Kooperatif başkanının kendi adına yapılan daire devrine ilişkin yönetim kurulu kararının genel kurulca iptali ve üyeliğin tespiti davasında Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin kararı.
Özet: Dava, kooperatifin mali ihtiyaçları doğrultusunda boşalan bir dairenin üye kaydıyla devrine ilişkin genel kurul kararı sonrası, kooperatif başkanı olan davalının 350.000 TL ödeyerek yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edilmesi üzerine açılmıştır; davacı, sonraki genel kurulun davalının üyeliğini sağlayan yönetim kurulu kararının iptali yönünde oy çokluğuyla karar alması sonucu, davalının usulsüzce üye kaydedildiğini ileri sürerek ilgili yönetim kurulu kararının iptalini talep ederken, davalı ise iptal kararının gündem dışı olması sebebiyle geçersizliğini ve kendi üyeliğinin kooperatif menfaatine uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2022DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinin TespitiGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalının ... Kooperatifi'nin ortağı olup uzun yıllardan beri de başkanlığını yürüttüğünü, 15.05.2022 tarihinde toplanan 2021 yılı genel kurul toplantısında da yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 28.06.2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ilişkin kooperatif genel kurulunda alınan karar ile kooperatifin parasal ihtiyaçları nedeniyle ortak ihraçları sonucu boşalan ... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm numaralı dairenin en az 350.000,00 TL bedelle üye kaydı yapılması suretiyle devredilmesine karar verildiğini, aynı zamanda Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı olan davalının bu konuda istekli çıkmadığından bahisle bedeli olan 350.000,00 TL'yi kooperatif hesabına yatırarak söz konusu daire için istekli olduğunu ve kooperatif Yönetim Kurulu' nun 26.10.2021 tarihli ve 06 sayılı kararı ile başvurusu kabul edilerek kooperatif ortaklığına alınmasına karar verildiğini, 15.05.2022 tarihinde yapılan genel kurulda ve gündemin okunarak oylanması öncesinde ortaklardan 10 tanesinin yazılı olarak divana başvurup davalı adına ortak kaydı yapılan söz konusu daire hakkındaki yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davalının gerek kooperatif ortaklarına, gerekse 3. şahısların bilgisine mutat ve makul yollarla ulaşılmaksızın kendisini üye yaptığını, divanca yapılan oylama sonucu Genel Kurul Tutanağının 11. maddesinde açıklandığı üzere yönetim kurulu kararının iptaline ve bu hususta iptal davası açılmasına oy çokluğu ile karar verildiğini belirterek 26.10.2021 tarihli 06 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; 2020 yılına ilişkin genel kurulunun 28.06.2021 tarihinde yapılmış işbu hisse devrine ilişkin kararının iptali için herhangi bir dava açılmadığı ve genel kurul kararının kesinleştiğini, daha sonra yapılan 2021 tarihli genel kurulda gündemde olmayan bir hususun gündeme aykırı olarak gündeme alınmasının talep edildiği ve gündeme alındığını, işbu nedenle bu kararın Kooperatifler Kanunu'nun 46. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yok hükmünde olduğunu, 15.05.2022 tarihinde toplanan 2021 yılı olağan genel kurulunda işbu dava konusu karar da dahil yönetim kurulu faaliyetlerinin tamamının ibra edildiğini üye kaydı yapılması için taşınmazın isteyen herkese gösterilmesi için daire anahtarının site görevlisi ...'a teslim edildiğini, dairenin ... tarafından birçok kişiye gezdirildiği ancak sadece kabası bittiğinden ve içinde birçok tadilat işlemi yapılması gerektiğinden talipli çıkmadığını ve genel kuruldan itibaren yaklaşık 4.5 ay dairenin satışının mümkün olmadığını, kooperatifin acil ihtiyaçları olduğu için müvekkili tarafından Türkiye'de gayrimenkul alım satım alanında hızlı neticeye ulaştığı düşünülen ... adlı internet sitesine 25.08.2021 tarihinde ilan verildiğini, dairenin satılıp