İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında, güneş enerjisi projesinde alt yükleniciye işgücü yetersizliği nedeniyle yapılan fazla ödemenin iadesi ve sebepsiz zenginleşmenin giderilmesi talep edilmektedir.
Özet: Davacı ana yüklenici şirket, güneş enerji projelerinde alt yüklenici olarak hizmet veren davalı şirkete, projedeki iş gücü eksikliği nedeniyle sözleşme bedelinin üzerinde ve cari hesap üzerinden yaptığı 4.567.759,35 TLlik fazla ödemelerin iadesini talep ederek icra takibi başlatmış; davalının bu takibe haksız itirazı üzerine, itirazın iptali, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili, kur farkı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin güneş enerji sektöründe yıllardan beridir faaliyet gösteren, bu sektörde birçok güneş enerji projesine imza atan bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin taahhüt ettiği projelerde alt yüklenici olarak müvekkiline hizmet veren bir şirket olup, ... çerçevesinde müvekkili Şirketin üstlendiği projeden alt yüklenici olarak hizmet verdiğini, ne var ki projenin davalı tarafından yeterli iş gücü ve eleman temin etmemesi sebebiyle gecikmesi üzerine taraflar arasındaki mutabakat uyarınca daha sonra iade edilmek üzere müvekkili şirketçe davalı tarafa sözleşme bedelinin üzerinde ödemeler gerçekleştirildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin ardından müvekkili şirketin fazladan ödenen bedellerin ödenmesini talep ettiğini, bu bedellerin ödenmemesi üzerine müvekkili lehine, icra takibine konu edilen türk lirası cinsinden bakiye alacak ortaya çıktığını, müvekkil şirketçe sözleşme bedeli üzerinde ödendiği aşikar olan bedellerin müvekkili şirkete iadesinin gerekeceğini, somut olayda işveren olarak müvekkil şirketin bahsedilen işi alt yüklenicisi olan davalı tarafa havale ettiğinden doğal ve kural olarak işe yönelik olarak işçi ve işgücü temini alt yüklenici olan davalı tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, sözleşmeye konu işlerin 11 Mart 2024 tarihi itibarıyla bitirildiğini, iş süresi boyunca müvekkili şirket tarafından Sözleşme Bedeli kapsamında kesilen fatura bedellerinin üzerinde bir şekilde Türk Lirası cinsinden fazladan 4.567.759,35 türk lirası ödeme davalıya yapıldığını, davalı taraf ile müvekkili arasında geçmişte işbu davaya konu ... benzeri birden fazla projede iş birliği yapıldığı için müvekkili şirketin, taraflar arasındaki alacak-verecek gücünü muhafaza etmek ve belirli bir dengede tutmak ve ticari ilişkileri devam ettirmek adına taraflar arasındaki alacak-vereceklere dair muhasebe kayıtlarını cari hesap üzerinden tuttuğunu ve kaydettiğini, yine bu kapsamda davalı taraf ile beraber görülen birden fazla iş olduğu için zaman zaman fazladan ödemeler yapılabildiğini, taraflar arasındaki imzalı Sözleşme ve Zeyilname uyarınca ... Kağıt Projesine ilişkin olarak davalı tarafın toplam hakkedişinin 142.582,44 Amerikan Doları olduğunu, buna ilişkin 2023 yılı içerisinde davalı tarafından müvekkili şirkete toplamda 142.684,62 Amerikan doları tutarında fatura bedelinin keşide edilmiş olup, faturaya ilişkin ödemelerin yine dövize endeksli olarak Türk Lirası cinsinden müvekkili şirketçe yapıldığını, davalı tarafın, müvekkili şirket tarafından sözleşme bedeli üzerinde yapılan ödemeler ile sebepsiz zenginleştiğini ve bu sebepsiz zenginleşmeyi müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, kural olarak sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmayacağını, somut olayda davalı tarafın, müvekkili tarafından sözleşme bedeli üzerine yapılan ödemeler ile zenginleşirken müvekkili şirketin bu ödemeler ile fakirleştiğini, hesap kesimi akabinde ortaya çıkan alacak defaaten davalı tarafa bildirilmiş olmasına karşın