T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, yetkili serviste yedek parça temini gecikmesi nedeniyle uzayan tamir sürecinden doğan kazanç kaybı tazminatı davası istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, trafik kazasında hasar gören ve ticari faaliyetlerinde kullandığı aracının, yetkili serviste parça tedarikindeki gecikmeler nedeniyle azami tamir süresi olan 45 iş gününü aşarak 394 gün boyunca tamirde kalması sonucu uğradığı 220.000 TLlik kazanç kaybının, kazaya sebebiyet veren sürücü ve Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği gereği müteselsilen sorumlu tuttuğu yetkili servisten kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmekte; davalı yetkili servis ise aracın kendilerine iddia edilen tarihten daha geç geldiğini ve ilk gecikmenin davacının sigorta şirketinin aracı perte çıkarma girişimlerinden kaynaklandığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI : ████████ E - █████████ KDAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.05.2021 tarihinde ...'in müvekkili şirkete ait ... plakalı araçla ... transit yol Topkapı'dan Edirne istikametine en sağ şeritte seyrederken aracın lastiklerinin patladığını, gerekli önlemleri alarak yol yardım hizmetini beklerken ...'nin kullanımında olan ... A.Ş. Adına kayıtlı ... plakalı aracın arkadan çarptığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin asli kusurlardan, 2918 sayılı KTK'nun 52/1C maddesini ihlal etmesi neticesinde gerçekleştiğini, müvekkiline ait araç 10.05.2021 - 17.06.2022 tarihleri arasında .... Ltd. Şti. yetkili servisinde tamirde kaldığını, müvekkiline ait aracın servise giriş ve çıkış evrakları yetkili servisten istenilmişse de temin edilemediğini, müvekkiline ait aracın günlük olarak kiraya verilmekte olup serviste kaldığı süre boyunca kiralama yapılamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, araç şase işlemleri için davalı yetkili servisin anlaşmalı firması İstanbul Şase'ye yönlendirilerek şaseciye gerekli olan parçalar ve tedarik stoklarında bulunmayan diğer parçalar ... tarafından geç temin edildiğinden sadece şase firmasında 4 ay kaldığını, şase firmasından geldikten sonraki süreçte de ... ... Yetkili Servisi parçaları geç temin etmiş süreç 394 gün sürdüğünü, davalı tarafından geç temin edilen parçalar nedeniyle müvekkiline ait araç azami tamir süresinden çok daha uzun süre tamirde kaldığın, satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği Ekindeki tabloda 10 Taşıtlar başlığı altında 10.1 sırada binek otomobillerin azami tamir süresi 45 iş günü olarak belirtildiğini, ancak müvekkiline ait araç davalıların parçaları geç tedarik etmesi nedeniyle 394 gün boyunca tamirde kaldığını, satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği m. 12’ye göre; üretici veya ithalatçılar, tüketicilerin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamayacağını, üretici veya ithalatçılara, tüketicilerin talebi olduğu sürece yedek parça satışı yapmak zorunluluğu şeklinde bir emredici düzenleme yapıldığının görüldüğünü, bu açıdan bakıldığında, yedek parçanın nerede bulundurulması gerektiği düzenlenmemiş olsa bile, üretici/ ithalatçılara yüklenen yedek parça satış zorunluluğu, onların bu parçaları tüketicinin talepte bulunabileceği yerlerde bulundurma yükümlülüğünü de dolaylı olarak getirmiş bulunduğunu, davalı yetkili serviste yedek parçanın bulunmaması durumunda dahi günümüz şartlarında hızlı tedarik imkanları göz önüne alındığında, aracın tamirde kaldığı sürenin azami tamir süresinin çok üstünde olması parça tedariki ve araç tamiri süresinin davalıların kusuru neticesinde meydana geldiğinin anlaşıldığını, satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği 14. madde ''Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur.'' şeklinde düzenlenmiş olup yetkili servisin parçaları geç tedarik etmesi ve azami tamir süresini aşması nedeniyle müvekkilinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan tazminat hakları doğduğunu, müvekkilinin ... model aracının kaza tarihinde günlük kira bedeli 600,00 TL olup tamirde kaldığı süre boyunca aracı kiralayamayarak kazanç kaybına uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.05.2021 tarihli kazada müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar görmesi nedeniyle tamir için davalı yetkili servise bırakıldıktan sonra aracın parçalarının geç tedarik edilmesi nedeniyle azami tamir süresi aşılarak, 10.05.2021-17.06.2022 tarihleri arasında tamirde kalması sebebiyle tamirde kaldığı süre boyunca müvekkili şirkete ait aracın kiraya verilememesi nedeniyle şimdilik 220.