Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtarak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz itirazlarını reddederek onadı.
Özet: Yargıtay, sanıkların kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle işlediği dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen hapis ve adli para cezası ile diğer hükümleri içeren karara karşı sanık müdafilerinin istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesini takiben yapılan temyiz incelemesinde, yargılama sürecinde hukuka aykırılık tespit edilmediği, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği gerekçesiyle temyiz istemlerini esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Temyizin kapsamına göre; Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında " kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 158/3, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 48.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucunda sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.2.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.III. GEREKÇESanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmındaki mahkûmiyetinin 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesinde düzenlenen suça ilişkin olduğu ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61... . maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklerin sanık lehine hükümler içermesi karşısında, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.