İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasının taraflar arasında yapılan sulh protokolü nedeniyle konusuz kalması kararı.
Özet: Taşıma sözleşmesinden doğan ödenmeyen faturalar sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, arabuluculuk sonrası kısmi ödeme alınmasına rağmen kalan borç ve ferileri için takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davalı taraf ise, ödeme yapıldığından davacının hukuki yararı olmadığını ve davanın reddini savunmuştur. Yargılama devam ederken tarafların kendi aralarında bir sulh protokolü imzalayarak anlaşmaya varmaları ve davacı vekilinin bu protokole itiraz etmemesi üzerine, mahkeme davanın konusuz kaldığına kanaat getirmiştir. Bu nedenle, uyuşmazlığın sulh ile çözümlenmesi sebebiyle esastan bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılarak vekalet ücreti talepleri olmadığından bu yönde de karar verilmemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı işiyle iştigal ettiğini, davalı şirket ile----. Noterliği'nin 16.09.2024 tarih ve ---- Yevmiye numaralı taşıma sözleşmesini imzaladığını, ------ plakalı araç ile davalı adına taşıma işlerini gerçekleştirdiğini, bu kapsamda düzenlenen ----- sayılı 31.08.2025 tarihli 116.304,06 TL bedelli, ----- sayılı 30.09.2025 tarihli 68.604,85 TL bedelli ve ------ sayılı 31.10.2025 tarihli 26.510,45 TL bedelli faturaların bedellerinin ödenmediğini, davalının ---- Noterliği'nin 20.11.2025 tarih ve ----- Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin ---- Noterliği'nin 10.12.2025 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacaklarını talep ettiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ---- İcra Dairesinin------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 02.02.2026 tarihinde takibe haksız itiraz ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca ----Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, ------ numaralı dosya kapsamında yapılan görüşmelerin 24.02.2026 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, arabuluculuk sürecinden sonra davalının 25.02.2026 tarihinde müvekkilin ------numaralı hesabına 204.544,95-TL ödeme yaptığını, ancak bakiye kalan 10.561,93-TL asıl alacak ile icra takip masrafları ve vekalet ücretinin ödenmediğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek ---- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin bakiye kalan asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında -----. Noterliği’nin 16.09.2024 tarih ve ---- yevmiye numaralı taşıma sözleşmesi bulunduğunu, davacının ----- plakalı araçla gerçekleştirdiği sevkiyatlar sırasında müvekkil şirket kayıtlarında hırsızlık ve usulsüz mal çıkışı tespit edildiğini, bu durumun -----Hırsızlık Takip çizelgesi ile kayıt altına alındığını, müvekkil şirketin uyuşmazlığın yargıya taşınmaması adına iyi niyetli bir tutum sergilediğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlanmasına rağmen 25.02.2026 tarihinde 204.544,95 TL tutarındaki ödemenin davacı ----- banka hesabına yapıldığını, dava tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın esas kısmının ödenmiş olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, HMK m. 114/1-h uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin borcu inkar etmediğini ve çözüm odaklı hareket ettiğini, bu nedenle İİK m. 67 kapsamında icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının kendi kusurlu davranışlarından lehine sonuç çıkaramayacağını, davanın esastan da reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasıdır.Davalı vekili 11.06.2026 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh protokolü düzenlendiğini davanın konusuz kaldığını bildirmiş, sulh protokolü davacı vekiline ''Ekte gönderilen sulh protokolü ve altındaki imzaya bir diyeceğiniz olup olmadığı hususunda 1 haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunmanız, beyanda bulunmadığınız takdirde sulh protokolü kapsamında işlem yapılacağı ihtar olunur.'' şerhini içerir şekilde tebliğ edilmiş olup, davacı vekilince beyan sunulmadığından sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-492 sayılı Harçlar Yasasının 2. Maddesi gereğince alınması gereken 1/3 oranındaki 244,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile 488,00 TL fazla harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraf vekillerinin vekalet ücreti talepleri olmadığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, taraf vekillerinin yokluklarında miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.