Maden ruhsatı devrinde resmi şekil şartına uyulmaması, sözleşmeden tek taraflı dönme ve devir tescili talebinin reddi üzerine açılan hukuki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı ile 20.07.2016 tarihli adi yazılı sözleşme ile mermer maden ruhsatının devri konusunda anlaşıldığını, bedelini ödediğini ve devir işlemlerini başlattığını ancak davalının tek taraflı olarak devirden vazgeçmesi üzerine ruhsatın kendi adına tescilini talep etmişse de, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, maden ruhsatı devir sözleşmelerinin Maden Kanunu uyarınca resmi şekil şartına tabi olup adi yazılı sözleşmenin bu geçerlilik şartını sağlamadığını belirterek, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı şirket yetkilisi ... ve vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...’nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili; davalı adına kayıtlı mermer işletme izin ve ruhsatının 20.07.2016 tarihli sözleşme ile müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, akabinde ... İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde Yönetmeliğin 80 maddesi uyarınca devir işlemi yapıldığını, 3213 sayılı Maden Kanun'un (3213 sayılı Kanun) 5. maddesi gereği devrin ilgili makam onayına sunulduğunu, devir bedeli 2.000.000 USD’nin davalıya ödendiğini, bu aşamada davalı şirketin 24.01.2019 tarihli dilekçesi ile ruhsat devir talebinden tek taraflı olarak vazgeçtiğini, ruhsat devrine onay verecek İdarenin henüz onay süreci devam ederken devrin yapılmaması konusunda beyan vererek bu süreci durdurduğunu, davalının hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını ileri sürerek; davalının haksız yarattığı muarazının men’ine, akitlerin geçerli olduğunun tespitine ve devrin tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; maden ruhsatı devirlerinin ...’de yetkili memur huzurunda yapılması gerektiğini, maden ruhsatı devri kapsamındaki sözleşmenin adi yazılı bir ön sözleşme olduğunu, sözleşme resmi şekil şartına tabi olduğundan tek başına geçerli bir tasarrufi hukuki sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 20.07.2016 tarihli söz konusu mermer maden sahasının davacı şirkete 2.000.000,00 USD bedel karşılığında devredilmesine dair sözleşme imzalandığı, davalının ... Genel Müdürlüğüne yazılan 24.01.2019 tarihli yazı ile tek taraflı olarak devirden vazgeçildiğini ve devirle ilgili herhangi bir işlem yapılmamasını bildirildiği, ...Kaynaklar Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünün 19.07.2019 tarihli yazı cevabında da; devrin, davalı tarafın vazgeçmesi sebebiyle iptal edildiği ve tarafların görevli memur huzurunda devir zaptının imzalanması aşamasına geçilemediğinden devir talebinin sonuçlanamadığının bildirildiği, maden ruhsatının devir işleminin ... Genel Müdürlüğünde sicil memuru önünde taraflarca veya bu konuda vekalet verilenlerce yapılabileceğinin düzenlendiği, maden ruhsatı devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekil şartına tabi tutulduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin maden ruhsatı devrine ilişkin ön sözleşme niteliğinde sayılacak olması nedeniyle geçerli addedilebilmesi için resmi şekilde yapılmış olması gerektiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartı yerine adi yazılı şekilde yapıldığı, devir işleminin ... Genel Müdürlüğünde sicil memuru önünde devir zaptının imzalanması aşamasına geçilemediğinden devir talebinin sonuçlanamadığı, bu sebeple taraflar arasında imzalanan 20.07.2016 tarihli sözleşme ile maden ruhsatının devri mümkün olmadığından; davacının ruhsat sahasının kendi adına tescilini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 20.07.2016 tarihli sözleşme ile devir işleminin yapılması hususunda adi yazılı sözleşme düzenlendiği, maden ruhsatının devrinin yetkili memur huzurunda resmi şekilde düzenlenmesi gerektiği, resmi şeklin geçerlilik şartı olması nedeniyle geçersiz bu sözleşmeye dayalı olarak maden ruhsatının tescili talebinde bulunulamayacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tarafların, maden sahası devir sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşmenin tüm objektif ve sübjektif esaslı noktaları üzerinde anlaşma sağlandığını, sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğunu, Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenen devir tutanağının taraflarca imzalandığını ve 23.09.2016 tarihinde ... Genel Müdürlüğüne verildiğini, tarafların devir tutanağını imzalayarak resmi makam/memur (MAPEG) önünde sözleşmeye ilişkin iradelerini açıkladıklarını, davaya konu edilen devir talebinin, 3213 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca Bakanlık onayına sunulduğunu ve Bakanlık tarafından devre onay verildiğini, devir sözleşmesinde bir şekil zorunluluğu bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen maden ruhsatı devir sözleşmesi uyarınca maden ruhsatının tescili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, 3213 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca, maden ruhsatlarının devrinin Bakanlık onayı ile gerçekleşeceği, durumun maden siciline şerh edileceği, devir muamelesinin maden siciline şerh edilmesi ile tamamlanacağının düzenlendiği, yine aynı Kanunun 38/4 maddesinde, madenler üzerinde iktisap edilecek hakların tescil edilmedikçe hüküm ifade etmeyeceğinin düzenlendiği, taraflar arasında düzenlenen adi yazılı sözleşme ile maden ruhsatının devrinin kararlaştırıldığı, tarafların ... Genel Müdürlüğüne başvurarak devir işleminin onayını istedikleri, davalının ilgili Kuruma devir işleminden vazgeçtiğini beyan etmesi üzerine ruhsat devir işlemlerinin iptal edilerek işlemden kaldırıldığı, maden ruhsatının devrine ilişkin idari onay süreçlerinin tamamlanmadığı, davacının adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak tescil talebinde bulunmayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.