davalı tarafın alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın fazladan ödenen 4.567.759,35 Türk Lirasını taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ederek müvekkili şirkete geri ödemediğini, müvekkili şirketin, Sözleşme kapsamında fazladan ödenen bedellere yönelik alacağının tahsili amacıyla 12.07.2024 tarihinde .... İcra Dairesi nezdinde ... numaralı dosya altında icra takibi başlatmış olup, işbu icra takibi ile 4.567.759,35 Türk Lirası tutarındaki müvekkili şirket alacağı talep edildiğini, davalının ödeme emrine haksız ve gerçeğe aykırı bir şekilde 07.08.2024 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin buna istinaden durdurulduğunu, bunun üzerine davalı taraf ile anlaşmak üzere son çare olarak huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu Arabuluculuk başvurusu yapıldığını fakat arabuluculuk sürecinin, İstanbul Arabuluculuk Bürosunda 2024/... Büro Dosya No, 2024/... Arabuluculuk Numarası ile █████/2024 tarihinde anlaşmama olarak kapatıldığını, davaya konu alacağın muaccel bir para alacağı olup, dava dosyasına sunulan deliller ile ispat edildiğini, bu çerçevede davalı taraf aleyhine ihtiyati haciz uygulanmasını talep ettiklerini, davalı tarafın icra takibine itirazında haksız olup, davalı tarafın itiraz olunan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etiklerini beyan ederek 4.567.759,35 Türk Lirası tutarındaki ana alacağa ilaveten ... kapsamında yapılan ödemelere ilişkin kur farkı alacakları talep etme hakları ve fazlaya ilişkin sair her türlü talep, dava, tazminat ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla .... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı icra dosyasına vaki takibe, borca, faizine ve ferilerine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, işbu davanın sonucunun beklenmesi halinde uğrayacakları zarar göz önünde bulundurularak .... icra dairesi'nin ... numaralı dosyası altında icra takibine konu edilen 4.567.759,35 Türk Lirası tutarındaki ana alacak (icra takip çıkışı) ile ihtiyati haciz kararı tarihi itibarıyla takip sonrası işlemiş faizi, vekalet ücreti, masraf miktarı ile tahsil harcının toplamı nispetindeki alacaklarına denk gelecek ve toplam alacağı güvence altına alacak şekilde takip borçlusu davalının kendi ve 3.kişiler üzerinde bulunan mal, hak ve alacakları üzerine İcra- İflas Kanunu Madde 257 uyarınca ihtiyati haciz uygulanabilmesi için öncelikle teminatsız olarak, mümkün olmadığı halde sayın mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminata bağlı olarak karşı taraf dinlenilmeksizin ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde şirketlerinin piyasada yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren ve müşterilerine özellikle güneş enerjisi santrallerinin projelendirmesi, mühendisliği ve kurulumu konusunda hizmet veren ve akabinde GES'lerin bakımı ile gerektiğinde onarımını üstlenen sektöründe bilinen bir şirket olduğunu beyan ettiğini, şu an davacı şirketin piyasadaki bir çok şirket ile davalık olup, mahkemece gerek görülmesi halinde yapılacak uyap sorgulamasında bu durumun açıkça görüleceğini, davacı şirketin müvekkili şirkete varılan mutabakat uyarınca daha sonra iade edilmek üzere sözleşme ve bedelinin üzerinde ödemeler yapıldığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, bu durum hayatın olağan akışına aykırı olup; basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacı anonim şirketin bu yükümlülüğüne aykırı davranmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu "Birden fazla projede davacı şirket ile müvekkil şirket arasında iş birliği yapıldığı için taraflar arasındaki alacak-verecek gücünü muhafaza etmek, belirli dengede tutmak ve ticari ilişkileri devam ettirmek adına