Danıştay, belediyece kamu malı üzerinde fuzuli işgal iddiasıyla şirket adına düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali davasında, bozma sonrası bölge idare mahkemesinin usul ve esas incelemesini değerlendirdi.
Özet: Fuzuli işgal nedeniyle bir şirketten istenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali davasında, Bölge İdare Mahkemesinin daha önce Danıştay tarafından kısmen bozulmuş bir ilk derece mahkemesi kararının ardından, bozmaya uyarak uyuşmazlığı nihai olarak çözecek bir karar vermesi gerekirken, geçerli bir ilk derece kararı varmış gibi istinaf başvurusunu gerekçelendirerek reddetmesi usul ve yasalara aykırı bulunmuştur; çünkü Danıştayın bozma kararından sonra Bölge İdare Mahkemesinin hüküm mahkemesi sıfatıyla hareket etmesi ve uyuşmazlığı sonuçlandıracak yeni bir yargı kararı vermesi beklenmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm ve İnşaat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... ... Mah., ... Bulvarı, ... parsel sayılı taşınmazın Doğusunda kalan 456,70m²'lik kamu malı sahasının davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle █████/2016-█████/2021 tarihleri arasındaki dönem için 1.171.233,60TL ecrimisil istenilmesine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla,... İdare Mahkemesinin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 771.464,34TL'lik kısmının iptali ve 399.769,26TL'lik kısmı bakımından davanın reddi kararına karşı tarafların istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:██████████ K:█████████ sayılı kararıyla redde ilişkin kısmının onanarak, iptale ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden sınırlı olarak yapılan incelemede; █████/2025 evrak kayıt tarihli ek bilirkişi raporunda, "... Bölge Müdürlüğüne gidilerek, dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmaz araştırması yapıldığı, iki adet taşınmaz kaydına ulaşıldığı, bunların dava konusu taşınmaz ile aynı cadde üzerinde bulunduğu, resmi kuruma ait olan emsallerin dava konusu taşınmaza emsal olabilecek nitelikte olduğu, gayrimenkul değerleme kuralları doğrultusunda taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, mülkiyet, yüz ölçüm, fiziksel durumu, boyut ve şekli unsurlarıyla birlikte ecrimisile etki eden tüm faktörler dikkate alınarak ecrimisil bedeli hesaplandığı, hasılı kök raporda takdir edilen ecrimisil bedelinde ve diğer hususlarda ulaşılan sonucu değiştirecek bir hususun bulunmadığının" bildirilmesi üzerine ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve yeterli emsal araştırması yapılmaksızın işlemin kısmen iptali yolunda verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyize konu kararın usul yönünden incelenmesinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. ve 4. fıkrası ile "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. ve 3. fıkrasının birlikte değerlendirilmesinden, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine, bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı; bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı ve hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gerektiği tabiidir.
Uyuşmazlıkta, davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolunda verilen kararın, Danıştay kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararı üzerine, davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolunda karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu kararın esası yönünden incelenmesinde; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerlendirme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde ecrimisil, Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; fuzuli şagil ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 85. maddesinde ise, ecrimisilin tespit ve takdirinde; idarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı; kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlarda sözleşmenin bitiminden sonra kullanımın devam etmesi hâlinde, varsa sözleşme veya resmî senetteki hükme göre işlem yapılacağı aksi takdirde ise, işgalciler hakkında ecrimisil tespit, takdir ve tahsilatı yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin, 5. maddesinde "(3)... taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir... (10) Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği, gibi hususlar göz önünde bulundurulur. (11) Ecrimisil tespit ve takdir edilirken, Hazine taşınmazının değerini etkileyebilecek; a) İmar durumu, b) Yüzölçümü, c) Niteliği, ç) Verimi (tarım arazilerinde), d) Alt yapı hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, e) Konumu, f) Taşınmazın kullanım şekli ve işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi her türlü ölçütler dikkate alınır. (12) Ecrimisilin tespitinde ayrıca; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. Ecrimisil tespit ve takdirinde göz önünde bulundurulacak bilgiler, gerektiğinde köy, mahalle, cadde ve sokak itibariyle sorulabilir. (13) Ayrıca, █████/2003 tarihli ve 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 19/7/2003 tarihinden sonra Hazine taşınmazları üzerinde yapılan yasal olmayan her türlü yapı ve tesisler (takılıp-sökülebilir nitelikli olanlar hariç), başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edeceğinden; bu nitelikteki işgaller için ecrimisil, zeminle birlikte muhdesat da dikkate alınarak tespit ve takdir edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, dava konusu taşınmaz için ecrimisil hesaplanırken, öncelikle aynı taşınmaz için yargıda kesinleşen birim bedelin emsal olarak alınacağı ve ticari amaçla kullanıldığı hususuna dikkat edileceği gibi her hal ve kârda taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere hesaplama yapılması gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin kısmen iptali ve davanın kısmen reddi yolunaki...İdare Mahkemesi kararına karşı tarafların istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:██████████ K:█████████ sayılı kararıyla redde ilişkin kısmının onandığı; iptale ilişkin kısmının ise "dava konusu işlemde belirtilen taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari dolaşım, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu; İdare Dava Dairesince alınan █████/2025 evrak kayıt tarihli ek bilirkişi raporunda ise emsal araştırmasının sadece Vakıflar Bölge Müdürlüğü taşınmazları yönünden yapıldığı ve ulaşılan emsallere ilişkin, kontrole elverişli belge veya bilginin dosyaya sunulmadığı gibi başkaca emsal de araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, ek veya gerek görülmesi halinde yeni bir bilirkişi heyetinden, yukarıdaki kriterler uyarınca, yeterli emsal araştırması yapılmış ve kontrole elverişli bir bilirkişi raporu alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, temyize konu, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, bozma kararına uyulması halinde; Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerektiği de tabidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, gerekçenin usule yönelik kısmı yönünden Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı bozma kararı üzerine verildiği dikkate alındığında, söz konusu kararın, esas yönünden temyiz incelemesi sonrasında verilen bozmaya ilişkin kısmına katılmakla birlikte Daire kararının usule ilişkin gerekçesine katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!