Bölge Adliye Mahkemesinin, yasal halef sigorta şirketinin iflas masasına sehven eksik bildirilen alacak miktarının geç kayıt davasına ilişkin kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, iflas eden bir firmanın üçüncü bir şirkete olan borcunu kredi risk sigortası kapsamında ödeyerek yasal halef sıfatıyla iflas masasına 236.771,31 TL alacak kaydı talep etmiş ancak sehven 80.240,46 TL kayıt yapıldığı için kalan 156.530,85 TLnin tescili amacıyla açtığı geç kayıt davasında, ilk derece mahkemesi ticari defterler ve sigorta ödemesi üzerine yaptığı incelemede, davacının sigorta bedelini ödeyen taraf olarak tazminatı iflas edenden talep etme hakkına sahip olduğunu ve ilk alacak kayıt başvurusunun içeriğinin aslında daha yüksek bir alacağı işaret ettiğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: █████████
KARAR TARİHİ: █████/2021
DAVA: Geç Kayıt Davası (İİK 236)
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis firma tarafından dava dışı ... A.Ş lehine 266.079,23 TL bedelli çekin keşide edilerek teslim edildiğini, bu alacağa/çeke dair müflis firmanın iflasından evvel .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin açıldığını, müvekkili davacı şirketin dava dışı ... .... A.Ş.'nin müflisten olan alacağını “Kredi Risk Sigortası” kapsamında sigortaladığını, bu sigorta nedeni ile 07.12.2018 tarihinde 236.771,31 TL hasar ödemesi yapıldığını, hasar ödemesinin gerçekleşmesi ile müvekkilin bu kısım yönünden yasal halef olarak iflas masasına alacak kaydı yaptığını, alacak tutarı 236.771,31 TL olması gerekirken dilekçesinin sonuç kısmında sehven 80.240,46 TL talep edildiğini, yine dava dışı ... .... A.Ş.'nin müflisten olan alacağı müvekkilinin yaptığı ödeme sebebiyle 80.240,46 TL olmasına rağmen 236.771,31 TL gösterildiğini, yani müvekkili ile dava dışı ... .... A.Ş.'nin müflisten olan alacak tutarlarının dilekçelerin sonuç kısmında hatalı olarak yazıldığını, Bakırköy İflas Müdürlüğü tarafından dava dışı ... A.Ş'ne yönelik 69 kayıt numaralı kararında müvekkili ... tarafından ... A.Ş'ye 236.771,31 TL ödeme yapıldığının belirtildiğini ve bu sebeple bakiye 156.530,85-TL talebin reddine karar verildiğini, iflas idaresinin 69 kayıt numaralı kararında zımnen davacı şirketin alacağının kabul edildiğini beyanla; davanın kabulü ile sıra cetveli dahilinde kabul edilmeyen alacaklarının reddedilen kısmı olan 156.530,85 TL asıl alacak tutarının iflas tarihinden sonra ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte iflas masasına kayıt ve kabulününe karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 80.240,46-TL alacağı için iflas masasına kayıt talebinde bulunduğunu, alacağın tamamının kabul edilerek (4.) sıraya alınmasına karar verildiğini, davacı alacaklının iflas masası sıra cetvelinin 68 sıra numarasında reddedilmiş herhangi bir alacağının bulunmadığını, ancak reddedilen alacakla ilgili kayıt kabul davası açılabileceğini, dava dilekçesi incelendiğinde iflas masasına başvuru dilekçesine sehven 80.240,46 TL yazıldığı ancak alacağın dava fazla olduğu iddia edilmekte ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince Sayın Mahkemece talebin aşılarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı tarafın alacaklarının daha fazla olduğunu iddia etmekte ise bakiye alacağı için iflas masasına tekrar alacak kayıt talebinde bulunması gerektiğini, iflas idaresince verilen kararın hukuka uygun olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...alacaklı vekilinin 80.240,46-TL alacağın tahsili için alacak kayıt (... nolu) başvurusunda bulunduğu, alacağın tamamının kabulüne karar verildiği, ek sıra cetvelinin █████/2021 tarihinde ... Gazetesinde yayınlandığı, kararın davacı vekiline █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu, iflas kararının kesinleştiği dikkate alınarak bu defa mahkememizce yapılan yargılama sonunda kayıt ve defterlerin incelenmesi sonucu; taraf şirketlerin 2017, 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, müflis şirket ile dava dışı şirket ... .... A.Ş arasında bir ticari ilişki mevcut olduğu, bu ticari ilişki dahilinde davalı müflis şirket tarafından, dava dışı ... .... A.Ş.'ne dava konusu ... ... Şubesine ait █████/2018 keşide tarihli ...nolu 266.079,23-TL bedelli çekin keşide edildiği, dava dışı ... .... A.Ş.'nin bu çeke ilişkin alacağını davacı şirkette "Kredi Risk Sigortası" kapsamında sigortaladığı, dosyaya sunulan çek görüntüsü incelendiğinde; davalının dava dışı ... .... A.Ş.'ye vermiş olduğu 266.079,23-TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı ve çeke ilişkin banka bedeli olan 1.600-TL'nin tahsil edildiği, ayrıca dava dışı şirketin bu çeke ilişkin davalı şirket hakkındaki iflas kararından önce .