Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Kara Avcılığı Kanununa aykırılık kabahatinde idari para cezası başvurusunun reddinde vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki kanun yararına bozma istemini değerlendiriyor.
Özet: Divriği Sulh Ceza Hakimliği tarafından, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa muhalefet kabahatinden verilen idari para cezasına itirazın reddi kararında, başvuran aleyhine yasal dayanağı olmaksızın 1.718,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun ilgili maddeleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca hukuka aykırı bulunarak, bu durumun hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle söz konusu kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

HÂKİMLİĞİ : Divriği Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/8 Değişik işKABAHAT : 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Başvurunun reddi KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet eyleminden kabahatli ... hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü Sivas Şube Müdürlüğünün 10.12.2021 tarihli ve ████████ sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 685,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun Divriği Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.05.2022 tarihli ve 2022/8 değişik iş sayılı kararıyla reddine ve 1.718,00 Türk lirası vekâlet ücretinin başvurandan alınarak idarî yaptırım uygulayan kuruma verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında ''...5326 sayılı Kanunun 22-31. maddelerini kapsayan Dördüncü Bölümünün ''Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları'' başlığını taşıdığı, anılan Kanunun 27. maddesinin başlığının ''Başvuru yolu'', 29. maddesinin başlığının ise ''İtiraz yolu'' olarak düzenlendiği, yine ''Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi '' başlıklı 31. maddesinin; ''(1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.'' hükümlerini amir olduğu, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinin'' (5) Ceza mahkemelerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına yapılan itiraz üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.'' hükümlerini içerdiği, tüm bu hususlar uyarınca, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,...'' şeklinde belirtildiği üzere, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazının da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi hak arama özgürlüğünün de önüne geçeceği nazara alındığın da; somut olayda, muteriz tarafından idari para cezasının kaldırılması için yapılan başvurunun reddine dair verilen kararın, karara konu idari para cezasının miktarı itibarı ile kesin olduğu ve muteriz aleyhine 1.718,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.