Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin paydaşlar arası taşınmaz payının açık artırma ile satış kararı iptali davasında görevsizlik kararı.
Özet: Müvekkilinin müşterek maliki olduğu taşınmazdaki payının açık artırma usulü ile satışına ilişkin 28.02.2026 tarihli malikler kurulu kararının iptali ile telafisi güç zararların önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebiyle açılan dava, uyuşmazlığın 6306 sayılı Kanun kapsamında alınmış olsa dahi paydaşlar arasındaki iç ilişkiye dayalı özel hukuk niteliğinde bir anlaşmazlık olması ve kat mülkiyeti hükümlerine benzerlik göstermesi nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği, aksine sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu tespitiyle görevsizlik kararı verilerek usulden reddedilmiş ve kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine tevdiine hükmedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin müşterek maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel (fiilen ... Mah. ... Sokak No:...) sayılı taşınmazda bulunan payının açık artırma usulü ile satışa çıkarılmasına karar verilmesine dair 28.02.2026 tarihli toplantının ve bu toplantıda alınan tüm kararların iptali ile alınan kararlar ile müvekkilinin arsa payının satışa çıkarılması halinde telafisi güç hak kayıplarına uğraması söz konusu olacağından mahkemece alınan kararın uygulamasının durdurulması yönünde davanın sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE:Dava; dava konusu taşınmazda 28.02.2026 tarihli kat malikleri kararının iptali talebine ilişkindir.Mahkememizin görevi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1 ve 2. maddeleri uyarınca kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir dava şartıdır (HMK m. 114/1-c, m. 115).Dava konusu uyuşmazlık; 6306 sayılı Kanun kapsamında paydaşlar arasında yapılan malikler kurulu toplantısında alınan, taşınmazdaki payın açık artırma usulü ile satışına ilişkin kararın iptali istemine dayanmaktadır. Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde kıymet takdirindeki usulsüzlükler, tebligat eksiklikleri ve idari işlemin hukuka aykırılığından bahsetmiş ise de, davanın esası itibarıyla paylı mülkiyete konu taşınmaz üzerindeki paydaşlar arası hukuki ilişkiden ve bu ilişki çerçevesinde alınan ortak yönetime ilişkin kararın geçerliliğinden kaynaklanmaktadır.6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ve Uygulama Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile alınan kararlara katılmayan (karara katılmayan/azınlıkta kalan) paydaşların hisselerinin satışına ilişkin usul öngörülmüş olmakla birlikte; bu süreçte alınan malikler kurulu kararının, paydaşlar arasındaki iç ilişkiye dayalı olarak iptalinin talep edilmesi, niteliği itibarıyla paylı mülkiyet hükümlerine (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 688 vd.) tabi bir uyuşmazlıktır. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, 6306 sayılı Kanun kapsamında paydaşlar arasında alınan kararların iptaline yönelik davalar, kat mülkiyeti ilişkisine benzer şekilde, özel hukuk hükümlerine göre paydaşlar arasındaki iç uyuşmazlık niteliğinde olup, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme, 6100 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve ilgili özel hükümler uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir.Nitekim davacı vekili tarafından da dilekçe içeriğinde, aynı taşınmaz üzerinde paydaşlar arasında Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının derdest olduğu belirtilmiştir. Aynı taşınmaz ve aynı paydaşlık ilişkisinden doğan, mülkiyetin paylaşımına ve paydaşlar arası kararların geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların, işin niteliği gereği Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiği açıktır.Davacı tarafından ihtiyati tedbir talebine dayanak yapılan hususların (kıymet takdirindeki farklılıklar, tebligat usulsüzlüğü vb.) esasa etkili olup olmadığının değerlendirilmesi de, davanın görüleceği görevli mahkemenin takdirinde olan bir husustur.Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak, HMK m. 114/1-c ve m. 115/2 uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-KMK hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden ve KMK da özel kanun olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,Kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 2-HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,4-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342. Maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ... e-imzalıÜye ...e-imzalı Üye ...e-imzalı Katip ...e-imzalı