Toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca sürekli işçi bilgisayar teknikerinin, emsali memur personele ödenen hizmet zammı ile kendi aldığı arasındaki fark alacağı talebinin ilk derece mahkemesince kabulüne karşı davalı istinafı.
Özet: Bir hastanede sürekli işçi kadrosunda bilgisayar teknisyeni olarak görev yapan davacı, üyesi olduğu sendikanın toplu iş sözleşmesindeki "teknik elemanlara emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarında net hizmet zammı ödenir" hükmüne rağmen, kendisi gibi teknik personele düz işçilere uygulanan çıplak ücretin %13ü oranında hizmet zammı ödendiği gerekçesiyle eksik ödenen farkın tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesi de davacının teknik personel olduğu ve emsal memurlara ödenen teknik özel hizmet ve yan ödeme tahakkukları esas alınarak yapılan bilirkişi hesaplamasıyla davanın kabulüne karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 35. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda bilgisayar teknoloji ve programlama teknikeri olarak çalıştığını, davacının üyesi olduğu ... ... Sendikası (...) ile davacı ... Bakanlığının üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinde "Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara, kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir. Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlar dışındaki işçilere. hiçbir ödemeyi etkilememek kaydıyla her ay çıplak ücretlerinin % 13'lük tutarı hizmet zammı olarak ödenir." düzenlemesinin bulunduğunu, toplu iş sözleşmesi kapsamında kalan teknik personele kadroya geçtikten sonra eğitimleri ve fiilen yaptıkları işe göre koşulları oluştuğu hâlde emsali memur personele ödenen tutarda hizmet zammı verilmeyip düz işçilere ödendiği gibi çıplak ücretlerinin %13'lük tutarı hizmet zammı ödenmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, davacıya eksik ödenen hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile imzalanan bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşme hükümleri karşılaştırıldığında ücret ve ücret ekleri konusunda çelişki olduğunun açık olduğunu, işçilere bireysel iş sözleşmesinden fazla olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücretler ödenmekle birlikte bireysel iş sözleşmesinde ödenen birtakım ücretlere de daha fazla oranda ödeme yapılmakta olduğunu, davacıya ait bordrolar incelendiğinde toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden de faydalandığının anlaşılacağını, bu durumda davacıya ödenen aylık ücretin yanında ikramiye, risk tazminatı, sosyal yardım gibi sürekli nitelikte tahakkuk eden ücret ve ücret ekleri ilave edildiğinde iş sözleşmesinde belirlenen ücretin üstünde bir ücret almaya başladığını, davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, davacının sendika üyesi olup olmadığının, üye ise sendikaya üyelik tarihinin, iş sözleşmesinin sona erip ermediğinin ve dayanışma aidatının ödenip ödenmediği hususlarının tespiti gerektiğini, davacı tarafça istenen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TÜHİS ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin "Hizmet zammı" başlıklı 36. maddesinde "Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara, kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı ,hizmet zammı net olarak ödenir. Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlar dışındaki işçilere hiçbir ödemeyi etkilememek kaydıyla her ay çıplak ücretlerinin % 13'lük tutarı hizmet zammı olarak ödenir." şeklinde düzenleme bulunduğu, .... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün yazısında davacının bilgisayar teknolojisi ve programlama teknikeri olarak çalıştığının bildirildiği, yazı ekinde davacı ile aynı ve benzer işi yapan teknik personel olarak çalışan emsali teknik personele ait ücret bordrolarının sunulduğu, söz konusu personelin ücret bordrolarında teknik özel hizmet tazminatı ve teknik yan ödeme açıklamalarıyla tahakkukların bulunduğu, davacının ücret bordrolarında ise sadece hizmet zammı tahakkuklarının bulunduğu, davacının talep ettiği hizmet zammı farkı alacağı hususunda emsal personele tahakkuk ettirilen tutarların ortalaması hesaplanıp ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen hizmet zammı tahakkukları mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Sendikası ile TÜHİS arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 36. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin "Teknik hizmetler sınıfı" başlıklı maddesinde yer alan düzenlemeler ile "Teknik eleman" kavramının açıklandığı toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesinde emsali memur personele atıf yapıldığı, dosyaya gelen yazılardan davacının .... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin muhasebe bölümünden mezun olduğunun anlaşıldığı, davalı işyerinde bilgisayar teknolojisi ve programlama teknikeri olarak çalışmakta olan davacının fiilen teknik bir iş yapmasına karşın yaptığı işe uygun olarak en az orta derecede mesleki tahsil görmüş olma şartının yerine gelmemesi sebebiyle toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinden yararlanamayacağı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının, davalı Bakanlık nezdinde bilgisayar teknolojisi ve programlama teknikeri olarak çalıştığını, 4857 sayılı İş Kanunu’na tâbi olarak çalışan işçilerin devlet memurları gibi sınıf ve derecelerinin olmadığını, işçilerin sınıf ayrımının yaptıkları işe göre belirlendiğini, eğitim aranmadığını, toplu iş sözleşmesinde de fiilen yapılan işe göre teknik personel ayrımı yapıldığını, aynı işi yapan memur var ise onlar ile aynı görev ve sorumlulukları olduğunu,
2. Davacının 30.06.2003 tarihli diploması ile .... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin muhasebe bölümünden mezun olduğunu, teknik işe uygun olarak en az orta derecede mesleki tahsil görmüş olduğunu,
3. Davacının işyerinde bilgisayar teknolojisi ve programlama teknikeri teknik personel olarak çalıştığını, davacı ve davacı gibi bu işi yapan diğer işçilerin fiilen teknik personel olarak çalışmalarının tahsil durumuna bakılmaksızın teknik hizmet zammı alacağına hak kazanılması hususunda yeterli kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinin 36. maddesinde teknik personeller bakımından düzenlenen hizmet zammı alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!