İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasko sigortacısının trafik kazası sonrası sigortalısına ödediği hasarın rücuan tahsili için zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı kasko sigorta şirketi, sigortalattığı aracın davalının zorunlu mali sorumluluk sigortalısı aracının neden olduğu trafik kazasında hasar görmesi üzerine kendi sigortalısına yaptığı ödemeyi, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 07.01.2026KARAR TARİHİ : 16.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin --- numaralı kasko poliçesi ile sigortaladığı ----- plakalı aracın kendi şeridinde seyir halindeyken davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal etmesi neticesinde 20.10.2022 tarihinde trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre dava dışı ---- plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza nedeniyle mağdur araç malikinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu üzerine ----- sayılı ilamla 44.000,00-TL tazminat, 1.690,00-TL yargılama gideri ve 17.900,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkil şirketin --- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip neticesinde 10.06.2025 tarihinde 118.639,73-TL tutarında ödeme yaptığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği ödenen bedelin rücuan tahsili için davalı sigortacıya başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, --- İcra Dairesinin --- esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlığın çözümü için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; ---- İcra Dairesinins ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasar talebinin yasal zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın mahkemeye sunduğu delil ve belgeleri tarafına tebliğ etmediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 121. maddesi gereğince tüm belgelerin tebliğinin zorunlu olduğunu, bu eksiklik giderilmeden cevap ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, müvekkil şirketin ticari merkezinin ---- ilçesinde bulunduğunu, --- Asliye Ticaret Mahkemesi olmaması sebebiyle yetkili mahkemenin --- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, 20.10.2022 tarihli kaza sebebiyle ----- plakalı araçta meydana gelen hasar için 27.01.2023 tarihinde 45.360,00-TL ödeme yapıldığını, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A. 6.b maddesi uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kaldığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesini istediklerini, aleyhlerine faize hükmedilmesi halinde bunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari faiz uygulanamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun --- esas, --- karar sayılı ve 16.02.2000 tarihli kararı uyarınca hükmedilecek tazminata yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, bakiye tazminat hesaplansa dahi müvekkil şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunun gözetilmesini, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında sigortalanan araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigorta Genel Şartlarının teminatın kapsamını belirlenen A.1. maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler sonucunda sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisime çarpması ... gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır.TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Davanın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketine, araç malikine ve araç sürücüsüne karşı açılması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.Somut davada;Davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan --- plakalı araç ile davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan ----- plakalı araç arasında 20.10.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, ---- plakalı aracın ----- poliçe numarası ile 28.02.2022 tarihi ile 28.02.2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ------ plakalı aracın ---- poliçe numarası ile 25.06.2022 tarihi ile 25.06.2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan----- plakalı dava dışı araç maliki tarafından meydana gelen hasar bedeli için davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ------ sayılı ilamında, 44.000,00 TL tazminat, 1.690,00-TL yargılama gideri ve 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, Tahkim kararına istinaden kararda hüküm altına alınan bedellere işleyecek faizle birlikte davacı şirket aleyhine----. İcra Dairesi ------ esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiği, davacı tarafından 10.06.2025 tarihinde 118.639,73 TL ödeme yapıldığı, Davacı sigorta şirketinin 44.000,00 TL asıl alacak bedelini ---- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalıya rücu edilmesi için ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında 44.000,00 TL asıl alacak ve █████/2025-█████/2025 tarihleri arasında işlemiş 5.881,53 TL faiz reeskont avans faizi olmak üzere toplam 49.881,53 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Dava dosyası kazanın, davalıya sigortalı --- plakalı aracın, davacıya sigortalı ---- plakalı aracın seyir güvenliğini ihlal etmesi neticesinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.Dava konusu kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ve davacı tarafından sigortalanan araçtaki hasar durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından yapılan 44.000,00 TL'lik zarar ödemesinin dosya kapsamına uygun olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacının zararının 44.000,00 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Asıl alacağa icra takibine kadar işleyen faiz miktarında hukuka aykırılık olmadığından davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Davacının alacağının belirli olmadığı, alacağın yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirli hale geldiği, buna göre alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.407,41-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 249,41-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.426,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 981,41-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 732,00-TL başvurma harcı, 104,00-TL vekalet harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 85,80-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 9.921,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından 104,00-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.