Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefetten verilen mahkumiyet hükmünü usul, kanun maddesi uygulama hataları ve etkin pişmanlık bildirim eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Temyiz mahkemesi, Cumhuriyet Savcısının süresinde yapılmayan temyiz istemini reddederken, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü; önleme arama kararının dosyaya eksik celbi, suçun niteliğine göre uygulanması gereken lehe kanun hükümlerinin yerine karma uygulama yapılması, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanığa uygulanacak indirim oranının yanlış bildirilmesi ve ceza tayininde yapılan hesap hatası gibi usul ve esas yönünden tespit edilen önemli hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ : ... İdaresiSUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî bozmaO yer cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; hükmün tefhim edildiği 11.11.2021 tarihinden 1 aylık yasal süre geçtikten sonra 12.01.2022 tarihinde kararın temyiz edilmesi nedeniyle o yer cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. O yer cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Ceza Genel Kurulu’nun 06.11.2007 gün ve ███████ sayılı kararında açıklandığı üzere, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 310/son maddesinde belirlenen hükmün tefhim edildiği 11.11.2021 tarihinden 1 aylık yasal süre geçtikten sonra 12.01.2022 tarihinde verilmiş olduğundan, vaki temyiz isteminin1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede1.Olay tutanağında sözü edilen Çardak Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04.09.2013 tarih ve ████████ D.İş sayılı önleme arama kararının denetime elverişli şekilde dosyaya celp edilmeden yargılamaya devamla hüküm tesisi,2. Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kabule ve uygulamaya göre;1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 indirim oranı belirtilmemek suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 2.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sanığın 10 ay hapis ve 1 gün adli para cezası ile cezalandırılarak aynı Kanun'un 50. maddesi uyarınca hapisten çevrili olan gün para cezasının da buna göre belirlenmesi gerekirken, Mahkemece hesap hatası sonucu 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 8 ay hapis ve 5237 sayılı Kanun'un 50/1a maddesi uyarınca 240 gün adli para cezası uygulanarak aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.