Alacak davası nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebi ve tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğü arasındaki sorumluluk itirazlarına dair istinaf kararı.
Özet: Bir kamu kurumunun, sicilden terkin edilmiş bir şirkete karşı yürüttüğü alacak davasında taraf teşekkülünü sağlamak amacıyla şirketin ihyasını talep ettiği davada, ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olduğunu, tasfiye memurunun ise tasfiye sürecinin mevzuata uygun tamamlandığını ve şirketin borcu bulunmadığını savunarak ihya talebine karşı çıktığı; ancak ilk derece mahkemesinin ihya talebini kabul ettiği karara karşı yapılan istinaf başvurusudur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2022NUMARASI:███████ Esas - ████████ Karar DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyasıTaraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİAsıl davada dava dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi ile müvekkili kurum arasında, İstanbul Anadolu 18.İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen alacak davası esnasında davalı şirket kaydının sicilden terkin olduğunun öğrenildiğini, taraf teşekkülünün sağlanmasını için ... Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; davanın ticaret sicilinden terkin edilen tasfiye halinde ... ... Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, TTK.m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, her ne kadar husumetin Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmeli ise de, ortaya çıkacak yargılama giderlerinin Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemeyeceğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sadece yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına da sebep olmadığını savunarak, müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada dava dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından ibraz edilen birleştirme talepli dilekçe ile ''... Şirketi" ünvanlı şirket ile müvekkili kurum arasında İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi' nin ████████ Esas sayılı dosyasında alacak davası görüldüğünü, o dosyada davalı şirket kaydının sicilden terkin olduğunun anlaşılması üzerine ticaret sicil müdürlüğü aleyhine açılan ihya davasının İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğünü, tasfiye memuru aleyhine birleştirme talepli bu davanın açıldığını iddia ederek, şirketin ihyasına ve bu davanın ███████ Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili savunmasında özetle; “Tasfiye Halinde ... ... Şirketi” nin tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davacı Kurum'un, iş kazasına bağlı olarak açılan bir davada söz konusu şirketin sorumlu olarak gösterildiğini belirterek şirketin TTK 547. Maddesine göre ihyasını ve yeniden ticaret siciline kaydedilmesini talep ettiğini, tasfiye halinde ... A.Ş. genel kurulunun 27.01.2020 tarihinde aldığı karar ile şirketin tasfiyesine karar verildiğini, bu kararın 03.02.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığına ilişkin kararın 15.09.2020 tarihinde alındığını ve 01.10.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak şirket’ in ticaret sicil kaydının kapatıldığını, şirketin tüm tasfiye işlemlerinin yürürlükteki mevzuat ve ilgili kurumların prosedürlerine uygun olarak yürütüldüğünü ve tasfiye işleminin gerçekleştirilerek ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye edilen şirketin borçlu veya bir yükümlülük altında olduğunu gösteren herhangi bir kararın da bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi, söz konusu ihyası istenen şirketin herhangi bir borcu ya da sorumluluğunun olduğu yönünde bir karar bulunmaması nedeniyle şirketin ihyası ve ticaret siciline tekrar kaydedilmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce ihyası istenen şirketin sicil kayıtları celp edilmiş ... şirketinin █████/2020 tarihinde tasfiye sonu terkinine karar verildiği, davalı ...'ın tasfiye memuru olduğu belirlenmişitr. Mahkememizce İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmış, tetkik edilmiş, davacısının dosyamız davacı olduğu, █████/2021 tarihli celsesinde davacı vekiline dava dışı ... A.Ş.'ne karşı birleştirme talepli dava açmak üzere süre verildiği, aynı dosyada █████/2022 tarihli celsede davacı vekilince İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ██████████ esas sayılı dosyasında ihya davası açtıklarının bildirildiği, aynı celse ihya kararı kesinleştikten sonra davacı vekiline birleştirme talepli olarak dava dışı ... A.Ş.'ne dava açması için ek süre verildiği belirlenmiştir. İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası █████/2022 tarihli celsesinde sözü edilen ██████████ sayılı esas, aslında Mahkememizin işbu dosyasının tevzi numarasıdır.TTK.nun 547/1 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. " düzenlemesi getirilmiştir. Bu kapsamda İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının sürdürülmesi yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması Mahkememizce zorunlu görülmekle ... ... Şirketinin ihyasına dair..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ... ... Şirketi'nin, açılacak ve İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilip yürütülecek yargılama ve infazı işlemleri ile sınırlı olarak Ticaret Sicil'e kayıt ve tesciline, tasfiye memuru olarak davalı ...’ın atanmasına, kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarının celp edildiğini, ... Şirketinin 15.09.2020 tarihinde tasfiye sonucunda terkinine karar verildiğini, tasfiye memurunun ise müvekkili olduğunun belirlendiğini, mahkeme tarafından İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı olduğu, 01.07.2021 tarihli celsede davacı vekiline dava dışı ... AŞ'ye karşı birleştirme talepli dava açmak üzere süre verildiği, aynı celsede davacının ihya davasını İstanbul Anadolu 2. ATM'nin ██████████ Esas sayılı dosyasında açtıklarını bildirdiğini, mahkeme tarafından davanın kabulü yönünden hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunu, şirket genel kurulunun 27.01.2021 tarihinde aldığı karar ile şirketin tasfiyesine gidildiğini, ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, tasfiye işlemleri sırasında tüm kurum ve kuruluşlardan mutabakat sağlandığını, tasfiye işlemlerinin mevzuata uygun yürütüldüğünü, ihyası istenen şirketin herhangi bir borcu ya da sorumluluğunun olduğu yönünde bir karar bulunmaması nedeniyle şirketin ihyası ve ticaret sicile tekrar kaydedilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekir iken hatalı karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafça, dava dışı ihyası talep edilen ... AŞ şirketi ile müvekkili kurum arasında İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen alacak davasında şirket kaydının sicilden terkin edilmiş olduğunun anlaşıldığını belirterek, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava ile şirket tasfiye memuruna karşı dava açılarak her iki dosya birleştirilmiştir. Şirket sicil kaydının incelenmesinden, şirketin tasfiye sonucunda 01.10.2020 tarihinde sicilden terkin edildiği, ...'ın yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda tasfiye memuru olduğu, İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi yargılamasının 01.07.2021 tarihli celsesinde; davacı vekiline dava dışı ... AŞ'ye karşı birleştirme taleple dava açmak üzere süre verildiği, 27.01.2022 tarihli celsede; şirket aleyhine ihya davası açıldığının belirtilerek kesinleşmesinin beklenmesine ve birleştirme amacı ile ek dava açması için davacı vekiline süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini hâlinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi hâlinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiği ve tasfiyesinin sona erip 01.10.2020 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olmasının, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir. Terkin sürecinde ilanların yapılması ve bu ilanlara karşı ihya talep eden şirketin başvurmaması ihyaya engel değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026 KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.