taraflar arasındaki alacak-vereceklere dair muhasebe kayıtlarını cari hesap üzerinden tutmuş ve kaydetmiştir, bu kapsamda davalı taraf ile beraber görülen birden fazla iş olduğu için zaman zaman fazladan ödemeler yapılabilmektedir" iddiasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketten davaya konu icra takibi ile talep edilen meblağın 4.567.759,35 TL olup bu meblağda müvekkili şirkete fazla ödeme yapılıp, bunun şirket cari hesabına doğru işlenmemesinin, ortada gerçek bir borcun varlığı olmadan bu bedelin müvekkili şirkete ödenmesinin abesle iştigal olduğunu, piyasada ün yapmış olan bir anonim şirketin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, şirket muhasebe kayıtlarının usülüne uygun ve doğru bir şekilde tutulması gerektiğini, şirketin ticari defterlerini usülüne uygun tutmadı ise hukuken bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, davacı şirketin müvekkili şirket ile birlikte işler yürütülürken müvekkili şirkete fazla fazla ödeme yaptık, çünkü ortaktık, ama şimdi ortaklık bitti, fazla ödeme yapılmış, yaptığımız ödemenin iadesini talep ediyoruz diye icra takibi ve iş bu davayı açmasının genel hukuk kaideleri ile ve Medeni Kanunun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, cari kayıtlarda davacı tarafın fazladan farkında olmadan yapıldığı iddia edilen meblağın 4.567.759,35 TL olup, bu meblağın günümüz ekonomik koşullarında cüzi bir meblağ olmadığını, 18.09.2023 tarihinde ... kağıt Ges işleri yapım sözleşmesine toplamda üç alt taşeron firma olarak başlandığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin uzun yıllar iş ortaklığı yaptığını ve geçmişteki iyi ilişkilerinden ötürü müvekkili şirketin her projeyi sonuna kadar sahiplenip bu doğrultuda hareket etmeyi ilke olarak edindiğini, bu sebeple müvekkili şirketin daha önceki müşterileri ve hizmet verdiği çok uluslu firmaların yıllardır müvekkili şirket ile çalışmaya devam etmekte olduklarını, davacı şirket ile müvekkili şirket aralarında talep edilen alacağın herhangi bir sözleşmeye, belgeye vs bağlı olmadığının farkında olup bu talepleri kabul edilmezse sebepsiz zenginleşme sebebiyle alacaklarının tahsil edilmesini talep ettiklerini, öncelikle icra takibinde belirtilmeyen bu sebebin icra takibiyle bağlı olan iş bu davada ileri sürülmesinin usül hükümleri uyarınca mümkün olmadığını beyanlarla haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılmış davanın reddine, davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, bilirkişi raporu, celp edilen tüm dosya örnekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ekinde; davacı ile Asıl İşveren Arasındaki Sözleşme, davacı ile ... Arasındaki Sözleşme ve Ekleri davacı ile ... Arasındaki Zeyilname ve Ekleri, ... tarafından düzenlenen hakediş faturaları, dekontlar, taraflar arasındaki 2023 yılı cari hesap dökümü, taraflar arasındaki 2024 yılı cari hesap dökümü, arabuluculuk tutanağı sunulmuştur. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesi ekinde; Whatsapp yazışmaları ile dekont örneklerinin sunulduğu görülmüştür.İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... Makina İmalat Sanayi Ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiştir. Yine ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden ... Çatı Kurulum Hizmetleri Anonim Şirketi'nin 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiştir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde; ... Çatı Kurulum Hizmetleri Anonim Şirketi tarafından ... Makina İmalat Sanayi Ve Taahhüt Anonim Şirketi aleyhine 4.567.759,35.-TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, ... Makina İmalat Sanayi Ve Taahhüt Anonim Şirketi'nce yapılan itiraz ile takibin durdurulduğu görülmüştür.Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin Mahkememiz █████/2024 tarihli ara karar ile ; "Uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba dayalı bir alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava dilekçesi okunmuş, sunulan bilgi ve belgeler uyarınca davaya konu taleplerin yargılamayı gerektirmesi, delillerin henüz toplanmamış olması ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılarak şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " denmek suretiyle reddine karar verilmiştir.█████/2025 tarihli celsede dinlenen davacı tanığI ... beyanında; " Tanıktan soruldu; ben davacı firmada mühendis olarak çalışmaktayım, sahada malzeme konusunda her hangi bir sıkıntımız olmadı, sahada 8 adet çatı vardı, bunlardan 3 tanesi davalının sorumluluğundaydı, diğer çatıları başka şirketeler yapıyordu, davalının malzemeleri ayrı ve hazır bir şeklide sahada bulundurulmuştu, gecikmenin sebebi davalının yeteri kadar eleman bulundurmaması ve bulundurduğu elemanların kalifiye olmamasıdır, diğer çatıları yapmakla yükümlü olan ... firması işi tamamlamadan sahayı terk etti, davalı firma ...'nın işlerini tamamlamaya talip oldu, davalının işi geciktirmesinde ... firmasının işlerini tamamlaması etkili değildir, ... firmasının işlerini tamamlarken de kalifiye olmayan elemanlar getirdiler, davalı ...'nın işlerini tamamlarken öncelikle sahada bulunan elemanlarını paylaştırdı, daha sonda yeni elemanlar getirdi, sahada sürekli işçi eksiğini tamamlamak için bir sirkülasyon vardı, çatıda kullanılan tijlerin üzerindeki çapakların korozyona uğradığı doğrudur, ancak tijlerin kendisinde herhangi bir problem ve oksitlenme mevcut değildir, bu konuda İTÜ'den rapor aldık, tijlerin üzerindeki çapakların korozyona uğraması spreyle giderilebilir bir meseledir, müşterinin talebi doğrultusunda bunları İTÜ'ye gönderdik, çatının kurulmasına engel bir durum yoktu, tijler İTÜ'ye gönderildiğinde ekipler diğer işleri yapmaya devam etti, işin durması söz konusu olmadı, çatı kurulmasında yapılacak bir çok iş vardır, sadece tijler bunları engellemez, tanıklık ücreti talebim yoktur.." şeklinde beyanda bulunmuştur. █████/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında Mahkememizce tespit olunan davacı tarafın davalı tarafa dava konusu projeden ötürü fazla ödemesi bulunup bulunmadığı, sözleşmeye konu işlerin iş bitiş tarihinde tamamlanıp tamamlanmadığı, gecikmenin bulunduğunun kabulü halinde sorumluluğun hangi tarafta bulunduğu, neticeten .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı yönündeki hukuki uyuşmazlık kapsamında delillerin yerinde değerlendirilmesi açısından ... İli Ergene İlçesi Sağlık Köyü'nde keşif yapılması amacıyla; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verildiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile Ges Sözleşmesi - Güneş Enerji Santrali alanında uzman Bilirkişi ... tarafından keşfen inceleme yapıldığı, düzenlenen heyet raporunda neticeten; IV-SONUÇYukarıda ayrıntılı olarak açıklanan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda;1.Davacı tarafın, davalı tarafa dava konusu proje kapsamında 102,17 USD ve 4.638.527,19 TL tutarında sözleşme bedelini aşan ödeme yaptığı,2.Taraflar arasında düzenlenmiş dava konusu işe ait herhangi bir Geçici Kabul Tutanağı, Kesin Kabul Tutanağı, İş Bitirme Tutanağına rastlanılmadığı, davacı tarafça işin 11.03.2024 tarihinde tamamlandığının beyan edildiği, davalı tarafın da bu tarihe yönelik açık bir itirazının bulunmadığı dikkate alındığında; sözleşmede öngörülen 14.12.2023 iş bitiş tarihi esas alınmak suretiyle işin fiilen tamamlandığı kabul edilen 11.03.2024 tarihi itibarıyla toplam 88 günlük gecikme meydana geldi;3.Sözleşmeye konu işlerin öngörülen sürede