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı ve takibin kesinleştiği, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle dava dışı ... .... A.Ş.'ne Kredi Risk Sigortası kapsamında davacı şirket tarafından █████/2018 tarihinde 236.771,31-TL hasar ödemesi yapıldığı, TTK m 1472 kapsamında sigorta bedelini ödeyen davacı şirketin sigorta ettiren yerine geçerek ödediği tazminatı davalı şirketten talep edebileceği, her ne kadar davacı şirketin alacak kayıt talebi kabul edilmiş ise de; alacak kayıt dilekçesinin içeriği dikkate alındığında 236.771,31 TL asıl alacağın davacı şirket adına alacak kaydının talep edildiği ancak dilekçenin sonuç ve istem kısmında hata yapıldığı anlaşılmakla; davacının davalı müflis şirketten kabul edilen alacak dışında 156.530,85-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, davalının borcu olmadığını ya da ödediğini kanuni delillerle ispatlaması gerektiği buna ilişkin herhangi bir delil ileri süremediği dikkate alınarak davanın kabulü ile kayıt kabule konu 156.530,85-TL alacağın ....İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis .... .... A.Ş.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından müflis şirket masası sıra cetveline ... sıra numarasına 80.240,46 TL alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, alacağın tamamı kabul edilerek 4. Sıraya alındığını, reddedilen herhangi bir alacağı bulunmadığından işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava dilekçesinde iflas masasına başvurusu sırasında sehven 80.240,46 TL yazıldığı ancak alacağın daha fazla olduğu iddia edilmekte ise de; taleple bağlılık ilkesi gereğince talep aşılarak karar verilemeyeceğini, bu nedenle davacı taraf alacağının daha fazla olduğu iddia etmekte ise bakiye alacağı için iflas masasına tekrar alacak kayıt talebinde bulunması gerektiğinden iflas idaresince verilen kararın hukuka uygun olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kayıt kabul istemiyle açılmıştır. Ancak davacı tarafından iflas masasına yapılan başvuru sırasında 80.240,46 TL alacağın iflas masasına kaydı talep edilmiş ve tamamı iflas masasınca kabul edilmiştir.
Davacı, iflas masasına başvuru yapılırken alacağın sehven alacağını 80.240,46 TL olarak bildirildiğini, alacak tutarının aslen 236.771,31 TL olduğunu beyan ederek bakiye 156.530,85 TL'nin iflas masasına kaydını talep etmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır.
İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212).
İİK'nın 235.maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar..." düzenlemesi yer almaktadır.
İİK'nın 235.maddesinde düzenlenen kayıt kabul davası, iflas masasına alacak kayıt talebiyle başvurup talebi kısmen veya tamamen reddedilen alacaklı tarafından açılan davadır.
Somut olayda ise davacının iflas masasına yaptığı başvuru sırasında bildirdiği alacak tutarı tamamen kabul edildiğinden eldeki dava kayıt kabul davası değildir.
İİK'nın 236.maddesinde; "Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir. 235 inci madde hükmü burada da caridir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacı tarafından talep edilen alacağın tamamı iflas idaresince kabul edilip sıra cetveline yazıldığından yani reddedilen bir alacağı olmadığından eldeki dava geç kayıt davasıdır ve bu davanın açılması için iflas dairesine başvuru yapılması ön şart değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararı; "...İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkündür. Öte yandan masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi, bu davanın süresinde olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde de isabet yoktur. (Yargıtay 19.HD. 09.03.2011 Tarih ve E.████████, K.█████████) Bu durumda mahkemece, davacının doğrudan dava açabileceği gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..."
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararı; "...2004 sayılı İİK’nın Geç Kalan Müracaatlar başlıklı 236.maddesi, "Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir. 235 inci madde hükmü burada da caridir." hükmünü içermektedir.
Anılan madde uyarınca; hangi hallerde geç kalan müracaat oluşacağı açıklanarak, 235. maddeye göre masaya başvuruda geç kalan alacaklıların bu nedenle oluşan masraflara katlanacağı ve önceki sıra cetvelinde yapılan paylaşıma iştirak edemeyeceği, geç kalmanın yaptırımı olarak düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkündür. Öte yandan masaya geç başvuru talepli dava açılabilmesi için iflas idaresine başvuruda bulunmak bir ön şart da değildir.