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi █████/2021 tarihinde araç diğer davalı ...'e gelmediğini, ondan önce dava dışı ... Beylikdüzü'ne davacı sigortacısı inisiyatifinde getirildiğini, davaya konu aracın diğer davalıya gelişinin █████/2021 olduğu bilgisine ulaşıldığını, aracın bir süre dava dışı ... Beylikdüzü'nde beklediğini, dava dışı mezkur serviste aracın işlem yaptırılmadan bekletilmesi, tamamen davacı sigortacısının davaya konu aracı perte çıkarma talebinin ihalede karşılık bulamaması başta olmak üzere yanı sıra dava dışı servisle onarım işlemleri, parçayı hangi tarafın temin edeceği vs konularda yaşadıkları bir takım anlaşmazlıklar nedeniyle olduğu bilgisi taraflarınca edinildiğini, sigorta şirketleri malum sigortacısının poliçe kapsamında uğradığı zararı aracın rayiç bedelini sigortacıya ödeyerek tanzim ettikten sonra ve sigortalıdan iade aldıkları ağır hasarlı aracı ihaleye çıkarmak suretiyle satarak, sigortacıya yaptıkları ödeme ile oluşan maliyeti bir nebze düşürmeyi amaçladığını, olayda da sigorta şirketi, davaya konu aracı ihale çıkarttıktan sonra -anlaşılan o ki ihaleye girenler o aracı satın aldıkları bedel üzerine tamir ederek tekrar sattıklarında gelir elde edemeyeceklerini öngörmüşler ki- araca alıcı bulamamışlar ve artık aracı kendileri tamir ettirip satmayı planladıklarını, diğer davalı ...'e araç ulaştığında, mezkur davalı bayiden edindikleri bilgiye göre, önce dava dışı davacı sigortacısı parçaların tamamını veya bir kısmını kendilerinin haricen satın alıp ikmal ederek getireceklerini söylemişler ve diğer davalı bayi servisinin de sigortacının talimatlarını beklediğini, devamı süreçte sigortacı, diğer davalıdan işlemlere başlamasını istediğinde, diğer davalı yetkili servis öncelikle araç şasisinin (geometrisinin) düzeltilmesi gerektiği ondan sonra mekanik boya vs kalan onarımların kendileri tarafından yapılabileceği belirtildiğinde, araç haricen şasiciye gönderildiğini, davaya konu aracın şasicide -ellerindeki mevcut iş yükü vs kendi işletmelerine has sebeplerle olması muhtemel sebeplerle- tamirinin belli süre alması üzerine davaya konu mezkur araç nihayetinde █████/2022 tarihinde diğer davalı yetkili servisine getirildiğini, diğer davalı yetkili servis, kendi iş planları dahilinde öncelikle aracın ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve eksik parçalarının önce mevcut durumda, daha sonra da demonte işlemleri yapılıp işin ayrıntısına girildikçe tespiti yapılabildiğini, davalı yetkili serviste araç onarımı tamamlandığını, 12.05.2022' de faturası kesilip araç da 21.06.2022 tarihinde teslim edildiğini, işlemlerin davalı yetkili servis elinde yaklaşık 4,5 ayda (İş günü olarak ayrıntılı gün hesabı gözedilecektir) tamamlanabilmesinin, birden çok makul ve geçerli sebebi mevcut olduğunu, davacının kesintisiz her gün araç kiralayacakmış ve/veya kiraladığı sürelerde işletme maliyeti olmayacakmış gibi gün bazında 600 TL' den tazminat hesap ve talebinin gerçeğe uygun olmadığı izahtan vareste olduğunu, öncelikle 600 TL kiralama bedelinin yüksek ve fahiş olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz ikame edilmiş huzurdaki davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu aracı ihtirazi kayıtsız ve ihtilafsız olarak teslim aldığını, taraflarına memnuniyete ilişkin veya hatayı bildiren bir ihtarname de çekmediğini, açık ayıplarda kanunlara göre tüketicinin, malı veya hizmeti teslim aldığından itibaren 30 gün içerisinde açık ayıbı ihbar etmesi gerektiğini, ancak davacı, huzurdaki davayı aracın teslim alınmasından bir yıl geçtikten sonra açtığını, bu süreç içerisinde makul bir sürede taraflarına herhangi bir şekilde dönülmediğini, davacı taraf hayali bir gelir kaybı iddiasıyla mesnetsiz bir talepte bulunduğunu, davacı