Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan, konsinye satış sözleşmesi yükümlülüklerinin ihlali ve cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talepli ticari dava.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalının konsinye sözleşmesi kapsamında sattığı mallara ilişkin satış raporlarını sunmayarak, fatura kesmeyerek ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmeyerek haksız yere alacağa itiraz ettiğini ileri sürmekte, bu itirazın iptalini, icra takibinin faiz ve ferileriyle devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı vekili ise taraflar arasında tahkim anlaşması bulunduğunu belirterek savunma yapmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin ... Esas ... karar sayılı █████/2024 tarihli kararında;
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden .... Grosmarket Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve ... büro dosya numaralı, ... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu husus 12.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı yan yükümlülüklerini yerine getirmemekle birlikte haksız olarak tarafımızca başlatılan icra takibine itiraz etmiştir. ancak davalı yanın işbu itirazlarının kötü niyetli ve müvekkilinin alacağını geciktirmeye yönelik olduğu bariz olduğunu, Konsinyi, malı üçüncü bir kişiye sattığı anda konsinyörden bu malın mülkiyetini devralmış sayılmaktadır. İşbu tanımlamaya uygun olarak müvekkil şirket ile davalı şirket arasında konsinye sözleşmesi imzalandığını, İşbu konsinye sözleşmesine bağlı olarak da mail yazışmalarından da açıkça görüleceği üzere davalı yan konsinye sözleşmesine bağlı olarak müvekkiline ait malların satışını gerçekleştirmesine rağmen işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkiline herhangi bir fatura kesmediğini ve yapılan satışlardan müvekkilini haberdar etmediğini, birden çok kez mail yoluyla müvekkiline ait malların satış raporu istenilmesine rağmen arabuluculuk görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanana kadar müvekkiline satış raporları gönderilmediğini, Bunun yanında müvekkil şirket ile davalı yan arasında satılmış olan mallar için fiyat farkı faturası, ciro primi ve destek faturası kesilmesi hakkında ticari teamül bulunmadığını, taraflar arasında oluşmuş teamüle göre ise kesilmiş olan işbu faturalar müvekkilinin malı satıldıktan sonraki aşamada müvekkiline karşı kesilecek ve davalı yan tarafından müvekkilinin mallarının satımı halinde ciro prim faturası kesileceğini, ancak davalı/borçlu yan konsinye sözleşmesi yükümlülüklerine uymayarak müvekkiline ait malları satmasına rağmen müvekkiline bildirmemiş ve satıldığını bildirmediği halde müvekkiline vade farkı faturası, ciro prim faturasını tebliğ ettiğini, müvekkiline işbu husus bildirilmesine rağmen davalı yan tarafından gerekli dönüşler sağlanmamış ve müvekkiline ait satış raporları birden çok kez davalı taraftan istenmiş olmasına rağmen davalı aleyhine icra takibi açıldıktan sonra satış raporu müvekkiline iletildiğini, sonuç olarak davalı/borçlu yan müvekkil ile arasında var olan konsinye sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup işbu husus davalı yanın müvekkiline göndermiş olduğu cari hesap ekstreleri sonucu da ortaya çıktığını, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediği açıkça ortadadır. İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, İşbu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 143.394,79TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, Davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş olan ticari şartlar anlaşması uyarınca taraflar arasında tahkim anlaşması mevcut olup söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzurunda çözümlenmesi mümkün olmadığını, Zira taraflar arasında akdedilen 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırılmış olup tahkim şartı yerine getirilmeksizin huzurdaki dava ikame edildiğini, Müvekkili ile davacı arasında 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması akdedilmiş olup işbu anlaşmanın 30. Maddesine taraflar karşılıklı rıza ve onay ile tahkim şartına yer verildiğinden söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzuruna taşınması olmadığını, Nitekim tahkime dair itirazımıza davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz dilekçesinde de yer verildiğini, Davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olup söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı olarak zaman zaman müvekkilinin davacıya muaccel borçları olması söz konusu olmakla birlikte müvekkilin işbu muaccel borçları davacıya ödeme imkanı bulunmadığını, Davacı ... Dağıtım Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. aleyhine dava dışı 3. Kişi ... Dağıtım Pazarlama Turizm Tic. Ve San. A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası eli ile icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takibi kesinleşmiş ve derdest durumda olduğunu, Mezkur icra dosyası tahtında müvekkil şirkete belirli aralıklarla İİK m. 89/1 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmekte olup müvekkil şirket tarafından davacı ile arasındaki ticari ilişki uyarınca ihbarname tebliğ edildiğinde davacı ile arasındaki somut ilişkiye göre söz konusu ihbarnamelere cevap verildiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklı olarak BAkırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas Ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosya nezdinde yargılama devam etmekte olup huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde ödenmesi gerekli tüm alacakları ödenmiş olup müvekkili davacı şirkete başkaca herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu,. bilakis davacı şirketin davalı müvekkile bakiye borcu bulunmadığını, davacı tarafça açıkça kötüniyetle ikame edilmiş olan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle taraflar arasında tahkim sözleşmesi nedeniyle, ayrıca hukuki yarar yokluğundan ve dahi derdestlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esasa girilerek gerçekleştirilecek inceleme sonucunda hukuki yararı mevcut olmayan davanın esastan reddine, davacı tarafından ikame olunan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı %20’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf kaldırma kararı öncesinde Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde; █████/2024 tarih, ... Karar sayılı kararı ile davanın HMK.m.413 hükmü uyarınca tahkim şartı gerçekleşmediğinden usulden reddine karar verilmiş, işbu kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nce yapılan inceleme neticesinde .... Esas, ... Karar sayılı karar ile mahkememiz kararının kaldırılarak esas yönünden yargılamanın icrası için dosya mahkememizde iade edilmiş, kaldırma kararı sonrası dosya Mahkememizin yukarıdaki esas kaydını almıştır.
Mahkememiz dosyasına bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; "1- Davacı / Alacaklı ... Dağıtım Paz.San. Tic.A.Ş 'nin yapılan ticari defter incelenmesinde ; VUK.m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken ve sunulan 2022- 2023-2024 yılı ticari defterlerinin, Elektronik Defter şeklinde tutulduğu ve 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1.sıra no.lu ve 24.12.2013 tarih ve 28861 satılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 sıra no.lu Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak AÇILIŞ -KAPANIŞ tasdiklerinin (Beratlarının) alındığı, hesaplarının kanuna ve usule uygun tutulduğu ,Davacı yanın defter kayıtlarına göre Davalının 23.11.2023 takip tarihi itibari ile 120.hesapta 143.394 79 TL borçlu 128 Şüpheli alacaklar yani takip konusu yapılmış alacaklar hesabında 196.432,53 TL ve 536.314.51 TL olmak üzere toplam (143.394 794 196.432.534536.314,51)5876.141,83 TL borçlu olduğu Bakırköy .... ATM ... E. .... K.sayılı kararı ile devamına karar verilen 15.10.2020 takip tarihi itibari ile tutarın (B akırköy ... İcra Müdürlüğü .... E.sayılı dosyası ) 575.083,03 TL Bakırköy ... ATM ... E. .... Ksayılı kararı ile devamına karar verilen 19.02.2020 takip tarihli takip tutarının 196.432,53 TL (Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ) olmak üzere toplam (196.432 534575.082,03) 771.514,56 TL olduğu gözetilirse, bu tutarların düşümü neticesinde 23.11.2023 takip tarihi itibari ile (876.141 83-771.514 56)5 104.627,17 TL borç kalacağı ,3-Davalı/ Borçlu .... Gros Market Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Tic.Ltd. Şti 'nin yapılan ticari defter incelenmesinde ; firmanın Ekim -Eylül arası özel döneme tabi olduğu , VUK. m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken 2021-2022-2023 -2024 yılı ticari defterlerinin, Elektronik Defter şeklinde tutulduğu ve 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1.sıra no.lu ve 24.12.2013 tarih ve 28861 satılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 sıra no.lu Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak AÇILIŞ -KAPANIŞ tasdiklerinin (Beratlarının) alındığı, Davalı borçlu yanın defter kayıtları, açılış kapanış kayıtları ve sunulan cari hesap yönünden incelendiği , kayıtların cari bazlı tutulmaması sebebi ile resmi defterlerdeki davacıya ait muavin kayıtları ve kapanış kaydı olarak denetlenemediği ,(cari hesap dökümü her ne kadar yevmiye madde numarası içerse de bu yevmiye fişleri sadece davacı firma hareketlerini değil, kümülatif hareketleri içerdiğinden resm defterdeki muavin kayıtları ile denetlenme imkanı olmadığı) Davalı yanın ,16 sayfadan ibaret sunulan .cari hesap hareketlerine göre Davacının , 01.01.2022 23.11.2023 takip tarihi itibari ile 41.291,91 TL alacaklı, 31.12.2022 itibari ile 168.529,30 TL borçlu, ibari ile 160.062,57 TL borçlu olduğu, 4-İKİ FİRMA ARASINDAKİ CARİ HESAP FARKININ; 01.01.2022 tarihi itibari ile ( 72.424,86-41.291,91) -31.132,95 TL olduğu ve 2021 yılından geldiği, bu farkın 31.12.2022 taril ibari ile (135.475,76 - (-) 168.529,30)5 304.005,06 TL * ye çıktığı, 23.11.2023 takip tarihi itibari ile (143.394,79 -(-) 160.062,57)5 303.457,54 TL olduğu, dosyada davalı firmaya ait, bir kısmının fiziki çıktısı yer alan BA/BS formalarının , yüzlerce sayfadan ibaret olduğu, her ne kadar tek tek incelenmiş ise de , kontrolünün çok güç olduğu ve BA/BS formlarından hareketle cari hesap arasındaki farklılığa dair bir tespit yapmanın çok güç olduğu Farkın, BA/BS formlarından tespit edilmediği, iki firma arasındaki cari hesap farkının tahsilatfödeme ya da kesilen iade faturalarından kaynaklı olabileceği, ancak 2020 yılında takip konusu borçlar için verilmiş takibin devamı kararları (kararlar kesinleşmemiş ) ve ticaretin devam ettiği göz önünde bulundurulursa, Bakırköy .... ATM ... E. ... K.sayılı kararı ile devamına karar verilen 15.10.2020 takip tarihi itibari ile 575.083,03 TL tutarın (B akırköy .... İcra Müdürlüğü .... E.sayılı dosyası ) Bakırköy ... ATM ... E. ... Ksayılı kararı ile devamına karar verilen 19.02.2020 takip tarihli 196.432.53 TL tutarın(Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ) toplamı (196 432,53*575 082,03)7 771.514,56 TL olduğu gözetilirse, en son 15.10.2020 takip tarihindeki borcun 771.514.56 TL olduğu kabul edilerek, bu tarihten sonraki Davacı firmanın, 15.10.2020 tarihinden 23.11.2023 takip tarihine kadar olan .... Gros Market evmiye maddeli muavin defter dökümünün, ve 2020 (10-11-12. aylar ılları defteri kebir bilgilerinin Davalı firmanın , 15.10.2020- tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar olan Bires Dağıtım cari hesabının (2021 -203 arası tarafıma sunulmuştur.) dosyaya sunulması gerektiği , evrak sunulduktan sonra 2020 yılından 2023 takip tarihine kadar karşılıklı carifmuavin hesaplar karşılaştırılarak, farkın neden kaynaklı olduğunun tespiti yapılabileceği, Ancak davalı yanın, 2021-2023 arası 16 sayfadan ibaret ve 2020 yılı da eklendiğinde daha da fazla olacak emi defterden denetlenemeyen cari hesap hareketlerinin ekte de görüleceği üzere, her bir dökümanın farklı kodlarla kodlanmış olması sebebi ile davalı firmaca kodların açılımlarına dair aşağıdaki gibi bilgi verilmiş ise , sağlıklı ve doğru bir karşılaştırma yapmanın çok güç olacağı ve çok uzun zaman alabileceği, bu konudaki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu , 4- Davacı/alacaklı yana ait Antalya Kurumlar — Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03.02.2024 tarihli ... sayılı ve yazı ekinde yar alan 2023 yılı BA/BS formlarında 10 adet KDV hariç 14.434,12 satış faturası 9 adet KDV hariç 14.264,30 TL alış faturası beyan edildiği, Davalı / borçlu yana ait Büyük Mükllefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10.02.2024 tarihli .... sayılı yazısı ekindeki 2023 yılı/1-2-3-4-5-6-7-8.aylara ait BA /BS formlarında,3.ayda 2 adet KDV hariç 5.835,14 TL alış faturası 2 adet KDV hariç 5.835,14 TL satış faturası (iade faturası ) beyan edildiği, diğer aylarda beyan edilmiş herhangi bir alış ya da satış faturasına rastlanmadığı ,tarafların dosyada mevcut 2023 yılı BA/BS formlarının birbiri ile uyumlu olmadığı , ayrıca dosyada davalı firmaya ait, bir kısmının fiziki çıktısı yer alan BA/BS formalarının , yüzlerce sayfadan ibaret olduğu, her ne kadar tek tek incelenmiş ise de , kontrolünün çok güç olduğu ve BA/BS formlarından hareketle cari hesap arasındaki farklılığa dair bir tespit yapmanın çok güç olduğunu " belirtmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi .... ve ... tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporlarında özetle; "Davalı tarafın ticari defterlerine kendi lehine tek taraflı olarak kayıt ettiği 265.733,33 TL tutarın içerisinde yer alan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası için depo edilen 389.366,68 TL tutarın dava konusu olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyasından farklı bir takip dosyasına ait olduğu, ayrıca 389.366,68 TL tutarın halen icra müdürlüğünde depo halinde tutulduğu durumuyla birlikte davalı tarafın davacı tarafa takibe konu 143.394,79 TL tutar için borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 143.394,79 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 31.10.2023-23.11.2023 tarih aralığında yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 3.301,02 TL işlemiş faiz talep ettiği, takip talebi kriterleriyle /doğrultusunda işlemiş faizin 3.301,02 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizini talep edebileceğini" belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; "Dava konusu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı icra dosyasındaki takip tutarının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. (Bakırköy ... ATM .... E. ... K. Sayılı) dosyalarındaki ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası (Bakırköy ... ATM ... E. .... K. sayılı) tutarlarla mükerrerlik içermediği, bu dosyalar ile takip konusu yapılan tutarların davacı yanın hesaplarında ayrı bir hesapta takip edildiği, dava konusu icra dosyası ile talep edilen 143.394.,79 TL'nin ayrı bir hesapta takip edildiği ,davalı tarafın davaya konu takip talebine istinaden tespit edilen alacağın içinde/içeriğinde mükerrerlik olduğu belge ve bilgilerle birlikte ispat etmesi gerektiği, Tarafların ticari defterlerine yaptığı tüm kayıtların