tamamlanmadığı; meydana gelen gecikmenin 11 günlük kısmının tij temini ve buna bağlı süreçler nedeniyle davacı ... Çatı firmasından kaynaklandığı, kalan 77 günlük kısmının ise davalı ... firmasının sorumluluğunda olduğu,4. Davalı tarafça ileri sürülen, işte meydana gelen gecikmenin davacı tarafın saha organizasyon eksikliği ile malzeme ve ekipman teminindeki gecikmelerden kaynaklandığı yönündeki iddialar ile █████/2025 tarihli Celsede tanıklık yapan davacı firmada mühendis olarak çalışan ... ifadesinde yer alan iddiaların; dosya kapsamında bu hususları destekleyici nitelikte belgeler, günlük faaliyet raporları, sevk irsaliyeleri ve iş termin programlarının bulunmaması nedeniyle teknik olarak bir değerlendirme yapılamadığı,5..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı" hususunun hukuki nitelikte bir değerlendirme olduğu, bu değerlendirmenin bilirkişi heyetinin görev ve yetki alanı dışında kaldığı, hususlarında tespit ve kanaate varılmıştır...." denmek suretiyle görüş ve kanaat bildirilmiştir. Keşfen inceleme yapılması ile alınan bilirkişi raporunun dosyamıza gönderilmesini müteakip bilirkşi heyeti raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekilince █████/2026 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulduğu, davalı vekilince de █████/2026 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna beyanda bulunularak itiraz ettiği görülmüştür.Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı tarafın davalı tarafa dava konusu projeden ötürü fazla ödemesi bulunup bulunmadığı, sözleşmeye konu işlerin iş bitiş tarihinde tamamlanıp tamamlanmadığı, gecikmenin bulunduğunun kabulü halinde sorumluluğun hangi tarafta bulunduğu, neticeten .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Dava, sözleşme gereği fazladan ödenen bedellerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin müvekkilinin taahhüt ettiği projelerde alt yüklenici olarak müvekkiline hizmet veren bir şirket olup, ... çerçevesinde davacının üstlendiği projeden alt yüklenici olarak hizmet verdiğini, projenin davalı tarafından yeterli iş gücü ve eleman temin etmemesi sebebiyle gecikmesi üzerine taraflar arasındaki mutabakat uyarınca daha sonra iade edilmek üzere müvekkili şirketçe davalı tarafa sözleşme bedelinin üzerinde ödemeler gerçekleştirildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin ardından müvekkili şirketin fazladan ödenen bedellerin ödenmesini talep ettiğini, bu bedellerin davalı tarafça ödenmediğini ifade ettiği görülmüştür.Davalı vekili ise cevap dilekçesi ile; davalı şirketten davaya konu icra takibi ile talep edilen meblağın 4.567.759,35 TL olup bu meblağda davalı şirkete fazla ödeme yapılıp, bunun şirket cari hesabına doğru işlenmemesinin, ortada gerçek bir borcun varlığı olmadan bu bedelin müvekkili şirkete ödenmesinin abesle iştigal olduğunu, bir anonim şirketin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, cari kayıtlarda davacı tarafın fazladan farkında olmadan yapıldığı iddia edilen meblağın 4.567.759,35 TL olup, bu meblağın günümüz ekonomik koşullarında cüzi bir meblağ olmadığını beyanlarla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden talimat mahkemesi vasıtasıyla alınan rapor içeriğine objektif, bilimsel verilere dayanması nedeniyle itibar edilmiştir.Dava konusu somut olayda, taraflar arasında 13.09.2023 tarihinde, Çatı 1 ve Çatı 2'ye ilişkin mekanik ve elektrik işçiliklerini kapsayan toplam 3.429,34 kW kurulu güç için birim bedeli 22 USD olmak üzere toplam 75.445,37 USD bedelli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin bitiş tarihi 14.12.2023 olarak belirlenmiş olup, sözleşme süresi toplam 92 gündür. Sözleşmenin “İşin Süresi ve İş Programı” başlıklı bölümünde; proje takvimi