tarafın kiralama (rent a car) faaliyeti yaptığına dair özel bir yetkisi veya belgesi bulunmadığını, araç kiralama gelirleri ile ilgili vergi kaydı da olmadığını, dava konusu aracın da kiralama (rent a car) sigortası olmaması, aracın kiralama faaliyetlerinde kullanılmadığının bir diğer göstergesi olduğunu, ayrıca dönemine göre istenilen fahiş kiralama bedeli ile aracın, günün tamamında veya her gün kiralamaya verilemeyeceğini, her ne kadar davacı taraf araç kiralama sözleşmesini ibraz etmiş olsa da dava konusu araç ile ilgili bir kiralama faturası ibraz etmediğini, müvekkili şirket, diğer davalı .... kurumuna bağlı bir şirket olup 30 yılı aşkın süredir ...Servisi olarak faaliyetlerine devam ettiğini, dava konusu aracın müvekkili şirkete 01.07.2021 tarihinde arkadan hasarlı/kazalı olarak ... servisinden çekici yardımı ile geldiğini, davacının iddia ettiği gibi araç 10.05.2021 tarihinde müvekkili şirkete gelmediğini, dava konusu aracın müvekkili şirkete 2021 Temmuz ayında girmesine rağmen davacı taraf 2021 Mayıs itibari ile para talep ettiğini, davacı, somut olayları tamamen çarpıtarak ve iyi niyetli olmayarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, aracın, müvekkili şirkete AĞIR HASARLI olarak geldiğini, aracın ağır hasarlı olması nedeniyle de aracın hasar onarımını üstlenmiş olan ... şirketi tarafından eksper atanmış olup müvekkili şirket yetkilileriyle birlikte ekspertiz raporu düzenlendiğini, sigorta firmasınca ilgili ekspertiz raporu onaylandığında da işlemlere başlandığını, dava konusu aracın hasar onarımını üstlenen firma, ...'nın Trafik branşı olduğunu, müvekkili şirket ile dava konusu aracın hasar onarımını/yapımını üstlenen ...’nın Trafik branşı arasında herhangi bir anlaşma olmadığı için müvekkili şirket işlemlere “...” olarak başladığını, dava konusu olayda ilgili sigorta şirketi tarafından 11.08.2021 tarihinde müvekkili şirkete mail gönderilerek tedarik edilebilen ve edilemeyen parçalar bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından, stoklarında bu parçaların bulunmaması sebebiyle diğer davalı ....’a eksik parçaların siparişi verildiğini, ancak ilgili dönemin pandemi dönemine denk gelmesi, dava konusu aracın parçalarının çoğunun yurtdışından gelecek olması ve parçaların da çok ayrıntılı olması sebebiyle parça tedariğinde gecikmeler yaşandığını, ağır hasarlı araçlarda araca müdahale edilebilmesi için öncelikle aracın şasesinin (bir nevi aracın omurgası, geometrisi) düzeltilmesi gerektiğini, bu denli öneme sahip olan şase düzeltme işlemi, ileride oluşabilecek ve sürüş güvenliğini etkileyebilecek tehlikeler arz edebileceğinden ...Servisleri’nde yapılamadığını, dava konusu olayda da aracın ağır hasarlı olması sebebiyle ilgili sigorta şirketi ve eksper bürosunun onayıyla araç, ilgili sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu Şase İstanbul firmasına gönderdiğini, araç burada işlemlerini tamamladıktan sonra 26.01.2022 tarihinde müvekkili şirkete gelmiş ve bu tarihten itibaren parçaların montaj ve boya işlemlerine başlandığını, ilgili şase firmasının bahse konu sigorta şirketi ile anlaşmalı olduğunu, aracın buraya gittikten sonra müvekkili şirket tarafından araca herhangi bir işlem yapılmadığını, yani şase firmasında geçen zamana müvekkili şirketin herhangi bir etkisi olmadığını, dava konusu aracın ağır hasarlı olduğundan montaj esnasında ilave hasarlı ve değişmesi gereken parçalar tespit edildiğini, yeni tespit edilen parçalar ilgili sigorta şirketine ve ekspere bildirildiğini, ilgili sigorta şirketince parçaların tedariği için araştırma yapıldığını, sonucunda müvekkili şirketten parçaların bulunması ve tedariği konusunda yardım istendiğini, bunun üzerine müvekkili şirkette bulunmayan bu yeni parçaların tedarikleri ....’tan istendiğini, bahse konu parçalar temin edildiğinde de aracın onarım, montaj ve boya işlemlerine devam edildiğini, daha sonrasında aracın işlemleri 12.05.2022 tarihinde bittiğini, araca dair fatura kesildiğini, ancak araç 21.06.2022 tarihinde davacı tarafından geç teslim alındığını, yani araç, işlemlerine başlandığı gün olan 26.01.2022 ila işlemlerinin bittiği gün olan 12.05.2022 tarihleri arasında yaklaşık 4,5 ay