2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasında hayatını kaybeden şahsın anne babasının destekten yoksun kalma tazminatı talebine dair sigorta şirketine karşı açtığı davanın gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazasında otobüs yolcusu murislerini kaybeden davacılar, vefat eden kişinin destekten yoksun kalma tazminatını, kazaya karışan otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden talep etmektedir; davalı, sorumluluğunun poliçe limiti ve sürücü kusuruyla sınırlı olduğunu, destek iddialarının ve gelirin ispatlanması gerektiğini, aktüeryal hesaplamaların özel yöntemlerle yapılmasını gerektiğini belirtirken, mahkeme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili genel şartlar uyarınca trafik sigortacısının, sigortalı aracın neden olduğu zarardan sorumlu olduğunu vurgulamıştır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
..............
........................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğulları ...'ın 22.09.2018 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Birlik firmasına ait otobüsle seyahati sırasında, otobüsün yaptığı kazaya bağlı olarak hayatını kaybettiğini, ...'ın vefatı sebebiyle müvekillerinin destekten yoksun kaldıklarını, ...'ın kazada bir kusuru olmadığını, ...'ın öğretmen olarak çalıştığını ve zorunlu emeklilik yaşının 65 olduğunu, sigorta firmasına 19.04.2019 tarihinde tazminat talebinde bulunduklarını fakat cevap alamadıklarını, davalı ile arabulucuda anlaşamadıklarını belirtmiş; müvekkillerinin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşulu ile ... için 500 TL, ... için 500 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın davalıdan tahsilini, hükmedilecek tazminata davalı tarafa 06.05.2019 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... Sigorta tarafından kaza tarihinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, kaza ile ilgili kusur raporu alınması gerektiğini, destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, davacının gelirini kanıtlaması gerektiğini, temerrüt süresinin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiş; davanın reddedilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (destekten yoksun kalma) istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan █████/2018 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otobüsün tek taraflı yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası yapması sonucunda araç içinde yolcu konumunda bulunan davacıların murisi ...'ın ölümüne neden olduğunu, aracın ZMMS Poliçesinin davalı sigorta tarafından yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın █████/2018 - 2019 vadeli 307377018 nolu ZMMS Sigorta Poliçesi'nin davalı şirket tarafından yapıldığını, davalı tarafın sigorta poliçesi limiti ve kazalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, aktüel hesabının değişen gelen şartlar ve KTK madde 94 e uygun olacak şekilde TRH Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz indirimi ile hazırlanması gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır.
Diğer yandan, 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.
Davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyası ve sigorta poliçesi incelendiğinde davaya konu ... plaka sayılı otobüsün █████/2018 - 2019 vadeli 307377018 nolu ZMMS Sigorta Poliçesi'nin davalı şirket tarafından yapıldığı, poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazası nedeniyle Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma açıldığı, █████/2019 tarih ve █████████ Soruşturma nolu, █████████ Karar nolu kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Davaya konu trafik kazası dolayısıyla açıldığı anlaşılan ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasının kayıtları dosya arasına celp edilmiştir.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı incelendiğinde; dosya kapsamındaki krokili kaza tespit tutanağına göre; 22.09.2018 tarihinde saat 03:30 sıralarında dava dışı sürücü belgeli sürücü ..., mülkiyetinin dava dışı ... temizlik şirketine ait olan ve olay tarihinde davalı ... Türk sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan 2015 model ...... marka yolcu otobüsüyle Tem oto yolunda, Sakarya ili istikametinden İstanbul ili istikametine orta şeritten seyrine devamı sırasında olay mahalli olan Hereke Mevkib...................arkasında aydınlatmanın olmadığı karanlık yolda sürücü ile araçta yolcu olarak bulunan ... ile ...'ın beyanlarına bağlı olarak otobüsün sağ ön lastiğinin gürültü ile (gümleyerek) patlaması sonucu sürücünün otobüsün sevk ve idaresini kaybederek seyir yönüne göre yolun sağındaki yeşil alana otobüsünün sağ ön kısımları ile çarpıp, sol ön yan kısmı ile devrilerek yeşil alanda toprak ve çalılıklara sürtünerek aracının sol ön köşe kısmının olduğu yerden” de bariyerlere” de saplanarak, sol arka koltuğa kadar 40 cm bariyerin gelerek aracın arkasından çıkması sonucu devirmesi sonucu dava dışı sürücü ile dava dışı 19 yolcunun yaralanıp dava dışı 2005 doğumlu ...'ın olay mahallinde, dava konusu davacıların murisleri olan 1990 doğumu ... kaza tespit tutanağına göre ilk etapta yaralanıp daha sonra dava dilekçesine göre EKS olmasıyla meydana gelen dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişisi ......... tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli asıl rapor ve █████/2021 tarihli ek kusur raporu ile; dava dışı sürücü belgeli ve alkolsüz sürücü ... sevk ve idaresindeki olay tarihinde dava dışı ... sigorta şirketi poliçesiyle ihtiyari mali mesuliyet ve davalı ... Türk sigorta poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan 2015 model ... plakalı otobüsüyle Sakarya ili istikametinden, İstanbul ili istikametine seyirle olay mahalli olan otoyoldaki yere geldiğinde gerek dosya kapsamı gerekse araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ... ve ... ile kendi beyanına göre aracının sağ ön lastiğinin gürültülü şekilde patlamasına bağlı (gümlemesi) aracının seyir ve dengesinin kaybolması neticesi meydana gelen dava konusu ve dava dışı ölümlü, yaralanmalı ve dava dışı maddi hasarlı trafik kazasını engelleyici ve önleyici alacağı hiçbir tedbirin olmaması nedeniyle gerek kaza tespit tutanağında gerekse savcılık makamınca İstanbul adli tıp trafik ihtisas dairesince alınan üçlü bilirkişi kurulu raporunda'da belirtildiği gibi kendisine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b,51,47/d maddelerine göre izafe edilebilecek en ufak bir kusur oranının dahi söz konusu olamayacağından kazanın oluşumunda lastik patlamasının kaza ile arasında illiyet bağının oluşu nedeniyle Tamamen Kusursuz Olduğunun belirlendiği görülmüştür.