üyelik devrinin yapılamaması nedeniyle kooperatifin zor duruma girdiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendine ait D blok zemin kattaki içi yapılı ve oturulur konumdaki dairesini 400.000,00 TL'ye ...'a sattığını ve dava konusu ... blok ... nolu daireyi genel kurulda belirtildiği fiyata 350.000,00 TL'ye satın aldığını ve tüm parayı kooperatif hesabına 26.10.2021 tarihinde nakit olarak yatırdığını savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... davacı kooperatifin 28.06.2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ilişkin kooperatif genel kurulunda alınan karar ile kooperatifin parasal ihtiyaçları nedeniyle ortak ihraçları sonucu boşalan ... Blok .... Kat ... . numaralı dairenin en az 350.000,00TL bedelle üye (ortak) kaydı yapılması suretiyle devredilmesine karar verildiği, kooperatif Yönetim Kurulu' nun 26.10.2021 tarihli ve 06 sayılı kararı ile daire için istekli çıkmadığından bahisle bedeli olan 350.000,00 TL'yi kooperatif hesabına yatırarak söz konusu daire için istekli olan ve ilgili tarihte aynı zamanda kooperatif yönetim kurulu başkanı olan davalının başvurusu kabul edilerek kooperatif ortaklığına alınmasına karar verildiği, 15.05.2022 tarihinde yapılan genel kurulda ortaklardan 10 tanesinin yazılı olarak divana başvurup davalı adına ortak kaydı yapılan söz konusu daire hakkındaki yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ettikleri, Genel Kurul Tutanağı'nın 11. maddesinde ilgili yönetim kurulu kararının iptaline ve bu hususta iptal davası açılmasına oy çokluğu ile karar verildiği, 01.06.2022 tarih ve 7 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile de yeni yönetimce Mahkemeye iptal talebiyle dava açılmasına karar verilmesi üzerine davacı kooperatifçe eldeki davanın açıldığı, davacı tarafça davalının gerek kooperatif ortaklarına, gerekse 3. şahısların bilgisine mutat ve makul yollarla ulaşılmaksızın kendisini üye yaptığının ileri sürüldüğü ancak davacı tarafça bu hususu ispata yarar herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, mahkememiz huzurunda dinlenen ve kendisi de davacı kooperatifin ortağı olan davalı tanığı ...'nın yönetimin dava konusu dairenin satışına ilişkin ilan verdiğini, dairenin penceresine satılık olduğuna dair yazı yazıldığını, yönetimden kendisine de teklifte bulunulduğunu ancak kendisinin çok pahalı olduğu için alamayacağımı söylediğini, ilan verildikten 4 ay sonra davalının kendi dairesini satarak ve dava konusu daireyi 350.000,00.-TL bedelle satın aldığını, bu bedelin o zamanlar çok yüksek bir bedel olduğunu, dairenin içinin yapılı olmadığını beyan ettiği, yine dava konusu taşınmazın bulunduğu sitede bekçi olarak görev yapan davalı tanığı ...'ın kooperatifin dava konusu dairenin 350.000,00.-TL bedelle satılmasına karar verdiğini, yönetimin de buna ilişkin ilan verdiğini, dairenin penceresine satılık olduğuna dair yazı yazıldığını, dairenin anahtarının kendisinde olduğunu, 8-10 kişinin daireye bakmak için geldiğini, kendisinin de gelenlere daireyi gösterdiğini, ilan verildikten 4-5 ay sonra davalının burayı 350.000,00.-TL bedelle satın aldığını, kendisine de daireyi gösterirken gelen alıcılara dairenin fiyatının 350.000,00.-TL olduğunu söylemesinin istendiğini, dairenin içi yapılı olmadığını beyan ettiği, ... Paz. ve Tic. A.