İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, şirket sicil kaydının ihyası davasında ilk derece mahkemesinin kabul kararına karşı tasfiye memurunun istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki belge, alacaklı bir şirketin, cari hesap alacağından kaynaklanan bir icra takibi ve itirazın iptali davası sürerken ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirketin hukuki işlemlerini tamamlamak amacıyla ticaret sicil kaydının ihyasını talep ettiği bir davada, ilk derece mahkemesinin bu talebi kabul ederek şirketi ilgili dava ile sınırlı olarak ihya etmesine, yeni bir tasfiye memuru atamasına ve tasfiyeyi erken sonlandıran mevcut tasfiye memurunu kusurlu bulmasına karşı, davalı tasfiye memuru tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesini ele almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:12.04.2023NUMARASI:█████████ Esas - ████████ Karar DAVA:Şirket sicil kaydının ihyasıTaraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile .... AŞ arasında 12.02.2018 tarihinde imzalanan motosiklet kiralama sözleşmesi sebebiyle, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan 123.450,40 TL alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul 31. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, takibe itiraz üzerine İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasının yargılaması sırasında borçlu şirketin 31.03.2022 tarihinde terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece şirketin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, .... AŞ'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin tescil konusundaki talepleri yasanın verdiği yetki ve görev içinde değerlendirerek sonuca bağladığını, müvekkilinin yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, şartları oluşan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, ihyası istenen şirketin prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddine ve müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26.11.2021 tarihinde tasfiye memuru olarak atandığı şirketin tasfiyesinin usulüne uygun şekilde ilan edildiğini, ilanlara rağmen alacaklı şirketin herhangi bir başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 06.04.2022 tarihinde şirketin terkin edildiğini, tasfiye aşamasındaki tüm kanuni usullere uyulduğunu, ilan sürecinde başvuru yapmayan kişinin ihya talep edemeyeceğini, şirketin ihyasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, şirketin mal varlığı olmadığını, eksi bakiye ile ticareti terk ettiğini, kaldı ki davacı şirketin bir alacağı da bulunmadığını, kiralanan araçların davacı tarafından alındığı tarihe kadarki kiralarının düzenli olarak ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafından dava dışı tasfiye halinde .... AŞ.'nin, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin █████████ esas sayılı dosyasında taraf teşkili sağlanabilmesi için dava dışı şirketin ticaret sicilden resen terkin edilmesinden dolayı ihya davası açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin sicilde tescil edilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas █████████ karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir.).Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde '...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir', şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının tasfiye esnasında derdest olan icra takibi dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde .... AŞ.'nin, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin █████████ esas sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin yetkili ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ticaret sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, fakat davalı tasfiye memurunun, hem icra takibi varken hem de itirazın iptali davası açılmışken bu konuda bilgi sahibi olmasına rağmen tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğu ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulması gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi'nin İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline ve kararın ilanına TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde belirtilen hususların dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiyesini yasadaki şartlara uyarak tamamladığını, müvekkilinin 26.11.2021 tarihinde tasfiye memuru olarak atandığının ilan edildiğini, 03.12.2021 tarihinden başlayarak üç kez alacaklıların başvurusunun istendiğini, ilanlara rağmen alacaklı şirketin başvuruda bulunmadığın, bunun üzerine 06.04.2022 tarihinde şirketin terkin edildiğini, ilan sürelerinde herhangi bir başvurusu olmayan davacının, terkin edilen şirketin ihyasını istemesinde hukuki yarar bulunmadığını, kaldı ki son yıllarda sürekli zarar etmesi nedeniyle terkin edilen ve mal varlığı bulunmayan şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını, şirketin eksi bakiyeye düşüp tüm varlığını kaybetmesi nedeniyle mecburen tasfiye edildiğini, kaldı ki davacının bir alacağı bulunmadığını, şirketin zararı üzerine işlettiği pizza dükkanlarını devir ettiğini, davacıdan kiralanan motorların dükkânı devralan şirketin aynı şartlarda kiralamak isteğine rağmen, davacı şirketin haber vermeden tüm motorları aldığını, bu tarihe kadar da motor kiralarının düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin tasfiye prosedürlerin uyarak yaptığı terkine rağmen yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 06.04.2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Davacının, Tasfiye Halinde ... Şirketii aleyhine İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili/ itirazın iptali istemli dava açtığı, mahkemece terkin edilen şirketin ihya edilmesi için süre verildiği görülmüştür. Terkin edilen bir şirket aleyhine açılan bir davada taraf teşkilinin sağlanarak davanı hükme bağlanması ve kararın infazı için şirket tüzel kişiliğinin ihyası zorunlu olduğundan bu durumdaki bir şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması veya bir takip bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Davanın TTK'nın 547. maddesine göre açılması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davacının açtığı davalarda, uyuşmazlığın esası ile ilgili değerlendirme yapılacaktır. Diğer yandan, davacı şirketin alacağı olup olmadığı ihya davasında değerlendirilemez. Bu tür bir talep taraf teşkilinin sağlanmasından sonra, esas davaya bakan mahkemece değerlendirilecektir. Şirketin mal varlığının olup olmaması ihya davasında dikkate alınamaz. Terkin edilen şirkete karşı açılan bir dava varken, şirketin tasfiyesine karar verilerek bu durumun ilan edildiği ve ilanlara rağmen bildirimde bulunmayan davacının ihya talep edemeyeceği savunulmuştur. Şirkete karşı dava varken, şirketin tasfiyeye sokulması ve derdest dava ile takibe rağmen şirketin terkin edilmesi esasında tasfiye memuru ve borçlu şirket açısından dürüstlük kuralına aykırı bir davranıştır. İlan sonrası terkin edilmemiş şirkete başvuru yapılmamış olması, taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açılmasına engel değildir.Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı savunulmuştur. HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davalı tasfiye memuru dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde davayı kabul etmemiştir. Bu nedenle HMK'nın 312. maddesinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu nedenle şirketin ihyasına karar verilmesi, son tasfiye memurunun ek tasfiye için görevlendirilmesi yerindedir. Tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ihya sonrası yapılacak tasfiye bilançosunda dikkate alınabileceği anlaşılmakla, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.