içerisinde yaşanabilecek 14 takvim gününe kadar olan hava muhalefeti kaynaklı gecikme veya duraksamaların proje takvimi kapsamında değerlendirileceği, 15. takvim gününden itibaren meydana gelecek hava muhalefetinin ise iş teslim süresini ilgili gün sayısı kadar uzatacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında 11.10.2023 tarihinde imzalanan zeyilname ile 3.051,69 kW kurulu güç için birim bedeli 22 USD olmak üzere toplam 67.137,07 USD tutarında iş artışı yapılmıştır. Zeyilnamede; “Ana sözleşmede yer alan tüm teknik, ticari, iş teslimi vb. husus ve hükümler, zeyilname kapsamındaki işler için de eksiksiz ve aynen geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden, iş artışı yapılmış olmasına rağmen sözleşme süresine ilişkin herhangi bir ek süre tanınmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, toplam sözleşme bedeli 142.582,44 USD'ye ulaşmaktadır.Dava dosyasında yer alan belgelerden; tij montaj malzemelerinin korozyona uğradığı, mevcut tijlerin durumunun incelenmesi ve uygunluğunun tespiti amacıyla numune tijlerin █████/2023 tarihinde... Üniversitesi Kimya-Metalurji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'ne elden teslim edildiği anlaşılmaktadır. Üniversitenin █████/2023 tarihli raporuna göre, korozyona uğramış tij numunelerinin kimyasal bileşiminin 304 kalite paslanmaz çelik ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Anılan rapor doğrultusunda tijlerin kullanımına başlanmıştır. Tijlerin, sözleşme tarihinden itibaren 42 gün sonra üniversiteye gönderildiği ve analiz raporunun 21 gün sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki yazışmalarında tijlerin montajına 19.09.2023 tarihinde başlandığı ve tij imalatının 21.10.2023 tarihinde durdurulduğu anlaşılmaktadır.31.10.2023 tarihinde saat 20:08'de yapılan yazışmada, montajı tamamlanmış tijlere galvaniz boya uygulanarak panel montajına başlanabileceği belirtilmiş olup, bu doğrultuda üniversitenin 15.11.2023 tarihli raporu beklenmeksizin panel montajına geçildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte fiilen 11 gün süreyle ... çatılarında tij montajı gerçekleştirilememiş; diğer çatılarda profiller hazır olmasına rağmen panel montajına geçilemeyerek işin bekletildiği teknik bilirkişi heyetimizce de tespit edilmiştir. Tij montajının yapılamadığı süre zarfında işin tamamen durmadığı, ancak kritik hatlarda ilerlemenin kesintiye uğradığı, iş programının genel akışının etkilendiği, konstrüksiyon imalatında gecikmeye neden olduğu ve söz konusu gecikmenin mekanik işçilik hakediş süresine etki ettiği teknik heyetçe değerlendirilmiştir. Tijlerin temin sorumluluğunun davacıya ait olması nedeniyle, 11 günlük gecikmenin davacıdan kaynaklandığı hususu teknik görüşe uygun olarak mahkememizce de benimsenmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmede; “14 takvim gününe kadar olan hava muhalefeti kaynaklı işin gecikmesi veya durması proje takvimi kapsamında değerlendirilecek olup, 15. Takvim gününden itibaren oluşacak hava muhalefeti iş teslim süresini ilgili gün sayısı kadar uzatacaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme ile 14 günü aşan olumsuz hava koşulları bakımından süre uzatımı öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Yazışmalarda, hava koşulları nedeniyle işlerin zaman zaman durduğuna dair ifadeler yer almakla birlikte bu sürenin 14 günü aştığını ortaya koyan herhangi bir yazışma, belge veya veri bulunmamaktadır. Bu çerçevede, mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda teknik görüşe de uygun olarak mahkememiz heyetince olumsuz hava koşullarının iş programını 14 günü aşacak şekilde etkilediğine dair yeterli kanaat oluşmadığı değerlendirilmiştir.Davalı tarafça, dava konusu işte