İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak su kullanımına dayalı icra takibine itirazın iptali konulu ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu verilen kararı.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının iddiasıyla davalının sözleşmesiz ve sayaçsız kaçak tanker suyu kullandığı gerekçesiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazı iptal ederek takibin devamına karar vermiştir; davalı vekili ise bu kararı istinaf etmiş, müvekkilinin borcu olmadığını, kaçak su tutanağının yokluğunda düzenlendiğini, sayaç sökülmüşken kullanım bedelinin nasıl hesaplandığının belirsiz olduğunu, taşınmazda başka işletmelerin de bulunduğunu ve mahkemenin eksik incelemeyle, sadece davacı delillerine dayanarak hüküm kurduğunu ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ E - ███████ K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip tarihi itibariyle borçlunun toplam 55.511,51-TL'den borcunu ödemediğini, davalının idare alacağına konu sözleşmeyle hizmetin sunulduğu yerde hizmetten faydalandığını, her ne kadar ilgili icra dosyasına yapmış olduğu itirazla, müvekkili idareye olan muaccel borcunu inkar etmiş olsa da abonelik işlem dosyası incelendiğinde görüleceği üzere davalının davaya konu adreste sözleşmesiz ve sayaçsız bir şekilde kaçak tanker suyu kullandığının tespit edildiğini, idare elemanlarınca 13.02.2023 tarih ve ... nolu kaçak su tutanağı düzenlenerek, borçtan iptal olan sayaçtan tanker suyu kullandığı tespitinin yapılmış olduğunu, kaçak su bedeli carisine atılmış, ... nolu müracaat hesap kartı oluşturulduğunu, davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın, dava konusu borçtan abone ve fiili kullanıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu, takibe ve davaya konu ... nolu sözleşme alacağının tahsili için Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalı tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kısmi itiraz nedeniyle icra takibi durduğunu belirterek haksız ve dayanaksız kısmi itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlık konusu davacının iddiasına göre ödenmeyen su bedeli olduğundan uyuşmazlığın Tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirket ... sözleşme numarası ile... abonesi olup usulüne uygun şekilde su kullandığını,davalının kaçak su kullanmasının mümkün olmadığını,davalı şirketin bulunduğu istasyon alanında farklı işletmeler mevcut olup bu işletmelerin yapmış olduğu işlemlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa kullanmış olduğu su bedeli için herhangi bir borcu olmadığını, bu hususun kayıtlar tetkik edildiğinde ortaya çıkacağını, ek olarak davacı kurumun iddiasında saatin söküldüğü iddia edilmekte olduğunu, saatin sökülmüş olması ihtimalinde kullanım bedelinin nasıl hesaplanmış ve tutarın nasıl belirlenmiş olduğunu, yine dava dilekçesi ekinde taraflarına tebliğ edilen tutanağın taraflarına tebliğ edilmemiş olup yokluklarında tanzim edilmiş olduğunu, tutanağa da itiraz ettiklerini, başkaca işletmeler tarafından kullanılan ve yapılan işlemlerin müvekkili şirketi açısından hukuki olarak bağlayıcılığı olmadığını, öte yandan davacının tek taraflı ve keyfi uygulamasıyla tanzim ettiği veya edeceği faturalarla alacak talebinde bulunamayacağı, hizmetin sağlanmış olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu tartışmasız olduğunu, kaldı ki huzurdaki davada kullanılmış ve ödenmeyen su bedeli olarak açılmış olduğunu, iş bu kayıtlara da itiraz ettiklerini bildirmekle, dava konusu ödenmeyen su bedeli hakkında davacının alacağını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davacının belediye olduğundan bahisle güven olgusu oluşturarak gerçekte varolmayan borçların haksız yere tahsiline çalışıldığı anlaşılmakta olduğunu tüm bu nedenlerle; öncelikle görev itirazının kabulüne, esas yönünden haksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli icra takibi yapan davacı alacaklı aleyhine İcra İflas Kanunu 67 /2 maddesi kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme;
"1-Davanın KABULÜ ile, Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE,
2-Davacı yanın tazminat talebinin yasal şartları mevcut olmadığından reddine" karar vermiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının davalıya borcu bulunmadığını, bunun kayıtlar tetkik edildiğinde anlaşılacağını,saatin sökülmesi ile kullanım bedelinin nasıl hesaplandığının anlaşılmadığını,kimin kullandığının da davacı tarafça belirlenmediğini ve davalıdan talep edildiğini, taşınmazın sahibinin davalı olmadığını ve başka işletmelerinde bulunduğunu,eksik inceleme yapıldığını,gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan, itirazları değerlendirilmeden, ek rapor dahi oluşturulmadan, sadece davacı delilleri dikkate alınarak ve ispatlanamamış mesnetsiz davacı beyanları doğrultusunda verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,kaçak su bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında davacı... tarafından davalı borçlu şirket hakkında 33.198,68 TL asıl alacak, 22.312,83 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 55.511,51 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; kira sözleşmesine göre davalı şirketin "Mahmutbey Mahallesi, ... Caddesi, No:.. Bağcılar/İSTANBUL" adresindeki yeri ... A.Ş.’den 02.01.2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı, davalı şirketin 25.06.2021 tarihinde...’ye IL ...-0 No’lu bir sayaçlı/tanker abonesi kaydedildiği, abonenin tesisatına da 02.07.2021 tarihinde ... No’lu sayacın takıldığı ve bu aboneliğin sayaç üzerinde 3833 m3 tüketim okunduğu bir durumda 14.12.2022 tarihine... tarafından borç nedeniyle iptal edilmiş olduğu, dosyada mübrez 13.01.2023 tarihli ve ... nolu kaçak su kullanım tutanağında, davalı şirketin mezkur adreste ...’ye haber vermeden iptal edilen sözleşme ve tesisatta takılı ... No’lu sayaç üzerinden su kullandığı ve tespit anında sayaç üzerinde 4378 m3 tüketim bulunduğundan aboneye 4378m3-3833m3=545m3 tüketim üzerinde kaçak su hesaplanarak abonenin cari hesabına borç olarak atılmasının teklif edildiği, tutanak üzerine kaçak su kullanım bedeli olarak 32.127,75TL, KDV olarak 1.070,93TL olmak üzere toplam 33.198,68-TL hesaplandığı,buna göre takibe konu alacak yönünden ise ; davacının 545m3 kaçak su kullanımı için IL ...-0 nolu sözleşme sahibi davalı işletmeden 21.08.2024 tarihinde; asıl alacak 33.198,68 TL,gecikme cezası 22.312,83 TL olmak üzere toplam (33.198,68 TL+22.312,83 TL)=55.511,51 TL olduğu " hesaplanmıştır.
Dosya kapsamına göre davalı şirketin ...’ye haber vermeden iptal edilen sözleşme ve tesisatta takılı ... No’lu sayaç üzerinden su kullandığı ve tespit anında sayaç üzerinde 4378 m3 tüketim bulunduğu belirlenerek aboneye 4378m3-3833m3=545m3 tüketim üzerinde kaçak su bedeli üzerinden kaçak su tüketim hesabı yapıldığı ve bu tutarın takipteki asıl alacak ve ferileri ile aynı şekilde hesaplanarak takip konusu yapıldığı,davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplam 55.511,51 TL alacaklı olduğu açıklığa kavuşmuştur.
Hükme esas bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı ise hukuk ve usule uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davalıdan alınması gereken 3.791,99 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 948,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.843,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!