Ancak, 2918 Sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı Yasa'nın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
İşleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. Frenin veya lastiğin patlaması, rotun çıkması gibi teknik arızalar, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Araçta teknik arıza olması, mücbir sebep değil umulmayan hal olarak kabul edilebilir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür. Eğer karşı konulamıyorsa o işletme konusunda bir eksiklik hatta düzensizlik, bozukluk var ya da o konuda gerekli dikkat ve özen noksan demektir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde, mücbir sebepten söz edilemez. İşleten kusurlu bulunmasa da araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacaktır.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal kararı).
Buna göre, kusur raporu ve ek raporu hükme esas alınmayıp davacı tarafın herhangi bir kusuru bulunmadığından belirlenen tazminat miktarından kusur bakımından herhangi bir indirim yapılmamıştır.
Diğer taraftan, dosya aktüel bilirkişi .........'a tevdi edilmiş olup, düzenlenen █████/2021 tarihli raporda davacı ...'ın 235.784,93 TL, davacı ...'ın ise 304.515,14 TL destekten yoksun kalma, maddi tazminat haklarının bulunduğu, ZMMS poliçe limitlerinin ölüm ve sakatlanma için kişi başı 360.000,00 TL olduğu, artan mali sorumlulukla ilgili 1.000,00 TL limitin olduğu, çıkan tazminat toplamının bu limitler içinde kaldığının belirlendiği görülmüştür.
Davacı vekili, █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için talebini 235.784,93 TL'ye, davacı ... için ise 304.515,14 TL'ye arttırmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda █████/2021 tarih ve ████████ E, ████████ K sayılı kararı ile; olay tarihi olan █████/2018 günü davalı sigorta şirketinden ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otobüsün tek taraflı yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, kazada davacıların oğlu/murisi/desteği ...'ın öldüğü, mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen ve yukarıda açıklanan kusur raporu ve ek raporunda ve ayrıca ... 5. ATM'nin █████████ Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporları ile olayın oluşumunda otobüs şoförü ...' in kusursuz olduğunun belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde kazalı ... Plakalı otobüsün lastiğinin patlamasının %100 oranında etkili olduğunun belirlendiği, ancak yukarıda yapılan açıklama ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bu yönündeki yerleşik içtihatlarında aracın işletiminin ya da araç sürücüsünün aracı 3. Kişilere zarar vermeyecek şekilde ihtimamla kontrol ve bakım altında tutmaları gerektiği, lastiğin patlaması gibi teknik arızaların kanunun anladığı anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle işletenin araçtaki bozukluğun neden olduğu kaza sonucu oluşan zarardan sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varılarak Mahkememizce alınan kusur raporuna itibar edilmediği, davacının kusursuz olması nedeniyle belirlenen tazminat miktarından kusur nedeniyle herhangi bir indirim yapılmadığı, öte yandan aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davacının gelirinin kaza tarihi itibariyle 1.450,91 TL olarak kabul edilmiş ve TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılmak ve Progresif Rant Yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'ın 235.784,93 TL ve davacı ...'ın ise 304.515,14 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, poliçe limitinin ölüm ve sakatlanma için kişi başına 360.000,00 TL olduğu, belirlenen tazminat miktarlarının poliçe limit kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin belirlenen bu tazminat miktarlarından 2918 sayılı KTK'nın 85, 86 ve 91. Maddeleri hükümleri gereğince ZMMS Poliçesine istinaden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliyesi 35. Hukuk Dairesi tarafından █████/2023 tarih █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; "Buna göre; dava konusu olayda çoklu hasar söz konusu olup, poliçe limitinin tamamının ödendiği, kaza ile ilgili olarak sigortacıya karşı açılmış ve sonuçlanmamış tazminat davalarının bulunduğu savunması karşısında ve yukarıda açıklandığı üzere K.T.K.'nun 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiğinden, mahkemece dava konusu kazayla ilgili olarak tüm hasar ve derdest dava dosyaları dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları getirtilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine hasar ve dava dosyaları içeriğine göre, yukarıda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı tarafça davacıya Sosyal Güvelik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir cevap verilmemiştir.
