Danıştay 4. Daire, Boğaziçi Kanununa aykırı ruhsatsız yapı tespiti ve yıkım kararında, hatalı ölçümler içeren yapı tatil tutanağının hukuki geçerliliğini temyizen değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, Boğaziçi Kanunu kapsamında ruhsatsız yapılar sebebiyle verilen yıkım ve para cezası içeren encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, tespit edilen imara aykırı yapıların alanlarının yapı tatil tutanağında hatalı belirtilmesi ve bilirkişi raporuyla önemli ölçüde farklılık göstermesi nedeniyle tutanağın usulüne uygun düzenlenmediği sonucuna vararak, yıkım kararını iptal etmiş; para cezası kısmının ise düzeltilmesi nedeniyle konusuz kaldığına hükmetmiştir. Bölge idare mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiş, davalı idare ise ölçüm farkının tutanağın iptalini gerektirmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... mahallesi,... sokak No:... D:... numaralı taşınmazda ... ada, ... parselde ruhsatsız yapılar yapıldığının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca düzenlenen █████/2022 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, tespit edilen imara aykırı yapıların 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılması ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre davacıya 282.018,34-TL para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... encümen kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapı tatil tutanağında belirtilen 7 adet yapı alanından, 1 ve 3 nolu alanlara ilişkin yapı tatil tutanağında net bir alan tespitinin yapılmadığı, bunun yerine 1+2+3 nolu alanların toplanması sureti ile 567,02 m² olarak genel bir tespitin yapıldığı, ancak bilirkişi tarafından yapılan ölçümde yapı alanlarının toplamının 499,95 m2 olduğunun tespit edildiği, bu nedenle yapı tatil tutanağında aykırılığa konu alanın hatalı tespit edildiği için yapı tatil tutanağının yapının fiili durumunu doğru yansıtmadığı anlaşıldığından, dava konusu encümen kararının dayanağı olan yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği sonucuna varılarak yıkıma ilişkin kısmı yönünden encümen kararının iptaline, idari para cezasının... tarih ve ... sayılı encümen kararı ile düzeltildiği ve hukuken icra kabiliyeti kalmadığı anlaşıldığından, encümen kararının para cezasına ilişkin kısmı bakımından dava konusuz kaldığından, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının yıkıma ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dayanak yapı tatil tutanağındaki tespitlerin hukuka uygun olduğu, yıkım kararının da hukuka uygun olduğu, keşif tarihi ile tespit tarihi arasında yaklaşık 6 ay geçtiği, uyuşmazlık konusu yerin aynı halde olmasının beklenemeyeceği, işlem dosyasındaki fotoğraflarla bilirkişi raporunda çekilen fotoğraflar incelendiğinde, bu farkın açıkça görüleceği, metrekare ölçüm farkının tutanağın iptalini gerektirmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..."; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde, "Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır.a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c)Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükümlerine yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve █████/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen, geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmü; dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz." hükmü; onbirinci fıkrasında ise, "Bu madde hükümleri, █████/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, █████/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara █████/2018 tarihine kadar başvurulması (█████/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve █████/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (█████/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiş olup; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere █████/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesini düzenleyen idare tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi, yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile █████/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı da açıktır.Öte yandan, yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ruhsatsız yapılar ile inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaatın mühürleneceği, yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhaların yapının muhtelif cephelerine asılacağı, bu surette durumun mal sahibine veya müteahhide ya da fenni mesule tebliğ edilmiş sayılacağı anlaşılmakta olup; ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı imalatların yıkım işlemi yönünden düzenlenmesi zorunlu olan yapı tatil tutanağı ile tespit edileceği, ihtilaf konusu imalatın açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiği, buna karşın, "aykırılıktan etkilenen alan" konusunda yapı tatil tutanağında bulunan eksikliklerin, yapının tespitinde tereddüte yol açmadığı sürece, özellikle tamamen ruhsatsız yapılarda yıkıma konu imalatlardaki aykırılıkların tespiti konusunda eksiklik bulunmasının, ''yıkım işlemi açısından'' dayanak niteliğindeki yapı tatil tutanağını hukuka aykırı hale getirmeyeceği; ancak, imar mevzuatına aykırı olarak ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapılan imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilebilmesi için, para cezasının hesaplanmasında dikkate alınacak aykırılığa konu alanın ne kadar olduğu, yapının mülkiyet durumu, yapının bulunduğu alanın özelliği, durumu, niteliği gibi hususları içeren "tespitler"in tutanakta yer almasının zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır. Dosyanın ve Dairemizin E:████████ sayılı (26.01.2023 tarih, ███████ nolu düzeltme encümen kararı), E:█████████ sayılı (14.06.2023 tarih, ████████ nolu düzeltme encümen kararı) dava dosyalarının birlikte incelenmesinden; bakılan uyuşmazlıkta, ilk önce ... sayılı CİMER şikayetine istinaden yapı mahallinde idarenin inşaat mühendislerinden oluşan teknik personelince krokide 1,2,3,4,5,6,7 numaralarla gösterilen ruhsatsız yapıların tespit edildiği, 2 numaralı yapıda ise yan duvarların ve çatısının değiştirilerek yükseltiği tespitine yer veren ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının ve yapıdaki aykırılıklara uygulanması gereken idari para cezalarının gösterildiği, taşınmazda imara aykırı yapılar yapıldığından bahisle ruhsatsız olarak yapılan yapıların 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılması ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. md. a) ve b) bentlerine göre 282.018,34-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu ... tarih ve ... sayılı ilk encümen kararının alındığı, anılan encümen kararının davacıya tebliği üzerine davacı tarafından davalı idareye █████/2023 tarihli dilekçe ile başvurularak "yapı tatil tutanağına konu yapıların bir kısmının kendisi, bir kısmının ise ... tarafından yapıldığını" bildirmesi üzerine, bu hususun dava dışı ... tarafından da aynı tarihli dilekçe ile beyan edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı tashih encümen kararı alınarak yapı malikleri olan davacı ile dava dışı ...'a müştereken ve müteselsilen toplamda 299.899,85-TL idari para cezası verilmesine karar verilerek önceki encümen kararının düzeltildiği, anılan encümen kararının iptali istemiyle açılan davada, mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç olarak, dava konusu yapı tatil tutanağında saptanan hususların, davacı açısından yapıların fiili durumunu doğru yansıtmadığı, idarece davacı adına düzenlenen dava konusu Encümen Kararında Etkilenen Alan, md.42/ç alanı, Temel Para Cezası ve neticede imar Para Cezasının hatalı belirlendiği .... " şeklinde görüş ve kanaate yer verilmesi üzerine, yıkıma ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline, para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise, davanın konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesine göre taşınmaz mahallinde düzenlenen dava konusu işleme dayanak █████/2022 tarihli yapı tatil tutanağında imara aykırılıkların tespit edildiği, kroki yardımı ile ruhsatsız olarak yapılan yapı ve imalatların ayrı ayrı gösterildiği ve yapılara ilişkin yüzölçümü ve metrekare bilgilerinin yer aldığı gibi tutanak ekinde söz konusu yapılara ilişkin fotoğraflara da yer verildiği, dolayısıyla, █████/2022 tarihli yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, taşınmazda ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilen 7 adet yapıdan sadece 2 nolu yapı için alınmış yapı kayıt belgesinin bulunduğu, Dairemizin E:█████████ sayılı dosyasında, mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2 nolu yapı için alınan 06.11.2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olan Yapı Tatil Tutanağında 2 nolu yapı olarak tespit edilen ana yapıdaki kısmi imalatın düşülmesinden sonra 702,05 m² (İdarenin tespiti) – 220,84 m² (Yapı Kayıt Belgesi olan)= 481,21 m² olacağının bilirkişi raporları ile değerlendirildiği, dava konusu parselde fiili halı yıkama-ticari fonksiyonu olan yapılarla ilgili olarak, 17.12.2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında konut alanında kalması ve taşkın alanında olması sebebiyle yapılaşmaya ve konut dışı fonksiyon uygulamaya uygun olmayan bölge içinde bulunmasından dolayı ruhsatabağlanamayacağı, dava konusu parselde bulunan tüm yapılar içinde 220,84 m² olan 2 nolu yapının Yapı Kayıt Belgesi kapsamına girebileceği, diğer yapıların 31.12.2017 tarihi sonrası inşa edilmesi sebebiyle aykırı olarak kabul edileceği, şeklinde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işleme dayanak yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, uyuşmazlık konusu yapılardan 2 nolu yapı için alınmış yapı kayıt belgesinin bulunduğu, ancak, diğer yapılara ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, yapı kayıt belgesi vb. bulunmadığı anlaşıldığından, tutanakla tespit edilen 2 nolu yapı dışında kalan diğer 6 adet yapının yıkımı yönünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bunun yanında, mahkemesince, öncelikle 2 nolu yapı için alınmış olan yapı kayıt belgesinin geçerliliğini koruyup korumadığı araştırılmak suretiyle, geçerliliğini koruduğu anlaşılırsa, 2 nolu yapı ile diğer yapılar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle işlemin yıkıma ilişkin kısmının esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yıkım yönünden işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.