boyunca müvekkili şirkette kalmış/işlem gördüğünü, görüleceği üzere dava konusu aracın şase firmasından müvekkili şirkete gelmesiyle müvekkili şirkette onarımına başlanıp (çıkan ekstra hasar ve tedarik edilen ekstra parçalara rağmen) bitmesi yaklaşık 4,5 ay sürdüğünü, bu süre, mücbir sebep olan ve dünyayı etkisi altına almış pandeminin de hayatımızda olması ve bu duruma bağlı birçok tedbir alınmış olması, pandemi döneminde düzenli çalışma yapılamaması, birçok firmanın uzun sürelerce kapalı kalması, pandemi sebebiyle işlerin birikmesi/aksaması, sokağa çıkma yasakları, vs. gibi birçok sebepten ötürü çok büyük aksilikler yaşanmış bir döneme denk gelinmesi sebebiyle olağan karşılanmasının gerektiğini, ekspertiz raporunu onaylamakta, tamir edilecek ve değişecek parçaları tespit etmekte, aracın ihtiyacı olan parçaları bulma ve tedariğinde, aracın şasesinin düzeltilmesine karar verilmesinde, kendi anlaşmalı şase firmasına yönlendirmesinde, şase firmasında yapılan işlemlerde tek sorumlu olan tarafın, dava konusu aracın hasar onarımını üstlenen ... olması sebebiyle yukarıda anlatılan hususlar hakkında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığı ve dolayısıyla herhangi bir sorumluluğu da olmadığının açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu araç hakkında işlemlere başlanmasıyla bitirilmesi arasında yaklaşık 4,5 ay geçtiğini, davacı taraf her ne kadar gecikmeden bahsetse de ağır işlerin yapılması, pandemi dönemi, aracın parçalarının çok ayrıntılı parçaların olması, pandemi döneminde parça tedariğinde ve çalışma koşullarında yaşanan zorluklar sebebiyle bu süre makul karşılanmasının gerektiğini, beyanla kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.Mahkeme,"DAVANIN REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde özetle; dava konusu aracın 394 gün onarımda kaldığı,bu süre gözetilerek 394 gün gibi hayatın olağan akışına, ticari teamüllere ve dürüstlük kuralına taban tabana zıt olan fahiş gecikme karşısında yerel mahkemenin "ihtarname eksikliği" şeklindeki aşırı şekilci ve borçlunun kötü niyetini himaye eden gerekçesinin yerinde olmadığını,müvekkili şirketin ticari aracının bir yılı aşkın süre boyunca haksız yere alıkonulması nedeniyle uğradığı kazanç kaybı tazminatının hesaplanması ve davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,onarım için bırakılan aracın onarımının makul süreyi geçtiği iddiasına dayalı mahrum kalınan araç kiralama kazanç bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporunda özetle;" 10.05.2021 tarihinde çekici ile ... Beylikdüzü servisine götürüldüğü, servisin aracı kabul ederek aldığı, 10.05.2021 - 20.05.2021 tarihleri arasında ... Beylikdüzü servisi ile ... A.Ş.'nin aracın anlaşamaması neticesinde, dava konusu aracın ... A.Ş. tarafından ... .... Ltd. Şti. 'ne 20.05.2021 tarihinde yönlendirildiği, 20.05.2021 tarihinde ... .... Şti.'de emrinin açıldığı ve ... A.Ş.'ye ihbarda bulunulduğu, eksperin aynı gün yerinde inceleme/ekspertiz yaptığı, 21.06.2022 tarihinde araçtaki 1.hasar (”şase işlemi hariç”) ve 2.hasar (”şase işlemi”) olmak üzere toplamda KDV hariç 83.264,25-TL ve KDV dahil 98.251,81-TL fiyata kaporta ve boya işçilikleri ile değişimi yapılarak aracın eksik parçaları da tamamlanarak aracın onarıldığı ve davacı firmaya aracın teslim edildiği, dava konusu aracın ekspertizinin tam ve doğru olarak yapılması sağlayacak (servisin de katılımıyla, eksperin ve dosya sorumlusunun gözetiminde), araca onarıma başlama onayını verecek, aracın onarılması için gereken parçaların doğru temin edilmesini gerek tedarikçi gerekse de servise olarak sağlayacak, araç onarıldıktan sonra teslim onayını verecek ve servisin hakkedişini onaylayacak merci dava dışı ... A.Ş.sorumluluğunda olduğundan belirtilen olay ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere kanaatlerince %50 Kusurlu olduğu, dava konusu araç ile ilgili ekspertizinin tam ve doğru olarak yapılmasını sağlayacak (araç söküldükten sonra ilk ekspertizde gözükmeyen ama daha sonra çıkan parçalar ile ilgili eksperle mutabakat sağlamak), araca başlama onayını geldikten sonra aracın onarılması için gereken parçaların doğru ve hızlı bir şekilde temin edilmesini sağlayacak, tedarikçiden gelen parçaların doğru gelip gelmediğini kontrol edecek, yanlış gelen ya da yurtdışı geç gelecek parçaların doğru gelmesi ile gerek de sigorta gerekse de distribütör (davalı ...A.