Şu durumda, SGK Başkanlığı'na tekrar yazı yazılarak, rücuya tabi bir ödeme bulunup bulunmadığının sorulması gerekirken eksik inceleme neticesinde hüküm kurulması isabetsizdir.
Faiz başlangıcına yönelik istinaf sebebine ilişkin olarak, 2918 sayılı KTK.nın 99/1. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu hususlar gözetilerek faiz başlangıç tarihi belirlemek gerekirken gerekçesi belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce istinaf kararı doğrultusunda; davacı vekiline müteveffa ...'ın mirasçılık belgesini ve mirasçılara ait vekaletnameleri sunmak üzere süre verilmiş, verilen sürede davacılar vekili eksiklikleri tamamlamıştır.
Yine, SGK'ya yeniden yazı yazılarak, █████/2018' de meydana gelen davaya konu trafik kazası nedeniyle davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarın mahkememize bildirilmesinin istenmiş olup, alınan yazı cevabı dosya arasına konulmuştur.
Davalı sigorta şirketine yazı yazılarak, █████/2018 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazası nedeniyle 307377018 nolu poliçe kapsamında yapılan ödemelere ilişkin belgeler ile davacıların başvurusuyla ilgili belgelerin mahkememize gönderilmesinin istenmiş, alınan yazı cevabı dosya arasına konulmuştur.
... 6. ATM'nin ████████ E, ... ATM'nin ████████ E, ... 5. ATM'nin █████████ E, ... 1. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyalarının UYAP kayıtları dosya arasına celp edilmiştir.
Toplanan verilere göre rapor düzenlenmek üzere dosya bu defa aktüer bilirkişi ........'dan █████/2025 tarihli olarak alınan raporda özetle; 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacılar için bakiye poliçe limiti dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacı anne ... için 1.249.760,64 -TL, davacı (müteveffa) baba ... için 16.239,36.-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli birinci ek raporda; dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler gözetilerek bakiye poliçe limitine göre yeniden hesaplama yapıldığında 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacı anne ... için 1.444.727,25.-TL, davacı (müteveffa) baba ... için 18.772,75.-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
20.10.205 tarihli ikinci ek raporda ise; 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın desteğinden yoksunluk nedeniyle tazminat talep eden davacı anne ... için 1.444.727,25.-TL, davacı (müteveffa) baba ... için 18.772,75-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olduğu, müteveffa ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının mirasçılarına payları oranında paylaşımı yapıldığında davacı ...'ın payının 4.693,19.-TL, dahili davacı ...'ın payının 14.079,56.-TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce █████/2025 tarihli ikinci ek rapor hükme esas alınmıştır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; █████/2018 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otobüsün tek taraflı yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası yapması sonucunda araç içinde yolcu konumunda bulunan davacıların murisi ...'ın vefat ettiği, aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta tarafından yapıldığı, kazanın oluşumunda davacılar murisinin kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli ikinci ek rapora göre; davacı anne ... için 1.444.727,25.-TL, davacı (müteveffa) baba ... için 18.772,75-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olduğu, müteveffa ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının mirasçılarına payları oranında paylaşımı yapıldığında davacı ...'ın payının 4.693,19.-TL, dahili davacı ...'ın payının 14.079,56.-TL olarak hesaplandığı, davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ile talebini söz konusu ek rapor doğrultusunda ıslah ettiği anlaşılmakla, ... mirasçıları bakımından 18.772,75 TL bakımından davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, diğer davacı ... bakımından ise davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafça, KTK'nın 97.maddesi hükümlerine göre davalı sigorta şirketine tarihinde başvuruda bulunulduğu ve 15 gün içinde ödeme yapılmasının talep edildiği, █████/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, buna göre KTK'nın 108.maddesinde göre temerrüt tarihinin █████/2019 olduğu ancak davacının talebinin █████/2019 olduğu anlaşılmakla faizin başlangıç tarihi olarak █████/2019 esas alınmıştır. Ayrıca kazaya karışan aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşılmakla avans faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacı/muris ... mirasçıları bakımından; davanın KISMEN KABULÜ ile, toplam 18.772,75 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın (4.693,19 TL'sinin dahili davacı/ mirasçı ...'a; 14.079,59 TL'sinin ise dahili davacı/ mirasçı ...'a verilmesi) temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen dahili davacılara / mirasçılara VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
a)Alınması gereken 1.282,36 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b)Davacı/ muris ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine ve kabul edilen miktara göre belirlenen 18.772,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine ve kabul edilen miktara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
d)Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 138,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
2-Davacı ... bakımından; davanın KABULÜ ile; toplam 1.444.727,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,
a)Alınması gereken 98.689,31 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 5.777,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.911,95 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b)Davacı tarafından yatırılan 5.777,36 TL peşin ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine ve kabul edilen miktara göre belirlenen 220.261,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafından yapılan 13.220,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!