tek tek karşılaştırıldığı, davalı tarafın 89/1 ihbarnameleri doğrultusunda davacıya ilişkin muaccel hale gelmiş alacakları ödediğini ve davaya konu takip talebine ilişkin tespit edilen alacağın içinde/içeriğinde yer aldığını ispat etmesi gerektiği, Yukarıda yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler ışığında, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 143.394,79 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 31.10.2023-23.11.2023 tarih aralığında yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 3.301,02 TL işlemiş faiz talep ettiği, takip talebi kriterleriyle/doğrultusunda işlemiş faizin 3.301,02 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizini talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu" belirtmişlerdir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş., borçlusunun ... Grosmarket Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi olduğu, 146.695,81TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 143.394,79-TL alacaklı göründüğü, davalının defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 160.062,57-TL alacaklı göründüğü, defterlerdeki bu farkın tarafların defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı defter kayıtlarında yer alıp davacı defter kayıtlarında yer almayan davalı lehine davalı tarafça tek taraflı olarak yapılan 265.733,33-TL'lik kayıt bakımından yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporunda ayrıntılı açıklamalarla ifade edildiği davalı aleyhine davacı tarafça Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde icra dosyasında alınan 22.07.2022 tarihli kapak hesabından anlaşıldığı üzere takipte kesinleşen tutarın 265.733,33-TL olarak görüldüğü, davacı tarafın icra dosyasına 22.07.2022 tarihli kapak hesabında toplam alacak tutarını nakit teminat açıklamasıyla depo ederek, kapak hesabında geçen takipte kesinleşen tutar olan 265.733,33-TL'yi kendisi lehine alacak olarak kayıt ettiği, bu tutarın halen icra dosyasında depo olarak tutulduğu, özetlenen safahatten anlaşılacağı üzere davalı tarafın tek taraflı olarak lehine yaptığı bu alacak kaydının dayanaksız olduğu anlaşılmıştır. Davalı yan aşamalarda taraflar arasında süregelen ve yargılaması devam eden başkaca davaların, devam eden icra takiplerinin bulunduğu belirterek işbu davaya konu alacak taleplerinin mükerrer olduğunu iddia etmiş ise de, Mahkememizce bu iddialarının tetkiki noktasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafça bildirilen dava ve icra dosyalarının işbu davaya konu edilen tutarlarla mükerrer nitelik arz etmediği, davalı tarafça bildirilen icra ve dava dosyalarına konu alacakların davacı yanın hesaplarında ayrı bir hesapta takip edildiği, davalının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Yine davalı yanın davacının borçlu olarak yer aldığı icra dosyasına 89/1 ihbarnameleri karşısında ödeme yapılmış olduğuna yönelik iddialarının değerlendirilmesinde de yaptırılan ticari defter incelemesinde bilirkişilerce tüm kayıtların tek tek karşılaştırıldığı, davalı tarafın 89/1 ihbarnameleri doğrultusunda davacıya ilişkin muaccel hale gelmiş alacakları ödediğine yönelik herhangi bir kayda rastlanılmadığı, bu kapsamda davalının bu yöndeki itirazlarının da yersiz olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde tarafların defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen 143.394,79-TL alacağının bulunduğu, bu kapsamda davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ve bu kanaat doğrultusunda davanın kabulüne, alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 143.394,79-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE,
2-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile asıl alacak tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 28.678,95-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.795,29-TL ilam harcından peşin alınan 1.715,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.079,94-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 653,00-TL posta masrafı, 427,60-TL başvuru harcı, 1.715,35-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 17.795,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!