Karşılıksız çekte hatalı adli para cezası ve kanunsuz istinaf gider avansı ret kararının kanun yararına bozma kapsamında incelenmesi.
Özet: Yargıtay, karşılıksız çek düzenleme suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf talebinin, kanuni dayanağı bulunmayan istinaf gider avansı yatırma zorunluluğu nedeniyle hukuka aykırı şekilde reddedildiğini tespit ederek, bu usul hatasının kanun yararına bozulup bozulmayacağı konusunda Adalet Bakanlığından görüş alınmasına hükmetmiştir; böylece sanık hakkında karşılıksız kalan miktardan banka ödeme miktarının düşülmemesi nedeniyle fazla ceza tayin edildiği yönündeki ilk bozma isteminden ziyade, istinaf hakkının usulsüz engellenmesi problemine odaklanıldığını göstermiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan sanık ...'un, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 31.638,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında " ...dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten
sonra karşılıksız kalan miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında;
Somut olayda, şikâyete konu █████/2017 keşide tarihli, ... Bankası .../Bursa Şubesine ait olan 31.638,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 3/3-a-1. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2017 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 1.410,00 Türk lirasının, çekin bedeli olan 31.638,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanığın bu çekin karşılıksız kalan kısmı olan 30.228,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık müdafi tarafından süresi içerisinde istinaf edildiği, ancak istinaf başvurusundan sonra, 150,00 TL istinaf gider avansı yatırmasına dair Mahkemesince muhtıra gönderilmesinden sonra, süresi içerisinde gider avansınının yatırmadığından bahisle 21.04.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve ret kararının istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği anlaşılmakla birlikte; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yargılama usulüne ilişkin olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 353. maddesine, anılan Kanun'un 353/2. maddesinde ise 5271 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin düzenlemelerine atıf yapıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 273/1. maddesine göre, sanık müdafi tarafından süresi içerisinde bir dilekçe verilmesi veya beyanda bulunulması halinde istinaf kanun yoluna başvurabileceği, ayrıca bir masraf yatırılması gerektiğinden bahsedilmediği, dolayısıyla, ilk derece mahkemesinin sanığı istinaf gider avansı yatırmaya zorlamasının kanuni dayanağının bulunmadığı cihetle, istinaf talebinin reddine dair İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararı bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!