meydana gelen gecikmenin, davacının saha organizasyonundaki yetersizlikleri ile temin yükümlülüğü altında bulunan malzemeleri zamanında sahaya sevk edememesinden kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamında talimat mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi heyetince yapılan incelemede, bu iddiaları somut ve teknik olarak doğrulayabilecek nitelikte günlük faaliyet raporları, iş ilerleme/termin programları, malzeme sevk irsaliyeleri ve saha kayıtlarına rastlanılmamıştır. Bu nedenle, söz konusu gecikmenin davacı tarafın organizasyon eksikliğinden veya malzeme teminindeki aksaklıklardan mı, yoksa davalı kusurundan mı kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda teknik ve objektif bir tespit yapılabilmesi mümkün olmamış, mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde bu iddiaların doğruluğu ya da etkisi hakkında kesin bir kanaate varılamamıştır. Dosya eklerinde yer alan taraflar arasındaki iş yazışmalarının 13.01.2024 tarihine kadar devam ettiği ve 16.01.2024 tarihinde alt yüklenici ...'ye ilk ödemenin yapıldığı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki iş ilişkisindeki aksamanın Ocak ayı 2024 ortalarına denk geldiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından davalıya toplam 20 adet ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu ödemelerin ilk 8inde, yatırılan tutarların USD karşılıkları ile işlem tarihindeki kur bilgilerine yer verildiği; sonraki 14 ödemede ise kur bilgisine yer verilmediği görülmüştür. Sözleşme bedelinin toplam 142.582,44 USD olduğu dikkate alındığında, yapılan ödemeler sonucunda sözleşme tutarının 102,17 USD aşıldığı tespit edilmiştir. Bu tutara ilaveten yapılan 4.638.527,19 TL ödemenin de fazla ödeme niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Dava dosyasında yer alan ... kabul tutanağına göre, ... Anonim Şirketi fabrikası çatılarına kurulan 12.500 kW gücündeki Güneş Enerji Santrali'nin geçici kabulü 06.08.2024 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Davalı uhdesinde bulunan elektrik ve mekanik işlerin ise dava dilekçesinde belirtildiği üzere 11.03.2024 tarihinde tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre işin 14.12.2023 tarihinde tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, toplam 88 günlük gecikme meydana geldiği, bu gecikmenin 11 günlük kısmının, tijlerin temin edilememesi nedeniyle davacıdan kaynaklandığı; kalan 77 günlük kısmın ise davalı sorumluluğunda olduğu yönündeki teknik görüşe mahkememizce aynen itibar olunmuştur.Mahkememiz heyetinde oluşan nihai kanaate göre neticeten, davacı tarafın sözleşme bedeli dışında fazladan yapılan 4.567.759,35.-TL'yi talep koşulları oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: : 2024/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan Ahmet Yılmaz ekte sunulan 3.600,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1- Davacının davasının kabulü ile;a) .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 4.567.759,35.-TL üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, b) Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20 'si olan 913.551,87.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 312.023,64.-TL karar ve ilam harcından, 78.005,92.-TL peşin harç (22.838,80.-TL'si icra dosyasından) mahsup edilerek eksik kalan 234.017,72.-TL.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 616.453,53.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 78.005,92.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 2.180,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 60,80.-TL vekalet harcı, 427,60.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.668,40.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır