayıtla (açıklamayla) yahut karşı tarafça inkar edilecek olursa sonradan ispat vasıtaları kullanılarak da ortaya konulabilir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça davalıya gönderilen açıklamasız bir şekilde gönderilen bedelin ... için vize hizmeti olduğu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Davalı verdiği cevap dilekçesinde gönderilen bedelin; ... için değil; ... için verilen Rusya vizesi hizmet bedeline ilişkin olduğunu beyan etmekle, ispat yükünü üzerine almış olmaktadır. Bu noktada ... için verilen Rusya vizesi hizmet bedelin verdiği hususunu davalı ispat etmek zorunda olup, bu noktada ispat edebilmiş değildir. ... davacı şirket çalışanı konumunda da değildir. Kaldı ki davalı tanığı Ümit Yakan beyanında; " ...yine ... isimli kişi vize için ofisi arayınca işi ... isimli kişi almış ...'nun kendisine gelen parayı işi ... yapacak diye ona vermiş" şeklindeki beyanı da davacının iddiasını ispatlar niteliktedir.Belirtilen açıklamalar ışığında, davalı tarafça kendisine gönderilen bedele istinaden hizmet görevini yerine getirmediği sabit olup, davanın kabulüne ve de alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair, daha önce temerrüde düşürülmediği de dikkate alındığında sadece asıl alacak ile sınırlı olacak şekilde itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2023/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 71.953,00-TL asıl alacak yönünden sınırlı olacak şekilde aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen icra dosyasındaki asıl alacak toplam tutarı 71.953,00-TL bedelin %20 oranına isabet eden 14.390,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 4.915,11-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 884.87-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.030,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 3.535,46-TL'sinin davalıdan kalan 64,54-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.312,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 1.312,47-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından 476,00-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 467,47-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır