Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklı 762.826,35 TL alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: İtirazın iptali davasında, davacı, ticari alım-satımdan kaynaklanan 762.826,35 TL tutarındaki alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep etmiş; davalı ise mal teslimi ve fatura tebliğ edilmediğini iddia ederek davanın reddini istemiştir. Yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri, irsaliyeleri ve BA/BS formlarındaki veriler esas alınarak, davaya konu 18.377,24 USD karşılığı 762.826,35 TL tutarındaki e-fatura alacağının ve malların teslim edildiği tespit edilerek davacının talepleri doğrultusunda karar verilmesi yönünde bir sonuca ulaşılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında ticari alım-satım ilişkisi kurulduğunu, müvekkil şirket tarafından faturalara konu malların teslim edildiğini, davalı borçlunun fatura içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden 25.09.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine davalı vekili tarafından 10.10.2025 tarihinde haksız ve yersiz şekilde itiraz edildiğini, icra takibinden önce Bakırköy ... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, 15.10.2025 tarihinde ... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, davalının borcun tamamına ve ferilerine yönelik itirazının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve faturaların sabit olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek 762.826,35-TL tutarındaki alacağın 25.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... E. sayılı dosya kapsamında dava dilekçesi ile tensip zaptının müvekkiline tebliğ edildiğini, davacının alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, icra takibine dayanak gösterilen faturaların müvekkiline süresinde tebliğ edilmediğini, alım satıma konu malların teslim edilmediğini, satıcı tarafın fatura ve mal teslimini ispatla yükümlü olduğunu, davacının sunduğu delillerin yalnızca kendi defter ve belgelerinden ibaret kaldığını, müvekkilinin defter ve belgelerinin incelenmesi ile tanıklarının dinlenmesi halinde gerçek durumun ortaya çıkacağını, davacının yaptığı hesaplamaların alacağın özü ve döviz kuru açısından hatalı olduğunu, faiz oranının yanlış belirlendiğini, şirketler arası BA/BS formlarının birbiriyle eşleşmediğini, tüm bu hususların bilirkişi incelemesi neticesinde netleşeceğini belirterek davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 18.377,24USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davalı tarafın █████/2026 gün ve saat 10:00’da mahkememiz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediğini, Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde; davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalıdan 18.377,24 USD karşılığı 762.826,35 TL (Takip tarihi 25.09.2025 itibariyle; 18.377,24 USD X 1-USD =41,5093 TL= 762.826,35 TL) 3 adet e-Fatura alacağı bulunduğu kayıtlı olduğunu, İşbu Faturalara ilişkin irsaliyelerde Teslim Alan kısmında ... adı, soyadı ve imzası bulunduğunu, işbu faturaların davacının 2025 yılı BS Formunda ve davalının 2025 yılı BA Formunda yer aldığı kanaatine vardığımı, Davaya konu icra takip tarihi (25.09.2025) itibariyle davacı şirketin davalıdan Toplam 18.377,24 USD karşılığı 762.826,35 TL 3 adet e-Fatura alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır" denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Bilirkişi raporuna da tarafların bir itirazı olmamıştır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 18.377,24 USD olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 18.377,24 USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 152.565,27-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 52.108,67 TL harçtan başlangıçta alınan 9.213,04TL'ın mahsubu ile bakiye 42.895,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan ve devlete ödenen (mahsup edilen) 9.213,04 TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 120.423,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 10.116,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ...✍e-imzalıdır