Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin, ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası davasının tebligat usulsüzlüğü iddialarıyla hak düşürücü süreden reddi kararının istinafı.
Özet: Ticaret sicilinden resen terkin edilen bir şirketin tescilinin yeniden sağlanması talebiyle açılan davada, davacının terkin ve tebligatların usulsüzlüğünü ileri sürmesine karşın ilk derece mahkemesi, Türk Ticaret Kanununda belirtilen itiraz ve ihya sürelerinin (8 gün ve 5 yıl) dolduğunu tespit ederek davayı reddetmiş; bunun üzerine davacı vekili, tebligat usulsüzlükleri, kararın gerekçesizliği ve yasal sürenin başlangıç hükmünün Anayasaya aykırılığı iddialarıyla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO :...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE :..KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2021NUMARASI : ...Esas - ... KararDAVACI : ...VEKİLİ : Av....DAVALI : ...VEKİLİ : Av. EGEMEN EGEMENOĞLUDAVANIN KONUSU : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtirazKARAR TARİHİ : █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas, .... Karar ve █████/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkilinin hissedarı olduğu ...... A.Ş.'nin davalı kurum tarafından █████/2013 tarihinde resen terkin edilerek ticaret sicilinden silindiğini, yapılan terkin işleminin ve bu işleme esas tebligatların usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek müvekkilin ortağı olduğu şirketin yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan terkin işlemlerin ve tebligatların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Terkin edilen ... sicil numaralı ....A.Ş.'nin ticaret sicil dosyasının incelenmesinde; şirketin █████/2013 tarihinde resen sicilden terkin edildiği, TTK 34 maddesinde; ".. İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir.. " TTK geçici 7/15 maddesinde ise "..Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükümlerine cari olduğunu, İhyası istenilen şirketin sicilden terkini yapılmadan önce Ticaret Sicil Gazetesinin internet sayfasında terkin işlemlerine başlanacağına dair ihtarın █████/2013 tarihinde ilan edildiği,█████/2013 tarihinde ise şirkete ve şirket yetkilisine tebliğe çıkarıldığı, her ne kadar davacı tebligatlardan haberdar olmadığını iddia etmiş ise de, 2017 yılında terkin işleminin iptali için Ticaret Sicil Müdürlüğüne dilekçe verdiği, 2018 yılında ise İdare Mahkemesinde dava açtığı ve dolayısıyla terkinden haberdar olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla dava TTK 34 madde uyarınca 8 günlük ve TTK geçici 7/15. madde uyarınca "Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın öncelikle "Gerekçeli Karar Hakkına" aykırı olarak kaleme alındığını, dava dilekçesinde ve aşamalarda sunulan dilekçelerinde şirketin terkin aşamalarına ilişkin yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu , anılan tebliğ zarflarının mahkemece davalı idareden istenip incelenmeden karar verildiğini, iddiaların davanın sonucuna etkili olmasına rağmen hiçbir şekilde kararda bahsedilmediği, "Adil Yargılanma" hakkı kapsamında bulunan "Gerekçeli Karar Hakkı" ihlal edildiğinden kararın kaldırılması gerektiğini, Şirketin adresinin, .... Bursa olmasına rağmen... adresine ihtarname gönderildiğini, yine, şirket yetkilisi...'nın adresinin, ... olmasına rağmen, ... adresine ihtarname gönderildiğini,Davalı idarenin usulüne uygun tebligat yapılmadan ilan yoluna gittiğini, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendinin işletilmek suretiyle şirketin resen terkinine karar verilmesinin mevzuata ve hukuka uygun olmadığını , davanın silinme tarihinin öğrenildiğinden itibaren beş yıllık sürede açıldığını, heyet bu konuda aksi düşüncede ise, TTK geçici 7/15.maddede yer alan" Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." ifadenin "eksik düzenleme", "hukuki güvenlik" ve "belirlilik ilkesine" aykırı oluğundan dolayı TTK geçici 7/15.maddede yer "…silinme tarihinden itibaren…" ibaresinin Anayasanın 2.maddesine aykırılığı nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep ettiklerini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak, şirketin resen terkin edilmesi nedeniyle anılan terkin işleminin iptaline ve şirketin yeniden tesciline karar verilmesi ve TTK geçici 7/15.maddede yer "…silinme tarihinden itibaren…" ibaresinin Anayasanın 2.maddesine aykırılığı nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı ihyası istenen şirketin ortağı olup, şirketin sicilden usulsüz olarak reseen terkin edildiğini, bildirerek eldeki davayı açmıştır.Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numara ile kayıtlı olan ....'nin 6102 Sayılı Kanunun geçici 7. Maddesi gereği █████/2013 tarihinde resen sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından " şirketin 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10 ve 32.maddelerien göre adresinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle odadaki üyeliğinin askıya alındığı ve oda yönetim kurulunun takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydının silindiğinin tespit edildiği, Bu doğrultuda ayrı ayrı Özinal Radyo ve Yayıncılık Ticaret Anonim Şirketi'ne ve şirket yetkilisi Cemal Süphandağı'na ''şirketin ortakları, yöneticileri veya denetçileri ya da müdürleri tarafından 60 gün içinde, tasfiye memurunun bildirilmesi gerekmekte olup, tasfiye memurunun süresi içinde bildirilmemesi halinde şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu hususlarını'' içerir 12.09.2013 tarihli ihtarname gönderildiği, bu ihtarnamelerin Şirketin son kayıtlı adresi ile şirket yetkilisinin ikametgah adresine gönderildiği, Bununla birlikte ilgili ihtarnamelerin bildirici niteliğe haiz olmak üzere www.btso.org.tr adresli müvekkili kuruma ait web sayfasında ilan edildiği ve aynı zamanda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 17.09.2013 tarih 8406 sayı 97 sayfasında, ihtar listesinin 118. sırasında ilan edildiği, işlemlerin usule uygun şekilde yerine getirildiği ve ilan akabinde, yasal süreleri içinde Müvekkili Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığından şirketin sicilden 18.12.2013 tarihinde re'sen terkin edildiği ve terkin edildiğine ilişkin ilanın 23 Aralık 2013 tarih ve 8470 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 67. sayfasında yayınlandığı " belirtilmiştir.Davalı kurum tarafından, TTK geçici 7. madde kapsamında; █████/2013 gün ve 8406 sayılı Resmi Gazete'de 5174 sayılı oda kaydı silindiği için münfesih sayılan şirketin, münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğini İspatlayıcı belgelerin bildirilmemesi halinde şirketin unvanının ticaret sicilden silineceğine dair ilanın yapıldığı anlaşılmış ise de; kurum tarafından ihtarnamelerin Şirketin son kayıtlı adresi ile şirket yetkilisinin ikamatgah adresine gönderildiği ve tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata - belge sunulmadığı, gibi ticaret sicil kaydında belirtildiği şekilde "█████/2013 tarihinde ilgili adrese gidildiği, adreste başka bir firmanın olduğu ve tanınmadığı gerekçesiyle ihtarın iade edildiği" hususunda tevsik edici belgenin de ibraz edilmediği, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla , mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile "hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine" karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.Bununla birlikte, 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci maddenin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 Tarihli ve ...Esas ve ... Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu nazara alınarak karar verilmesi gerektiğinden (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E- █████████ K) ve ayrıca yukarıda açıklandığı üzere ve Yargıtay 11 HD'nin █████████ esas ,2881 karar sayılı 15.6.2020 tarihli emsal ilamında da belirtildiği üzere , mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtar ve tebliğe ilişkin belgelerin çıkartılarak gönderilmesinin istenmesi, yazı cevabı ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususundaki savunmaları ve davacının itirazları doğrultusunda tarafların delilleri toplanarak resen terkin işleminin geçerli, usul ve yasaya uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas, ... Karar ve █████/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istek halinde yatırana iadesine, 4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2024 ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ....Üye... ¸e-imzalıdır ....Katip....¸e-imzalıdır