Davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı definin öncelikle incelenmesi gerektiği yönündeki Yargıtay bozma kararına direnen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi.
Özet: İtirazın iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi hakkında karar vermeden davanın esası hakkında hüküm kurarak ilk derece mahkemesinin red kararını kaldırıp davayı kabul etmesi üzerine Yargıtayın bozma kararı vermesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi, davalının ilk derece mahkemesince davanın reddedilmiş olmasından ötürü istinaf başvurusu yapmadığı gerekçesiyle direnerek davayı tekrar kabul etmiş; Yargıtay ise davalının davanın esastan reddedildiği durumda istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığını ve zamanaşımı definin ön sorun olarak incelenmesi gerektiğini vurgulayarak önceki bozma kararının yerinde olduğunu tespit etmiş ve dosyanın uyuşmazlığın nihai çözümü için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairenin 18.12.2024 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; ''...davalı tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmuş olup; Bölge Adliye Mahkemesince davalının zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığı'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, kararda direnilmesine, ve davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5. maddesi gereğince Dairemizce yapılan incelemede;Zamanaşımı def'i, bir hakkın istenebilirliğini önlediği için öncelikle ve ön sorun olarak çözümlenmesi, zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde işin esasına girilmeden davanın sonuçlandırılması gerektiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın esastan reddine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusunda bulunmadığı, davalı tarafça istinaf yoluna başvurularak zamanaşımı def'i ileri sürülmediği için artık bu hususun incelemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmişse de; davalının cevap dilekçesiyle süresinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu ancak İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı def'i hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin davanın esası hakkında inceleme yapılarak esastan reddine karar verildiği, davanın esastan reddine karar verildiği durumda davalının istinaf başvurusunda bulunmasının beklenemeyeceği, bu hususta hukuki yararının bulunmadığı, istinaf tarafından yapılan inceleme sonucu davacının başvurusu kabul edilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalının davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunduğu, bu durumda bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ön sorun olarak çözümlenmesi gereken zamanaşımı savunması hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında Dairemizin bozma ilamının yerinde olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.