Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş hakediş alacağı davasında davacı ile davalı iddialarını değerlendiren gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkindir; davacı, bir inşaat projesinde tamamladığı işin karşılığı olan hak ediş bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediğini iddia ederek yargı yardımı ve ödeme talep ederken, davalı ise davacıyla doğrudan bir sözleşmeleri olmadığını, işin başka bir firma tarafından yapıldığını ve davacının bu firma nezdinde çalıştığını belirterek davanın reddini ve zamanaşımı defini ileri sürmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İnş. Turz. Emlk. Pet. Mak. San. Tic. A.Ş. ile müvekkil arasında 06.02.2024 tarihli iş akdi yapıldığını, müteahhit ... İnş. Turz. Emlk. Pet. Mak. San. Tic. A.Ş. ile müvekkil arasında ''.... adet dükkan inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi için'' anlaşma sağlanmış olup müvekkili tarafından akdedilen işbu sözleşme uyarınca edimler ifa edilerek 01.03.2024 tarihinde tamamlandığını, müvekkilinin yaptığı işin karşılığı davalı şirket tarafından hak ediş raporunun tanzim edilerek somutlaştırıldığını, ancak davalılar tarafından tanzim edilen rapora istinaden müvekkiline yaptığı iş karşılığı hiçbir şekilde ödenmediğini, müvekkili hakkında yapılacak sosyal ve ekonomik araştırmalar ile müvekkilinin maddi durumunun iyi olmadığı ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığı sonucuna varılacağını, müvekkilinin adli yardıma muhtaç olduğunu, müvekkili yararına adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, davalılar ve müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereği yapılan işler neticesinde ödenmeyen hak ediş bedellerin ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve arabuluculuk vekalet ücreti ile dava vekalet ücretinin ayrı ayrı olmak üzere karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ".... " ve ".... " kapsamında ... Enj. Müh. San. Ve Tic. A.Ş. ile imza altına alınan sözleşmelerin dilekçeleri ekinde sunulduğunu, buna göre işin yapımı anahtar teslim sözleşme ile dava dışı ... tarafından üstlenildiğini, ... ile yapılan görüşmeler neticesinde davacının işin yapımı süresince, beraberinde bulunan işçilerle birlikte, ... nezdinde sigortalı olarak çalıştığını, tüm ödemelerinin eksiksiz ve tam olarak ... şirketi ve şirket yetkilisi ... tarafından banka kanalı ile gerçekleştirildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan hak ediş raporu delil gösterilerek dava ikame olunmuşsa da hak ediş raporunun taraflarınca kabulü anlamına gelmemekle birlikte böyle bir rapor düzenlenmiş olsaydı dahi proje idare ile imzalanan sözleşmeler kapsamında ... tarafından yürütülmekte olduğundan, idare tarafından talep edilen işin tetkiki noktasında ... tarafından rapor düzenlenmesinin hakkaniyete uygun olduğunu, bu durumun, davacının, davalı müvekkilinden alacaklı olduğuna dair bir ispat niteliği taşımadığın, açıklandığı üzere ilgili kısım işin ... şirketi tarafından üstlenilduğunu, aralarındaki sözleşmelerin niteliği ve koşullarının taraflarınca bilinmemekle birlikte davacının çalışması ve sorumluluğunun da ... şirketi nezdinde olduğunu, açıklanan nedenlerle, ...'ün müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, alacaklar vaki olsaydı dahi zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı def'i uyarınca davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davanın ... (...) A.Ş.'ye ihbarına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık █████/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava;1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri,2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde,c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun;-Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde,-Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde,-Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde,-Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde,-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde,-Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde,-Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde,d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta,e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının TİCARİ DAVA ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir.Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir. Somut olaya gelince; Davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.Davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlık konusu eser sözleşmesi TTK'da düzenlenmeyip, Borçlar Yasasında düzenlenmiş olması nedeni ile uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Davalı şirketin tacir olduğu tartışmasız olup, davacı gerçek kişilerin ise tacir olup olmadığı tartışmalıdır.Tacir olduğu kabul edilen davalı şirket ile sözleşme imzalayan davacıların tacir olması halinde uyuşmazlığın ticari dava olduğunu kabul etmek gerekecektir. Kimlerin tacir kimlerin esnaf ve kimlerin tüketici olduklarının yasal düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Davacı gerçek kişilerin tacir olup olmadığının belirlenmesi için .... 'na yazılan müzekkere cevaplarından davacının esnaf veya tacir kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda davacının tacir sayılabilmesi için VUK nun 177 maddesinde belirtilen ve her yıl .... kararı ile belirlenen alış satış ve iş hasılat tutarlarının bu miktar üzerinde olması gerekir. Davalıların gerek sözleşme gerek dava tarihinde vergi mükellefi olmadığı, gerçek kişi tacir kaydı da bulunmadığı tespit edilmekle tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile uyuşmazlığın bir tarafını oluşturan davacılar tacir olmadığı için TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,.... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, Davalı Vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.