Yargıtay, hırsızlık suçundan temyiz edilen kararları değerlendirerek bazı başvuruları reddederken, bir sanığın müdafi hakkı ihlali nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin gerekçeli temyiz dilekçesini süresinde sunmaması nedeniyle istemi reddedilmiş; diğer iki sanık hakkındaki hükümlerin usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiş; ancak bir sanığın kendisine atanan müdafiiden haberdar edilmemesi ve taraf teşkili sağlanmadan istinaf talebinin değerlendirilmesi hukuka aykırı bulunarak, bu sanık hakkındaki hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
I- Sanık ...'ün temyiz istemi yönünden
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve ... Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 29.12.2022 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 30.12.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak 5271 sayılı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin ''atılı suçu işlemediğine, diğer sanıkların yolda kaldıklarını söyleyerek kendisini oraya çağırdıklarına, aracıyla gittiğinde de yakalandığına''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin'' savunma hakkının ihlâl ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin '' sadece parmak izine dayanarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar ... ve ... yönünden
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık ... yönünden
İlk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinde sanığın kendisine müdafii atandığından haberdar edilmediği, bu durumda müdafine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda müdafii, sanık lehine bazı işlemler yapmış, örneğin istinaf dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından istinaf dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiği nazara alındığında, dosyanın taraf teşkili için ilk derece mahkemesine iadesi yerine sadece sanık müdafiinin istinaf talebi değerlendirilerek ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dava dosyasının takdiren bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!