Ş.) ile iletişime geçerek aracın onarılmasını sağlayacak, onarımı tamamlanan aracın parça ve işçilik listesini teslim onayına gönderecek merci davalı ... ... .... Ltd. Şti. sorumluluğunda olduğunda belirtilen olay ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere kanaatim %50 Kusurlu olduğu, dava konusu araca ait yurtiçi ya da yurtdışı parçalar ekspertiz sonrasında davalı ... ... .... Ltd. Şti. tarafından sipariş edilmesine rağmen temin edilememesi ile ilgili dosya münderecatında herhangi bir belge bulunmadığından davalı ...A.Ş.’nin belirtilen olay ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere kadri marufunda kanaatim kusursuz olduğu, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, 6502 sayılı TKHK hükümlerine dayanılarak hazırlandığından somut uyuşmazlıkta tacir olan taraflar arasında uygulama alanı bulamayacağının düşünüldüğü, emsal karardan yola çıkılarak davacı ile davalı servis arasında onarım işinin yapılması gerektiği süreye ilişkin bir belirlemeye yahut davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bilgi yahut belgeye rastlanmadığından davalı servisin davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığının söylenebileceği, mahkemece davacı ile davalı servis arasında onarım süresine yönelik anlaşma bulunduğu tespit edilirse; yahut aracın onarımda kaldığı süre içerisinde davalı servisi temerrüde düşüren bir ihtar dosyaya sunulur ise davalı servisin sorumluluğundan bahsedilebileceği, diğer davalı ...’ın sorumluluğu yönünden ise teknik değerlendirmelerin önem arz ettiği, bu noktada heyetin teknik üyesi tarafından dava konusu araca ait yurtiçi ya da yurtdışı parçalar ekspertiz sonrasında davalı ... .... Ltd. Şti. tarafından sipariş edilmesine rağmen temin edilememesi ile ilgili dosya münderecatında herhangi bir belge bulunmadığından davalı ...A.Ş.’nin belirtilen olay ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere kusursuz olduğu'' hususu belirtilmiştir. Konuya ilişkin emsal İstanbul BAM 43.Hukuk Dairesi Başkanlığının ████████ E.████████ K. Sayılı █████/2022 tarihli ilamında ;"TBK'nın 227/2. maddesinde, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Davacı taraf bu kalemden olmak üzere araç mahrumiyeti zararını da talep etmektedir. Araç mahrumiyeti, aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan zarardır. Ayıp nedeniyle sorumluluğu bulunan davalı, onarım işini, alıcının haklı menfaatlerini gözeterek özenle yürütmekle yükümlüdür. Bu kapsamda ayıplı araçtaki onarımın makul ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması gerekir. Her ne kadar bilirkişi heyeti Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine atıf yaparak onarımın süresinde yapıldığı kanaati bildirilmiş ise de, bahsi geçen yönetmelik 6502 sayılı TKHK hükümlerine dayanarak hazırlanmış olup her iki tarafın tacir olduğu eldeki davada uygulanma olanağı yoktur. Ancak, TBK'nın 118. Maddesinde, temerrüde düşen borçlunun, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında onarım işinin yapılması gerektiği süreye ilişkin bir belirleme olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. TBK'nın 117/1. Maddesinde, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği düzenlenmiş olup, aracın onarımda kaldığı süre içerisinde böyle bir ihtar ile davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığından iddia olunan geç ifadan dolayı davalının, davacıya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle sonuç olarak Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde vurgulanmıştır.Bu doğrultuda aracın uzun bir süre onarımda kalması nedeniyle tacir olan taraflar arasında 6502 sayılı TKHK hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, ayrıca taraflar arasında onarımın süresine ilişkin sözleşmenin bulunmadığı gibi,davacı tarafça davalıların ihtarname ile temerrüde düşürülmediği gözetilerek geç ifa kaynaklı davalı tarafın sorumlu olduğu kabul edilemeyecektir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026