Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesinden, altyapı kazısında haberleşme kablosu zararından doğan icra takiplerine yapılan itirazın kısmen iptali kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, altyapı kazı çalışmaları sırasında haberleşme kablolarına verilen zarar nedeniyle bir iletişim şirketinin yüklenici firmaya karşı başlattığı icra takiplerine yapılan itirazların iptali davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacı şirketin talebini kısmen kabul ederek itirazların belirli asıl alacak ve işlemiş faiz tutarları üzerinden iptaline ve takiplerin devamına karar vermiş, ancak alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebini reddetmiş olup, karar taraflarca istinaf edilmiştir.

T.C.TEKİRDAĞBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ..../..... Esas ....../...... KararDAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI :VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ: GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının .............'de muhtelif tarih ve zamanlarda gerçekleştirilen alt yapı kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirkete ait haberleşme kabloları kopartılmak suretiyle zarar verdiklerini, bu hasarın mahallinde düzenlenen hasar tespit tutanağı ile tespit edildiğini, kamu hizmetinin kesintiye uğramaması için davalıların zarar verdiği haberleşme kablolarının acilen onarıldığını, bu hasar bedelinden doğan alacakları için arabuluculuğa başvurdularsa da anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine davalı hakkında dava dilekçesinde belirtilen takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının icra takiplerine yönelik haksız itirazı üzerine takiplerin durduğunu belirterek davalının icra takiplerine yönelik itirazlarının iptali ile takiplerin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak, müvekkil ............................ Heyet Başkanlığı arasında, ............. tarihli ................. Bölgesine ait altyapı yapım işi sözleşmesi kapsamında üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmeye devam ettiğini, ancak, davacı tarafça ne şekilde tespit edildiği belli olmayan sözde hasar tespiti ile müvekkile kusur izafe edildiğini, ancak, bu durumun müvekkil şirkete bildirilmediğini, söz konusu hasardan icra takibi ile haberdar olduklarını, söz konusu hasarın müvekkil şirket tarafından meydana getirilmediğini iddiaların dayanaktan yoksun ve soyut olduğunu, ........ İcra Müdürlüğü'nün ....../......, ....../......, ....../....., ......../....... numaralı icra takiplerine yapmış oldukları itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu belirterek,haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının icra takiplerinin konusu alacakların %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ......... İcra Müdürlüğünün ......../......... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 10.565,45 TL asıl alacak, 1.947,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.512,89-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ........ İcra Müdürlüğünün ....../...... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 9.929,58-TL asıl alacak, 1.165,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.094,95 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ........... İcra Müdürlüğünün ......./...... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 1.883,14-TL asıl alacak, 203,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.086,87-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ............ İcra Müdürlüğünün ....../......... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 6.544,76-TL asıl alacak, 584,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.129,66-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, avans faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili tehir-i icra talepli istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davalıların ............'de gerçekleştirilen altyapı kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirkete ait haberleşme kabloları kopartılmak suretiyle hasara uğratıldığının tespit edilmesine rağmen yargılama sonucu müvekkili şirketin uğradığı zararın tam olarak giderilmediğini, zira uğranılan zararın malzeme ve işçilik olarak ayrılmasının hatalı olduğunu, zararın müvekkilinin personeli tarafından onarılmadığını, taşeron bir firmadan destek alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tehir-i icra talepli istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla, dava konusu hasar ile müvekkilinin ilgisini gösterir somut bir veri bulunmadığını, tutanaklarda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğini, dolayısı, ile tek taraflı hasar tespit tutanaklarının objektif değerinin bulunmadığını, kaldı ki bilirkişi raporunda da,"fotoğraflarda gözüken ve davacı tarafından tutulan,"Hasar Tespit Tutanağının" tek taraflı olması,çekilen fotoğrafların tarihlerinin net olarak belli olmaması ve kazı çalışmasının net olarak hangi kurum tarafından yapıldığının dava dosyasındaki belgelerden kesinlik kazanmadığı " tespitlerine yer verildiğini, asıl işveren ..............'nin sorumluluğu ve koordine görevine değinilmediğini, bilirkişi raporunun kusur ve zarar kalemleri yönünden yetersiz olduğunu, mahkemece faiz ve temerrüt tarihinin hatalı uygulandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE VE DEĞERLENDİRME:Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından, HMK 353. maddesi uyarınca inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüş olup; HMK 355. maddesi uyarınca, inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava; haksız fiile dayalı zarardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. *İcranın geri bırakılması talebi yönünden; İcra ve İflas Kanununun 36. maddesinin birinci fıkrasına göre; "İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir merciye depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir." Yukarıda bahsi geçen madde metninden de anlaşılacağı üzere icranın geri bırakılmasında görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir. Bu nedenle; icranın geri bırakılması talebi hakkında Dairemiz görevli değildir.