Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazasında sigorta şirketinden talep edilen tazminat davasında karayolu tanımının kapsamını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: İşbu istinaf kararı, davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı traktörün neden olduğu kaza sonucu sürekli iş göremezlik yaşayan davacı küçüğün tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kazanın karayolunda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan başvuruyu incelemektedir; davacı, kazanın karayolu kenarında veya karayolu tanımına giren, kamunun kullanımına açık bir alanda meydana geldiğini iddia ederek, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun genişletilmiş "karayolu" tanımının olaya uygulanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
G A Z İ A N T E PB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 3. H U K U K D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IEsas No :,,Karar No : ..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : ..NUMARASI : ..DAVACI : ..VEKİLLERİ : Av. .DAVALILAR : C...VEKİLİ : Av. ..VELİ : ..DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARARININTARİHİ : ..YAZIM TARİHİ : .. Davacı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin.. tarihinde, davalı sigorta şirketince .. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan ..plaka sayılı traktörün geri geri gelip davacı küçüğe çarpması şeklinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını, soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketinin zararı tazmin etmediğini belirterek, .. TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebini HMK'nın 107/2 maddesi gereğince .. TL olarak arttırmıştır.II.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, trafik kazasının karayolunda gerçekleşmemiş olup saman tarlasında ve özel mülkte meydana geldiğinden poliçe teminatı dışında olup 2918 sayılı Yasa kapsamına girmediğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; ''...davaya konu trafik kazasının karayolunda meydana geldiği ispat edilemediğinden davanın reddine...'' karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.B.İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ifadesinin uzun süre tedavi olduğu için çok sonra alındığını, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren trafik kazasının yol kenarında oluştuğunu, oluşan trafik kazasının detaylarının müvekkilinin ifadesinde belirtildiğini, oluşan kazayla ilgili alınan tanık beyanlarının hiçbirisinde trafik kazasının tarlada meydana geldiğinin ifade edilmediğini, kazanın oluştuğu yerin kara yolu bağlantısının bulunduğunu, kara yolu tanımına giren alanda oluştuğunu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C.Değerlendirme ve Sonuç1. Dava, davalı sigorta şirketi tarafından .. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan davacının, davalı sigortacıdan maddi tazminat talebine ilişkindir.2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2. maddesinde, bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, kural genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir.3. Somut olayda, soruşturma dosyasında ilgili kişilerin ifadelerine göre; davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin tarla olduğu, KTK'nın 2. maddesi gereğince karayoluyla bağlantısının bulunmadığı, karayolunun bir uzantısı olmadığı anlaşıldığından, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.V. KARARYukarıda açıklanan gerekçelerle;1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.2. Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3. İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan Üye Üye Katip H.D.