Ş.'ye (...)'dan getirtilen dava konusu dairenin satış ilanın incelenmesinden davalı tarafından 25.08.2021 tarihinde dairenin 400.000,00 TL bedelle satışına ilişkin ilan verildiğinin anlaşıldığı, ilanda yer alan telefon numarasının davalı tarafından kapattırıldığı iddia edilmiş ise de ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabından ilanda yer alan telefon hattının kapatma tarihinin bulunmadığı ancak davalıya ait diğer hattın dava konusu kooperatif hissesinin davalıya noterde devrinden sonraki bir tarih olan 19.11.2021 tarihinde aktive edildiğinin görüldüğü, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın iddiasının aksine dava konusu dairenin satışına ilişkin mutat yollarla ilan verildiği, gerek kooperatif ortaklarının gerekse üçüncü şahısların dava konusu kooperatif hissesinin devredileceğinden haberdar edildiği, genel kurulca belirlenen bedel karşılığında kooperatif yönetim kurulu kararıyla hissenin davalıya devrinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatife ait ... Blok ... numaralı taşınmaza ilişkin Yönetim Kurulu Başkanı adına ortaklığının devrinin davalı başkanın katılmadığı ve yedek üye katılımı ile oluşturulacak bir yönetim kurulu tarafından değerlendirilmesi ve karara bağlanmasının hukuka uygun olacağını, söz konusu daire satışının daha geniş toplum kesimlerine ulaştırılması gerektiğini yeterli ilan yapılmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sormuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır."Dava kooperatif başkanına kooperatif uhdesinde bulunan bir bağımsız bölümün satışı ile ilgili yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de 12.02.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısının 14. maddesi ile söz konusu bağımsız bölümün satışı ile ilgili karar alındığı ve aynı konuda 04.06.2005 tarihli 2005 yılı genel kurul kararı ile yönetim kuruluna satışa dair yetki verildiği, bu yetki üzerine davaya konu bağımsız bölümün satışı ile ilgili üyelere tebligat yapıldığı ve kooperatif başkanı tarafından bu bağımsız bölümün satın alındığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/6 maddesine göre “Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin üyelik işlemleri dışında kendi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz.” Hükmünü ihtiva ettiği ancak kooperatife ait bağımsız bir bölümün genel kurul kararına dayanılarak kooperatif üyesi olan kooperatif başkanına satılmış olması kooperatif konusuna giren bir ticari ilişki kapsamında düşünülemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile ticari ilişki olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " (Bkz. Yargıtay 23 HD █████████ Esas, ████████ Karar)HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca yapılan incelemede; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan deliller, bu delillerin değerlendirilme biçimi ile kararda gösterilen gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde, maddi vakıanın tespiti ve hukuki nitelendirme yönünden usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, 28.06.2021 tarihinde gerçekleştirilen 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 12. maddesi ile kooperatife ait ... Blok ... numaralı bağımsız bölümün 350.000,00 TL'den az olmamak üzere satılarak bu taşınmaz karşılığında üyelik kaydı yapılmasına karar verildiği, söz konusu taşınmazın satışı amacıyla ulusal internet satış platformlarında ilan verildiği, tanık beyanlarından taşınmazın muhtemel alıcılara gösterildiğinin anlaşıldığı, taşınmaza alıcı çıkmaması üzerine, 26.10.2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile 350.000,00 TL bedel karşılığında kooperatif başkanı ... adına taşınmaz üzerinden üyelik kaydı oluşturulduğu, davacı kooperatifçe, taşınmaza ilişkin daha yüksek bedelli bir teklifin bulunduğuna yönelik herhangi bir somut iddia veya delil de dosyaya sunulmadığı, kooperatife ait bağımsız bir bölümün genel kurul kararına dayanılarak kooperatif üyesi olan kooperatif başkanına satılmış olması kooperatif konusuna giren bir ticari ilişki kapsamında düşünülemeyeceği, davanın reddine yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu, HMK'nın 355. maddesi gereğince inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış; ayrıca re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin herhangi bir aykırılığa da rastlanmamıştır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026...