Somut olayda; müflis banka İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.06.2005 tarih, ████████ Karar sayılı kararı ile iflas etmiş olup, iflas sıra cetveli 07.11.2006 ve 10.11.2006 tarihlerinde ilan edilmek suretiyle davacılar bakımından kesinleşmiştir. Davacıların masaya başvuruları olmadığına göre, İİK'nın 236 ncı maddesi uyarınca doğrudan dava açmalarında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece; talebin İİK'nın 236 ncı maddesi kapsamında geç başvuru olarak değerlendirilmesi ve davacıların tespit edilen alacaklarının önceki sıra cetvelinde yer alamayacağının kabulü ile iflas tasfiyesi kapsamında, kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacılar ve onlar gibi geç başvuru sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davacıların alacağının iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde kararları ile geç kayıt davası açılması için iflas dairesine başvuru yapılmasının bir ön şart olmadığına, doğrudan mahkemeye başvurulabileceğine işaret edilmiş ve hangi yönde hüküm kurulması gerektiği açıklanmıştır.
Davalı müflis şirketin Bakırköy 3. ATM'nin ████████ E. Sayılı dosyası kapsamında █████/2019 tarihinde iflasına karar verildiği, tasfiyenin ....İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası kapsamında adi usulde devam ettiği anlaşılmıştır.
Dava dışı ... .... A.Ş. İle davalı müflis şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, müflis tarafından keşide edilerek dava dışı ......A.Ş.'ye verilen 266.079,23 TL bedelli █████/2018 keşide tarihli karşılıksız kalan çek nedeniyle dava dışı ......A.Ş. tarafından 264.479,23 (bankadan tahsil edilen 1.600,00 TL banka sorumluluk tutarı düşülerek) çek bedeli + 18.086,03 TL temerrüt faizi + 793,44 TL komisyon + 26.447,92 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 309.806,62 TL üzerinden müflis şirket hakkında .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile █████/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davacı sigorta şirketi ile ......A.Ş. arasındaki risk sigorta sözleşmesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından ......A.Ş.'ye █████/2018 tarihinde 236.771,31 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme tutarının davacıya TTK 1472 uyarınca devredildiği anlaşılmıştır.
Dava dışı ......A.Ş. tarafından, şirketin iflasından sonra iflas masasına yapılan 69 no.lu başvuruda; 264.479,23 çek bedeli + 26.447,92 TL çek tazminatı + 793,44 TL komisyon + 25.291,18 TL temerrüt faizi (█████/2018 - █████/2019) olmak üzere toplam 317.011,77 TL alacaklı olduğu, bunun 236.771,31 TL'sinin davacı sigorta şirketinden tahsil ettiğini beyanla 236.771,31 TL'nin kaydı talep edilmiş, iflas idaresi ise █████/2021 tarihli ek sıra cetvelinde 317.011,77 TL'den sigorta şirketinden tahsil edilen 236.771,31 TL'yi düşerek 80.240,46 TL'nin kaydına, 156.530,85 TL'nin reddine karar vermiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, iflas masasına yapılan ... no.lu başvuruda; ......A.Ş.'ye █████/2018 tarihinde 236.771,31 TL ödeme yapmış olmasına rağmen 80.240,46 TL'nin kaydı talep edilmiş, iflas idaresi ise █████/2021 tarihli ek sıra cetvelinde tamamının kabulüne karar vermiştir.
Davacı tarafından 236.771,31 TL ödenip, bu tutarın 80.240,46 TL'si kabul edildiğinden, kalan alacak tutarı 156.530,85 TL'dir.
Davacının talep ettiği tutarın tamamı iflas idaresi tarafından kabul edildiğinden eldeki davanın geç kayıt davası olarak değerlendirilmesi yerindedir. Ancak yukarıda yer verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da açıklandığı üzere, davacının tespit edilen 156.530,85 TL alacağı █████/2021 tarihli ek sıra cetvelinde yer alamayacağından, kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacı ve geç başvuru yapan diğer hak sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken alacağın iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile kararın bu yönden kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2021 tarihli celsede "...her ne kadar masaya kayıt talebimiz de dilekçe içeriğinden aslında talebimiz anlaşılsa da sehven sonuç kısmında bir hata yapılmştır, bu nedenle bizim vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmamaktadır..." şeklinde talep ve bayanına istinaden ilk derece mahkemesince dava kabul edilmesine rağmen yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmakla, aynı nedenle Dairemizce yeniden kurulan hükümde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, lehe vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H ÜK Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. 2021/... K. sayılı ve .../███████ tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK,
a-Davanın KABULÜ ile davacının 156.530,85 TL alacağının, █████/2021 tarihli ek sıra cetveli uyarınca dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise oluşturulacak sıraya göre dağıtılması için Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... İflas masasına kaydına,
b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iadesine,
2-İstinaf giderleri yönünden;
a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Davalı tarafından sarf edilen 380,00 TL istinaf yargılama giderinin (istinaf harçları ve posta masrafı) davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iadesine,
d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!