*Dava şartları yönünden;Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılır. Bu davada, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi halinde itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmolunur.İtirazın iptali davasının açılabilmesi için; usulüne uygun bir ilamsız (genel haciz yoluyla) takip yapılmış olması, borçlunun takibe süresinde itiraz etmesi, dava açmakta hukuki yarar bulunması, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmış olması gerekmektedir.Somut davada; davaya konu takiplerin ilamsız takip olduğu ve davalı borçlu yönünden takiplerin usulüne uygun olduğu, herhangi bir yetki itirazının bulunmadığı, borçlunun takiplere süresinde itiraz ettiği, borçlunun itirazlarının süresinde olmadığına veya itirazdan sonra ancak dava açılmadan önce borcun ödendiğine dair herhangi bir bilgi-belge-iddia olmadığından davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı borçlunun itirazlarının davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosya içinde herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, dolayısıyla bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı, davacının henüz bu süre başlamadan da yani itirazın kendisine tebliğini beklemeden de bu davayı açabileceği, bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği; dolayısıyla itirazın iptali davasının şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır.*Esasa ilişkin olarak;Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi gereğince, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "ispat yükü" başlıklı 6.maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190.maddesinin ilk fıkrası ise; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." düzenlemesini içerir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir.Somut davada; davacı tarafça zararın tespitine ilişkin olarak sunulan fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiği belli olmadığı gibi iddia olunan zararı da kanıtlamaya uygun olmadığı, dava dilekçesinde █████/2023, █████/2023, █████/2023 ve █████/2023 tarihlerde meydana gelen zararların ivedilikle giderildiği yazılı olmakla birlikte bu hasarlara ilişkin hasar tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihlerin █████/2023,21-█████/2023,█████/2023,█████/2023,█████/2023 olduğu, tutanakta sadece davacı kurum personelinin imzası bulunduğu, adı geçen personel tanık olarak dinlenmişse de beyanlarının hasarın (istinaf yoluna başvuran) davalı tarafından gerçekleştirdiğini ispata yeterli olmadığı, ve bu bağlamda █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "Dava dilekçesi eklerinde yer alan belgeler ve fotoğpraflar incelendiğinde kazı yapılırken ........... A.Ş. firmasına ait yeraltı tesisatına zarar verildiği, dilekçeye ve hasar tespit tutanakları düzenlen fakat tutanakların tek taraflı ve fotoğrafların ne zaman çekildiğine dair netlik olmadığından dolayı hasarın tam olarak nerede ve nasıl olduğu kesinlik kazanmadığı bu tespitlerin sonucunda; Fotoğraflarda gözüken ve davacı tarafından tutulan “Hasar Tespit Tutanağının” tek taraflı olması, çekilen fotoğrafların tarihlerinin net olarak belli olmaması ve kazı çalışmasının net olarak hangi kurum tarafından yapıldığının dava dosyasındaki belgelerden kesinlik kazanmadığı," yönünde yine █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Fotoğraflarda gözüken ve davacı tarafından tutulan “Hasar Tespit Tutanağının” tek taraflı olması, çekilen fotoğrafların tarihlerinin net olarak belli olmaması ve kazı çalışmasının net olarak hangi kurum tarafından yapıldığının dava dosyasındaki belgelerden kesinlik kazanmadığı," şeklinde tespitlerin bulunduğu, bu tespitlere yönelik mahkemece değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak; davacı şirketin haberleşme kablolarına istinaf yoluna başvuran davalı tarafından zarar verildiği iddiasının davacı tarafça dayanılan delillerle ispatlanamadığı kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır. *Kötüniyet tazminatı yönünden; Bilindiği üzere İİK 67/1 maddesine göre; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Bu tazminat, takip talebindeki asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanmaktadır.İtirazın iptali davasında davanın reddi halinde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır.Somut davada; davacı şirketin kötü niyetle takip yaptığı hususunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere, 1)Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine2)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,B)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;.......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... tarih ve ....../...... Esas ....../...... Karar sayılı kararının HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,1) Davanın REDDİNE, 2) Yasal koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,3) Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 732,00-TL maktu karar harcının dava açılırken davacı taraftan peşin alınan 687,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 44.22 TL davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına 3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4) Adalet Bakanlığı bütçesinden arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.800,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5) Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/ delil avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,*İstinaf başvurusu yönünden;8- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,9- Davacı tarafından fazla yatırılan toplam 6.006,00 TL (2.002,00X3) istinaf kanun yoluna başvuru harcının karar kesinleştiğinden ve talebi ile davacıya İADESİNE,10- Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE,11- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 12- Davalı tarafından istinaf yargılama gideri olarak yapılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,13- İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmı varsa yatıran tarafa iadesine,14- İstinaf incelemesi dosya üzerinde yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,15- İşbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin, varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08.07.2025 Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdır Üyee-imzalıdır Katipe-imzalıdır