696 KHK kapsamındaki sürekli işçinin bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası ücretine ek olarak toplu iş sözleşmesi hükümlerinin de uygulanmasıyla fark ilave tediye, ikramiye, hizmet zammı ve UBGT ücreti alacaklarının kabulü.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, bireysel iş sözleşmesinde kararlaştırılan asgari ücretin belirli bir oran üzerindeki ücrete ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine dayanarak talep ettiği fark ücret, ilave tediye, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına karşılık, davalı idarenin toplu iş sözleşmesinin bireysel sözleşmeyi geçersiz kıldığı ve çifte zam yapılamayacağı yönündeki savunmaları; ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilerek, bireysel iş sözleşmesindeki ücret oranının bağlayıcı olduğu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin de uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacının fark alacakları kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ... Sendikası üyesi olup, Sendikanın tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek; 01.01.2019 - 31.12.2022 tarihleri arası dönem bakımından fark ilave tediye, fark ikramiye, fark hizmet zammı, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile 21.04.2021 - 31.12.2022 tarihleri arası dönem bakımından fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, 2021 yılı ve sonrasında ... Sendikası ile Bakanlığın üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 33. maddesi gereği taban ücret uygulaması ile günlük brüt 136,67 TL’nin altında olan ücretlerin bu tutara yükseltilerek üzerine toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamların uygulanmış olduğunu, ayrıca 01.01.2021 tarihinden itibaren olmak üzere geriye dönük ücret farklarının da ödenmiş olduğunu, bu nedenle 2021 yılı ve sonrası için hesaplama yapılmaması gerektiğini, toplu iş sözleşmelerinin bireysel iş sözleşmelerini ortadan kaldırmış olduğunu, bireysel iş sözleşmesinde ücrete ilişkin bir oran yazılı olsa dâhi bunun geçersiz sayılacağını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı, kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden ücret ödeneceğinin açıkça belirtildiği, bu oranın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayıcı olduğu,davacıya sözleşmesinde yazılı miktar üzerinden uygulanacak zam oranları doğrultusunda işçilik alacaklarının ödenmesi, ayrıca toplu iş sözleşmelerinin uygulanması gerektiği, bu bağlamda davacının ödenmeyen ücret, ilave tediye, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil ile hizmet prim/zammı fark alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kamuda sürekli işçi kadrosuna geçişi sırasında yapılan iş sözleşmesiyle ücretinin asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak tespit edilmesi nedeniyle emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının fark ücret talebinin yerinde olduğu, hükme dayanak bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu, dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, faiz türü ve başlangıç tarihlerinin talebe, yasaya ve güncel içtihatlara uygun tespit edildiği, davalının harçtan muafiyetinin gözetildiği, arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak tahsiline karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan ... tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını,2. Hükme dayanak bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmadığını,3. 01.11.2020-31.12.2020 tarihleri arası toplu iş sözleşmesi olmamasına rağmen davacı toplu iş sözleşmesinden faydalanıyormuş gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,4. 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi gereğince işçi ücretlerinin 01.01.2021 tarihinden itibaren 153,07 TL’ye yükseltildiği yani 2021 asgari ücretinin % 28,36 fazlasına yükseltilerek ödeme yapıldığını,5. Davacıya 2021 yılında toplu iş sözleşmesinden kaynaklı olarak geriye dönük fark bordroları düzenlenerek yapılan fark ödemelerinin raporda dikkate alınmamış olduğunu,6. Davacının Sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlayabileceği tarihin belirlenmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret,fark ilave tediye, fark ikramiye, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fark hizmet zammı alacaklarının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır: 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dâhi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir. 2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır: İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hangisi daha yüksek ise o uygulanır. Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir.Somut dosya değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmeleri hükümleri dikkate alınmak suretiyle yapıldığı açıklanan dönemsel ücretlerinin hesaplanma yönteminin yukarıda açıklanan Dairemiz uygulamasına uyumlu bulunduğu anlaşılmakta ise de, davacının kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine fiziken dosya içerisinde ve UYAP sistemi içeriğinde rastlanılmamıştır. Yine dosyaya CD hâlinde gönderilen ücret bordrolarının CD'nin açılmaması nedeniyle görülmesi mümkün olmadığından söz konusu rapor ile karşılaştırılması imkanı oluşmamıştır. Ancak bahsedilen eksikliklerin yanı sıra hükme dayanak alınan raporda her ne kadar davacının dönemsel ücretleri yöntemince tespit edilmiş ise de, davacıya yapılan ödemeler açık ve anlaşılır bir şekilde gösterilmediğinden davacının fark alacaklarının nasıl belirlendiği anlaşılamamıştır. Bu nedenle davacının sürekli işçi kadrosuna geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile hesaplama dönemine ilişkin ücret bordroları dosyaya kazandırılarak verileri karşılaştırmaya ve denetime elverişli biçimde alınacak bilirkişi raporu kapsamında temyiz eden davalı taraf bakımından usuli kazanılmış haklar da gözetilerek fark alacakların bulunup bulunmadığı usulünce belirlenmelidir. 3. Davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihi itibarıyla 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi kapsamında kamu bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı bakımından ... Sendikası ile TÜHİS arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın en erken 01.11.2020 tarihinde mümkün olabileceği gözden kaçırılarak ... Sendikası ile imzalanan toplu iş sözleşmeleri düzenlemeleri doğrultusunda 01.01.2019 tarihinden itibaren Mart ve Eylül ayları için 30'ar günlük fark ikramiye alacağı hesaplanarak hüküm kurulması da isabetsizdir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.